AZ maçı gibi
Fenerbahçe açısından bu maçın karakterini anlatmak için şunu söyleyebiliriz. Aynı Alkmaar deplasmanındaki gibiydi. Oyunun başında Fenerbahçe'nin yetenekli ayakları, rakibin savunmasının sorunlarından çok iyi yararlandı. Ters kanada atılan sarkık toplarla rakip savunmanın arkasına indiler. Beşiktaş'ın sezon başından bu yana yaptığı, ama çok az takım tarafından cezalandırılabilen ofsayt taktiğinden de golü buldular.
Böylece Fenerbahçe istediği skoru buldu, ancak ikinci yarıda oyun onlar için istenmeyen bir hal aldı. Aynı AZ Alkmaar maçında olduğu gibi rakip tüm hatlarıyla Fenerbahçe'nin üzerine geldi, altı pasın çevresinde bir ilk 20 dakika geçti. Fenerbahçe, Beşiktaş'ın bu baskısına minyatür kale maç savunması yaptı. Kale etrafına yığıldılar ve kaptıklarını ileri vurdular. Ancak ileride o topları toplayacak ve kontr yapacak oyuncu yoktu. Top sürekli geri döndü.
Tigana'nın hatası
Durum o kadar vahimdi ki, Tümer üç topu üst üste Baki'ye attı. Herhalde gol için en uygun adam o idi. Serkan oyuna girene kadar Fenerbahçe, Beşiktaş'ın bu sıkıntısından hiç yararlanamadı. Rakip 10 kişi kaldığında bile bir üstünlük sağlayamadılar.Beşiktaş için söylenecek şey ise rakibi bu kadar kelepçe altına almışken, nasıl bu kadar az şey denediklerine şaşırdığımızdır. Eğer Delgado sakatlık nedeniyle oyundan çıkmadıysa, Tigana gerçekten büyük bir hata yaptı. Çünkü farklı şeyler deneyen tek oyuncusu o idi.
Son olarak, bu kadar temposuz bir maçta, bu kadar çok sakatlık olmasına şaşırdığımızı söyleyelim. Fenerbahçe büyük yol aldı, ama hâlâ iki büyük derbisi var.
mdemirkol@milliyet.com.tr

