|
 |
|
|
Mitinglerin anlamı...
Görüş / Engin Önen
ÖNCE Ankara, sonra İstanbul, ardından da Manisa ve Çanakkale mitingleri konusunda farklı yorumlar yapıldı. Mitinglere verilen destek veya karşı duruşlara göre, kimisi katılanların sayısını yüz binlerle, kimisi ise, milyonlar şeklinde ifade etmeyi tercih etti.
Görüntüler alışık olmadığımız bir durumu yansıtıyordu. Bu kadar insanı bir araya getiren büyük endişe neydi? Tabii ki Cumhuriyet ve laikliğin tehdit altında olduğu algısı en önemli neden.
Milli görüş gömleğini çıkardığını iddia eden AKP’nin, egemenlik ve demokrasi anlayışının problemli olduğu açık.
Adaletsiz bir seçimle parlamento çoğunluğunu ele geçiren AKP, bu destekle kendini her şeye muktedir bir güç olarak algılamakta.
* * *
Mitinglere katılanların homojen bir kitle olduğu söylenemez. Ama bu kalabalıkların ortak paydası AKP’nin laiklik karşıtı bazı uygulamaları ve kadrolaşma girişimleri. Bir çaresizlik psikolojisi içinde, çoğunluğu ordunun çıkışlarından memnun gözüküyor.
Aynı psikoloji ile, merkez sol ve sağın birleşmesi, mitinglerde öne çıkan bir talep.
Seçim kararı ile bu girişimler hız kazanmış görünüyor. Ancak merkez sa€ ve soldaki erimenin nedenlerini anlamadan ve buna karşı çare aramadan, çözümü sadece birleşmede aramak gerçekçi değil. Merkez solun ve merkez sağın erimesi ayrı partilerin olmasından mı kaynaklanmaktadır? Yoksa yeni sorunlar ve farklılaşan sosyal talepleri anlayıp, ona göre projeler üretememesinden mi? Yani sorun ideolojik mi?
* * *
1987 seçimlerinde yüzde 45 oy desteği olan merkez sa€ 2002 yılında yüzde 15’e gerilemiş, Yine merkez sol aynı dönemde yüzde 32’den yüzde 22’ye düşmüş. Oysa radikal sağın bu beş seçim süresinde oy oranı yüzde 10’dan, yüzde 45’e yükselmiş. Ve hepsinde de bu üç ana eğilim, birden fazla parti tarafından temsil edilmiş.
* * *
Uğur Mumcu 1992 yılında katledildiğinde, sokaklardaki kalabalıklar yine aynı şeyi dile getiriyordu. ''Solda Birlik'' öncelikli slogandı.
O zamandan bu yana birleşmeler oldu oy artmadı, ama bölünmeler oldu oy arttı.
Bu hep böyle sonuçlanır diye bir kural yok.
Ama siyaset, sadece matematik değildir.
ANAP ile DYP ve CHP ile DSP arasında önemli ideolojik farkların olmadığı, bundan dolayı bir araya gelmeleri gerektiği görüşü anlaşılır bir şey.
Ama anlamakta zorlandığımız şey, bütün bu partilerden farklı ideolojik konumda olan radikal partilerin niçin çekim merkezi haline geldiğidir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|