
Faik ÖZTRAK
Mağduriyet değil, alternatifsizlik mevcut istikrarsızlığı sürdürür
Türk siyaseti oldukça önemli bir sınavdan geçiyor. Siyasetin, fırtınalı denizde, demokrasi gemisini sakin sulara ulaştırıp ulaştıramayacağını göreceğiz.
Ancak geçen hafta patlayan fırtınadan sonra gelinen noktada siyasette tarafların aldığı tavra baktığınızda bunun hiç de kolay olmayacağı ortaya çıkıyor.
Riski artırmayın
Siyasette yaşanan dalgalanmaya piyasaların tepkisi oldukça yumuşak sürüyor. Geçen yıl Merkez Bankasına Başkan atama sürecinde yapılan hatalar küresel iklimdeki bozulmayla birleşince ortaya çıkan tepki, etkileri bugün de devam eden, çok daha yüksek kayıplara yol açtı.
Bunun da öncesinde küresel risk iştahının dibe vurduğu 2001 yılında yaşanan krizde ise ortaya çıkan korkunç kayıplar hâlâ zihinlerden silinmedi. Bütün bunlar küresel iklimin, siyasetin yaratabileceği ekonomik kayıplar açısından oldukça belirleyici olduğunu gösteriyor.
Ancak siyasetin ekonomiye etkilerini azaltan iklim değiştiğinde, bu gün yaratılan siyasi belirsizlik sürerse bunun millete faturası çok yüksek olacaktır. Dolayısıyla iktidar ekonomide bugün gözlenen yumuşak hareketlere bakıp oyun alanının çok geniş olduğunu düşünmemelidir.
Bu nedenle istikrarsızlığı hızla düşürecek bir erken seçim kararı alırken yanına yeni tedirginliklere neden olacak ve üzerinde iyi düşünülmesi gereken anayasa değişikliklerini eklemek yeni krizler yaratmaktır.
Mağdur rolü artık sökmüyor
Bu hafta başından beri hükümet vatandaşın bir önceki haftaya göre daha fakirleştiğini söylerken, siyasi krize kendi dışındakilerin sebep olduğunu ileri sürmekte ve mağduru oynamak istemektedir.
2001 yılında yaşanan kriz sonrasındaki dönemde de o zamanki hükümet krize neden olarak kendi dışındaki makamları göstermeyi denemiştir. Ama bu strateji boşa çıkmıştır. Vatandaş uğradığı kaybın faturasını beni yönet diye seçtiğine tereddütsüz kesmiştir. Ben sana yönetme yetkisi verdim, senin yönetiminde sorun çıkıyorsa bu senin yönetememenden kaynaklanır demektedir.
İktidar olmak muktedir olmaktır demektedir. Mağdur rolü oynamak artık sökmemektedir. Çünkü vatandaş krizler sonrasında asıl mazlumun kendi olduğunu öğrenmiştir.
Küresel piyasalar da vatandaş gibi düşünmektedir. İşte bu nedenle 15 gün öncesine kadar istikrar unsuru olarak gördüğü hükümetin bu gün apar topar erken seçim kararı almasını olumlu karşılamıştır. Artık küresel piyasalar da mevcut iktidardan umudunu kesmiştir.
Alternatifsizlik risktir
Ancak iktidar alternatifi olanların ekonomide yaklaşımının ne olacağını bilmemek de içeride ve dışarıda ciddi bir endişe yaratmaktadır. Seçimlere çok az bir süre kalmıştır.
Bu belirsizliği ortadan kaldırmak için, hem ekonomide mevcut kırılganlığın nasıl giderileceğine, hem de vatandaşın ekmeğinin nasıl büyütüleceğine ilişkin projeler derhal iç ve dış kamuoyuna sunulmalıdır.
Mağdurluk edebiyatı değil ama alternatifsizlik, istikrarsızlığın sürmesine neden olabilir.
foztrak@yahoo.com

