Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 11 Mayıs 2007 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hande nasıl kurtulur?

Bazı erkekler paralarıyla, bazıları karizmalarıyla, bazıları komik halleriyle (komedyenler yani), bazıları da entelektüel elma şekerleriyle kandırırlar hazır olda bekleyen kızları


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

İlişki yaşarken ayılıp bayılan, ilişki bitince de çamura dönen erkeklerden "bö!" geldi hepimize! Son örnek de Fazıl Say efendi!
Dünyaca ünlü piyanistimiz aman da magazin malzemesi oldu diye pek mutsuz olmuş! Dişleri hakkında bile yazılmış da... Yazılsın! Sanatına onca güvenen ukala kuşumuz gazetelere diş macunu reklamında gibi sırıtarak poz vermese ne kaybeder?
Hande Ataizi neden ayrıldıkları konusunda konuşmuyor ama insanın aklına yaramaz fikirler koşuşuyor vallahi! Bakın yazmadım o yaramaz fikirleri... Bu da buradan bir "post-it" olsun Fazıl Say'a, magazin sanatçımıza ve dahi her beraber olduğu kadın zaten güzel olan piyanocumuza... Neyse işte!
Bazı erkekler paralarıyla, bazıları karizmalarıyla, bazıları komik halleriyle (komedyenler yani), bazıları da entelektüel elma şekerleriyle kandırırlar hazır olda bekleyen kızları...
Sonra ne olur? İlişki biter! Sevgililerinin arkalarından konuşurlar!
Kim gibi?
Pis dedikoducular, yaralı egolu civcivler, sokağa tükürüp kırmızı ışıkta burun karıştıran şoförler gibi...
Erkeğin aslı arkasından baktığınızda belli olur...
Yürüyüşünden... Konuşmasından. Orasında, burasında, kafasında, en çok da egosunda sorunu olanlar magazinel açıklamalar kusa kusa yürürler...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Bir erkeğin arkanızdan konuşup konuşmayacağını test etmek için pek pratik bir yol vardı hani: Eski sevgilisini, karısını sorarsınız; "Ne oldu da ayrıldınız?" dersiniz, o da başlar kötülemeye... Ama bu testi uygulayanlar kendilerini kaptırıp erkeğin mazisinde kalanı kötülemesini dinlerken nedense sırıtır vaziyettedirler... Sonradan başkası da onlar hakkındaki konuşmaları dinlerken sırıtacak ama aymaz bu zafiyetlilerin akılcıkları...
Peki, "Hande nasıl kurtulur?"
Bu kızcağızın hali ne olacak şimdi? Kim alacak onu? Magazin düşkünleri mi? Sosyetemiz "Aman biz program sunucusu olalım ama oğlumuz Hande'den uzak dursun" mu diyecek şimdi?
Bu kız üniversite eğitimi almış ünlü bir oyuncu... Mesleğini başarıyla yapıyor, unuttuk galiba... Dizileri mi aşağılıyoruz, akademiyi mi, magazincileri mi? Sen de piyanistsin işte! Burası Türkiye!
Ben Hande'nin nasıl kurtulacağını yazıvereyim; diyecek ki, "Bak Fazıl (vb. beyler), aha şuraya yazmıştım, sen de bana aşık olacaksın diye"... Devamında diyeceği bir sürü şey var ama burası kadınların kendi aralarındaki çok özel konuşmaları ele vermek anlamına geliyor, o yüzden geçtik...

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Çok konuşan erkeğe, abuk sabuk konuşana ve skor merakına düşene ne denir? Çok şey denir ama biz kısaca "terbiyesiz" diyelim iyi kızlar toplanıp, toplanıp, toplanıp...
İyi oyunlar herkese...

Erkek Köşesi!

Ünlü bir kadınla kendinizi rezil etmeden nasıl birlikte olabilirsiniz?
Yeni bir içgüveysi modeli var artık, bunu bilahare yazacağım ama kısaca ünlü kadınlara koca giden erkekler diye özetleyeyim şimdilik... Siz de bu tiplerden biriyseniz ya da olmaya can atıyorsanız size tek bir tavsiyem var; sakın ha ağzınızı açıp tek kelime etmeyin! Sadece susun! İnsan kendi kendinin başına bela olur böyle bir durumda. Bırakın birlikte olduğunuz kadın konuşsun, o size aşık olduğu için imajınızı her zaman katbekat yukarıya taşıyacağı bir biçimde konuşacaktır, ne de olsa böylesi onun da işine gelir...

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Sana deli gibi aşık oldum!
Erkek: Bana mı, piyanoma mı?
* * *
Erkek: Şimdiye kadar bütün kız arkadaşlarım güzeldi!
Kadın: Benim de!

Öptüm sizi
Erol ve Ajlan Köse'yi her gördüğümde "İki insan birbirine ancak bu kadar yakışır" diye bir iç çekmeden duramıyorum. Tencere-kapak, kuru fasulye-pilav kadar yakışıyorlar vallahi... Hele MÜYAP ödül töreninde Erol Köse'nin karmaşık hesapları sonucu Gülşen'i düşürdükleri durum, Erol beyciğimizin "Bu şarkılar hep ikinci kadın olmanın doğurduğu hislerle yazıldı" gibisinden Gülşen'e attığı çamurcuklar, promosyon Ajlan hanımcığımızın "He he, yani bu ödülü aslında ben hak ettim" diye marifetmiş gibi kıkırdanması...
Aman Tanrım! Allah saadetlerini bol etsin bu ikilinin! "Erol Ajlan Şov" yani... Reha Muhtar'ın haber sunuşuna benziyor bu ikisinin konuşmaları. Birbirlerini doya doya öpsünler...


CUMARTESİ
Kozmetiğin pastaneleri
Onlarınki "başka" türlü bir moda
Kaykaycılar da giyiyor çevreciler de
Küresel ısınmaya karşı urban cool rehberi
Kadınların süpürgesi 10 yıldır uçuyor
ne var, ne yok
Anneler Günü için hediye seçenekleri
En moda En yeni
Eskişehir'de festival zamanı
Loğusalık dedikleri...





Melis Alphan
İlke Gürsoy
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet