
|
|
|
 |
|
|
Trilyonluk arabayla yolumu kaybettim
Türkiye'de yaklaşık 1 milyon YTL'ye satılacak bir Bentley otomobille İngiltere'de yola çıktım. Zaten yükte ve pahada ağır bu emanet nedeniyle gergindim. Üstüne bir de kayboldum
igursoy@milliyet.com.tr
Seyahate giderken eş dostun, ailenizin size ne demesini beklersiniz? "İyi yolculuklar" mesela... Ya da "Sağ salim dön" olabilir. Benim İngiltere seyahatimden önce ise herkes sözleşmiş gibi aynı şeyi söylüyordu: "Aman kaza falan yapmadan gel."
Onları suçlayamam elbette. Çünkü ben de oraya yüksek risk içeren bir iş yapmaya gidiyordum. Bentley marka otomobilleri test etmeye. Bu işlerin nasıl yapıldığını bilmediğim için de İstanbul-Manchester yolculuğu sırasında uçakta gözümün önünde sürekli şu sahne vardı: Gaza basıyorum, sonra duramayıp mesela yol kenarındaki bari-yerlere bindiriyorum.
Bu kadar telaşlanıyorum çünkü bu otomobiller çok değerli. Ben yıllarımı versem kaskosunu bile ödeyemem. Şöyle bir rakam aktarayım ki zihninizde canlansın: Kullandığım Arnage modelinin bir tipinin Türkiye'deki anahtar teslim fiyatı 577 bin 460 avro. Yani 1 milyon YTL'den (evet evet, 1 trilyon TL'den) fazla.
Ama korkup kaçacak halim yok. Bir görev için oraya gittim, tamamlayıp dönmeliyim.
Sinyal vermeyi bile yeniden öğrendim!
Otomobile binmeden önce Bentley görevlisi bana soruyor: "Daha önce hiç Bentley kullandınız mı?" Pek çok espri yapılabilir elbette hadiseyle ilgili ama konsantrasyonumu bozmamak için sadece "Hayır" diyorum. Ve ekliyorum: "Daha önce sağdan direksiyonlu bir araba da kullanmadım. Otomatik vitesli arabayla da yol yapmadım."
Bunu duyan Bentley kişisi arabayı biraz tanıtmaya girişti. Ama biraz abarttı. Bu arabada siftah yapıyor olabilirim ama "Sinyal vermek için bu kolu aşağı bastırın" cümlesini de hak etmemiştim.
Duymazdan gelip koltuğa kuruluyorum. Bu koltuğun (ve her Bentley koltuğunun) derileri daha çok İskandinav ülkelerinden getirilip İtalya ve Avusturya'da işleniyor, ardından fabrikaya getiriliyor. Bir araba için 17 büyükbaş hayvanın derisi kullanılıyormuş, hayvan hakları savunucuları duymasın!
Yavaşça yola çıkıyorum. Bentley İstanbul Genel Müdürü Giovanni Gino Bottaro'nun söylediği gibi amaç "gaza sonuna kadar basmak yerine güzel bir sürüşün keyfini çıkarmak". Zaten bir önceki akşam tanıştığımız, şirketin üst düzey yöneticilerinden Geoff Dowding de söylemişti: "Bentley çok yüksek hızlara çıkabiliyor. Ama müşterilerimiz o kadar hızlı gitmez. Onları tatmin eden şey o sürate çıkmak değil, o sürate çıkabileceğini bilmektir."
Kraliçe de kullanıyor ünlü rap'çiler de
Yola devam. Trafiğe, vitese ve altımda trilyonluk araba olmasına aldırmadan gidiyorum. Bir Bentley konvoyu halindeyiz ama benim İstanbul'daki "arızalarım" nüksediyor. Temkinli ve yavaş ilerlediğim için araya başka arabalar giriyor. Bir-iki trafik ışığı, birkaç dönüş falan derken konvoyu kaybediyorum.
Kullandığım Arnage'ın motoru 6.75 litre, beygir gücü 500, 288 km. hıza çıkabiliyor ve 100 km. hıza sadece 5.2 saniyede ulaşabiliyor. Otomobil meraklıları bilir, bunlar hakikaten müthiş özellikler. Arabanın tek kusuru sürücüsü. Benimle beraber seyahat eden gazeteci Güntay Şimşek ve Bentley Türkiye'den Fehim Sezer'i de aldım, bilmediğim yollarda konvoyu arıyorum. Tabii ki arabayla kaybolan her insan gibi gözüm benzin göstergesinde. Yola dolu depolarla çıkmışız, sorun yok.
Biz yaya kaybolsak mesele olmaz belki. Ama sadece sipariş üzerine ve neredeyse tamamı el emeği ile üretilen, bir tanesinin ortaya çıkması için 16 hafta geçmesi gereken bu arabalardan birinin elden gitmesine kimse razı gelmez. Nitekim yaklaşık 20 dakika sonra Bentley'ciler bizi arabadaki yol bilgisayarı sayesinde buluyor. Onların peşine takılıyorum. Ve bir saat kadar süren, neredeyse tamamı iyi asfaltlanmış köy yollarında gerçekleşen bir sefere çıkıyorum.
Kendi arabamdan her inişte yorgunluk ve sıkıntıdan çıkardığım "off!"un yanından bile geçmiyorum. Ama benim yapacağım otomobil eleştirisine ne kadar ihtiyacınız var ki? İngiltere Kraliçesi Elizabeth, David Beckham, Jennifer Lopez, Dr. Dre, Paris Hilton gibi ünlü (ve binlerce ünsüz) zengin insan hem bir servet yatırıp hem de 14 aylık sipariş listesinde beklemeyi göze alıyorlarsa vardır bir bildikleri.
"Hiçbir Bentley yöneticisi Bentley kullanmıyor"
Marka 1919'da Walter Owen Bentley tarafından kuruldu. Ama başlangıçta sadece motor ve şasi üretti. Otomobil markasının ortaya çıkışı 1927'yi buldu.
Bentley'in dünyanın en pahalı ve en prestijli otomobillerden biri haline gelmesinde, ünlü Le Mans yarışlarındaki performansının etkisi büyük. Bu yarışı bugüne kadar altı defa kazandılar.
Bentley, Türkiye'de 2006'dan beri Doğuş Otomotiv tarafından satılıyor. Bugüne kadar 10 sipariş aldıklarını; bunların altı tanesinin Continental Flying Spur, dördünün de Continental GT modeli (her ikisinin de fiyatı 332 bin 331 avro) olduğunu söylüyorlar.
Continental modelinin elle üretimi 150 saat, Arnage modelinin elle üretimi 400 saat sürüyor.
Bentley arabalarında kullanılan her bir cam, lenslerde kullanılan malzemeyle cilalanıyor.
Firmanın fabrikası ve merkezi Manchester yakınlarındaki Cheshire'de. Üst düzey yöneticiler de burada yaşıyor. Geoff Dowding hiçbir yöneticinin Bentley kullanmadığını söylüyor: "Çünkü vergisi çok yüksek."
Bu ayın sonunda Ortaköy'de bir Bentley mağazası açılıyor.
|
|
|

|
|