
Yaman TÖRÜNER
Çözüm
Kayıtdışı ekonomi
Bir belgeye dayanmayan veya doğru bilgiler içermeyen belgelerle yapılan ekonomik faaliyetlere "kayıtdışı ekonomi" deniliyor. Bu faaliyetlerden suç unsuru taşıyanlara, "kara para faaliyetleri" de diyebiliriz. Bunlar arasında, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık, fuhuş, yasa dışı kumar, çalıntı eşya ticareti ve teröre mali destek gibi faaliyetler var. Vergi kaçırma veya vergiden sakınma işlemleri ise, "suç unsuru olmayan kayıtdışı ekonomi işlemleri" olarak sınıflandırılıyor.
Kayıtdışı çalışan işletmeler, finansman ihtiyaçlarını resmi olmayan yollardan ve pahalı olarak sağlamak durumundadırlar. Bu işletmeler hiçbir zaman optimal verimliliğe ulaşamadıklarından, kayıtdışı işlemleri geniş olan ekonomileri de yoksullaştırıyorlar.
Türkiye'de kayıtdışı ekonominin genel ekonomik faaliyetlere oranı 2000 yılında % 32.1 ve bu oran her yıl daha da artıyor. İstatistik Kurumu'nun 2006 yılında yaptığı araştırmalara göre, kayıtdışı çalışanların toplam çalışanlara oranı, % 49.4 ve oran, mali hizmetler ile madencilik sektöründe % 10'un altında iken, tarımda % 90'a ulaşıyor.
Risk büyüyor
Deloitte Touche Tohmatsu'nun yaptığı araştırmaya göre, 1980 - 2003 döneminde, 5.1 milyon kişiye yeni istihdam olanakları yaratılırken, çalışma yaşına gelen nüfusun sayısı 21.6 milyon kişi olmuş. Bu konu, Türkiye'nin en büyük ekonomik sorunu ve risk büyümeye devam ediyor. İstatistikler, Türkiye'de yeni yaratılan 100 istihdamdan sadece 8'inin kayıtiçi olarak gerçekleştiğini gösteriyor.
Maliye, geçtiğimiz dönemde bütçe disiplini yönünden başarılı oldu ama kayıtdışılığı önleme adına bir şey yapılamadı. Türkiye'de istihdam üzerinde % 43 vergi var. Bu oran OECD ülkeleri arasındaki en yükseği. Türkiye'de bir işçiyi işe almak da, işten çıkarmak da çok pahalı ve OECD ülkeleri ortalamasının çok üzerinde. Bu uygulamalarla, ne kayıtdışılık engellenebilir ne de uluslararası rekabet sağlanabilir.
Zaten, vatandaşlar vergi gelirlerinin yerinde kullanılmadığı görüşündeler. Belediyeler ve bakanlıklar, çalışanlarının parasını ödeyemezlerken, yiyecek - kömür - ayakkabı vs. yardımı yapıyorlar. Oy uğruna yapılan bu uygulamaların mutlaka hesabı sorulmalı. Oysa, bir iş gücü piyasası kurulması ve kayıtdışılığı azaltıcı tedbirler alınması gerekliydi.
184 milyar YTL kayıtdışı geliri
Türkiye önümüzdeki 10 yılda, kayıtdışı ekonomiyle başarılı bir mücadele yaparsa, şimdiye kadar yaptığı özelleştirmeler elde ettiği gelirlerden çok daha fazla gelir elde edecek. Bu gelir, 184 milyar YTL'yi bulacak.
Kayıtdışılığı azaltmaya, istihdam üzerindeki yükleri azaltarak başlamak gerekiyor. Mutlaka bir kredi piyasasının kurulup, işletmelere ucuz kredi sağlanması da şart. Doğal olarak, bu konuda verilecek eğitim de çok önem kazanıyor. Denetim personeli mutlaka arttırılmalıdır. Bu konuda, devlet ve özel sektörün birlikte çalışma zorunluluğu vardır.
Herkesin zannettiğinin aksine, yandaşlarına kömür vs. yardımı yapmakla, bu hükümet, cumhuriyet tarihinin en popülist uygulamalarını yaptı.
Not: Geçen haftaki yazımda, Türkiye için verdiğim kişi başına düşen gayri safi milli gelir rakamı nominal olarak 5000 dolar, alım gücü paritesine göre ise, 2005 sonu itibariyle 8400 dolar civarında olmalıydı. Düzeltir, özür dilerim.
ytoruner@milliyet.com.tr

