SARKOZY DÖNEMİ
Fransa'da yüksek katılımla yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda rakibi Sosyalist aday Segolene Royal'i geride bırakan sağın adayı Nicolas Sarkozy, Elysée Sarayı'nın yeni sahibi oldu
Sabetay Varol
Sarkozy: %53
Royal : %47
Fransa'da dün yüksek bir katılımla yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda merkez sağın adayı Nicolas Sarkozy, resmi olmayan sonuçlara göre, oyların yüzde 53'ünü alarak Elysee Sarayı'nın yeni sahibi oldu. Sarkozy'nin rakibi Sosyalist aday Segolene Royal ise yüzde 47'de kaldı. Seçim sonuçlarının açıklanmasıyla sokaklara dökülen Sarkozy yandaşları, "Kazandık" sloganlarıyla zafer kutlaması yaptı.
Kayıtlı 44.5 milyon Fransız seçmenin büyük çoğunluğu 65 bin sandıkta oy kullandı. Dünkü yüzde 85.5'lik katılım düzeyi, Giscard D'Estaing'in 2. turda kazandığı 1974 seçiminden sonra en yüksek katılım oranı olarak kayıtlara geçti. Seçimin 22 Nisan'da yapılan ilk turunda da yüzde 83.77 düzeyinde gerçekleşen katılım oranı, 1974 seçimlerinden sonraki en yüksek katılım oranı olmuştu.
ABD'ye sıcak mesaj
Seçim sonuçlarının açıklanmasından sonra yandaşlarına hitap eden Halk Hareketi İçin Birlik (UMP) lideri Sarkozy, "Bütün Fransızların cumhurbaşkanı olacağım. Şu anda konuşulacak tek bir zafer var, o da demokrasinin zaferidir" dedi. Fransa'da otorite, birlik ve kardeşliği tesis edeceği ve daha dinamik bir iş ortamı yaratacağı vaadinde bulunan Sarkozy, şunları söyledi:"Fransa'da herkes kendi yerini bulmalı, en zor durumdakilere yardımla işe başlayacağım. Bütün Avrupalı dostlarımıza, bu (dün) akşam Fransa'nın tekrar Avrupa'ya güçlü bir biçimde geri döndüğünü söylemek istiyorum."
Konuşmasında Washington'a sıcak mesajlar gönderen Sarkozy, ihtiyaç duyması halinde ABD'nin yanında olacağını ifade etti. Sarkozy'yi tebrik eden ilk yabancı lider ABD Başkanı George W. Bush oldu. Sarkozy'yi İngiltere Başbakanı Tony Blair, Almanya Başbakanı Angela Merkel de kutladı.
'Solu birleştireceğim'
Seçimi yüzde 6'lık bir farkla kaybeden Royal ise yaptığı konuşmada, kendisine oy verenlere teşekkür etti ve siyasi mücadelesine devam edeceğini söyledi. Royal, "Fransa'da yeni hareket başladı, bu durmayacak. Siyasi yaşamda yenilik talebi var. Birlikte başladığımız işi birlikte bitireceğiz, solu birleştirme hedefi konusunda bana güvenebilirsiniz" dedi.Bastille'de çatışma
Sandıkların kapatılmasının ardından, Paris'in merkezindeki ünlü ChampsElysees Meydanı'ndaki 4 metro istasyonu geçici olarak kapatıldı. Metro istasyonlarının, "güvenlik gerekçesiyle" kapatıldığı bildirildi. Güvenlik güçlerinin, "sorunlu" banliyölerdeki gençlerin kent merkezine gelerek olay çıkarmasını engellemek için bu kararı aldığı ifade edildi. Önlemlere rağmen dün gece Paris'in Bastille Meydanı'nda toplanan bir grup, Sarkozy'nin kuklasını yakarak protesto gösterisinde bulundu. Taş ve sopalarla güvenlik güçlerine saldıran maskeli göstericilere polis göz yaşartıcı gaz kullandı. Paris ve çevresinde yaklaşık 3 bin polis ve jandarma görevlendirilirken, yetkililer, alınan önlemleri, 1998 Dünya Futbol Kupası finalindekine benzeterek ilk tur sırasında alınan önlemlerin de bundan çok farklı olmadığını açıkladılar.GÜNDEMİNDE NELER VAR?
Yeni slogan: Çok çalışan kazanır
Nicolas Sarkozy'nin programının ana başlıkları şöyle:EKONOMİDE LİBERALİZM: Nicolas Sarkozy grev hakkına bazı kısıtlamalar getireceğini duyurdu. Örneğin kamu sektöründe grevciler minimum hizmeti sağlamak zorunda olacaklar. Elektrik, demiryolları gibi sektörlerde uygulanan özel emeklilik sistemleri kaldırılacak, bazı çalışanların diğerlerinden daha erken emekli olması önlenecek. Emekli olan memurların yerine yenisi alınırken, kadro yüzde 50 oranında daraltılacak. Veraset vergisi büyük ölçüde düşürülürken, gelir vergisine yüzde 50 tavanı konacak. Haftada 35 saat olan çalışma saatine dokunulmayacak, ancak fazla mesai olanakları artırılacak. Sarkozy bütün bu reformları "Çok çalışan, çok kazanacak" sloganıyla özetledi.
AB'DE PRAGMATİZM: Sarkozy AB'de ParisBerlin lokomotifi yerine Londra, Roma, Madrid ve Varşova'nın da dahil olacağı 6 büyüklerden oluşacak bir liderlik istiyor. Sarkozy, ekonomide milli korumacılığa karşı olsa da AB düzeyinde korumacılığı savunuyor. Bu yolla, Fransa'yı terk edip emeğin ucuz olduğu ülkelere kaçan istihdamın ülkede tutabileceğine inanıyor. Sarkozy, AB Anayasası yerine, yalnızca AB'nin karar mekanizmalarını düzenleyecek kısa bir AB sözleşmesi önereceğini belirtti.
ABD'YLE DOSTLUK: Sarkozy'nin Washington'la şimdikinden daha sıcak ilişki kurmak isteyeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Sarkozy, Arap dünyasında İsrail dostu olarak görülüyor ve bundan sonra ne yapacağı ihtiyatla izleniyor. Giderek ön plana çıkardığı "Akdeniz Birliği" projesinde ısrarlı olursa, Arap politikasının belkemiğinin bu proje olacağı söylenebilir.
GÖÇMENLERE SERTLEŞECEK: Sarkozy'nin en çok eleştirilen projesi bir "Ulusal Kimlik ve Göç Bakanlığı" kurma planı. Yabancı göçmenlere Fransız değerlerini ve dilini öğrenmeleri zorunluluğu getirilecek. İş ve barınma sorunu olan göçmenlerin ailelerini yanlarına almaları engellenecek. 1618 yaşları arasındaki gençlerin suç ve ceza konusunda reşit sayılması da Sarkozy'nin yapmayı düşündüğü reformlardan biri.
ROYAL NASIL YENİLDİ?Son rauntta kendi tuzağına düştü
22 Nisan'da yapılan ilk tur seçim sonucuyla birlikte Fransızların eskiye oranla sağa kaydığı görüldü. Yapılan ilk kaba değerlendirmede aşırı sağdan merkeze kadar olan tüm sağcı oyların toplamı yüzde 63, sol oyların toplamı ise yüzde 37 ediyordu. Bu oran Fransa'da hiçbir cumhurbaşkanlığı seçiminde, bu derece solun aleyhine ve sağın lehine olmamıştı. Dolayısıyla Segolene Royal'in seçimin ikinci turunu kazanma şansı baştan çok zayıftı.Kışkırtamadı
İki tur arası 15 günlük dönemde, Royal bu zaafını hem merkezci yüzde 18.5 oyu kendine çekmeye çalışarak hem de "Sarkozy olmasın da kim olursa olsun" seklinde kamuoyunun bir bölümünde zaten var olan duyguyu körükleyerek kapamak istedi.Çarşamba akşamı düzenlenen TV düellosunda Sarkozy'nin "hırçın ve sorumsuz" karakterini su yüzüne çıkarmak amacıyla, son derece kışkırtıcı bir üslup benimsedi. Bu taktiği sezen Sarkozy 2 saat 40 dakikalik tartışmanın tümünde sükûnetini korudu.
Royal'i böylece kendi tuzağına düşürdü. Royal, "sağ sol kutuplaşmasına" prensipte karşı olan merkezci kesimin desteğini rakibine kaptırdı. Aynı zamanda, bu seçmene hoş görünmek üzere ekonomide sağa verdiği yeni tavizlerle aşırı solun bir miktar desteğinden de mahrum kaldı.
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

