İZMİR HATIRASI
Kupa finaline ilişkin maç yorumlarını okudunuz dün gazetelerden... Eray'ın (Özer) dediği gibi "İzmir İzmir olalı böyle zulüm görmedi" diye özetlenebilir durum kısaca...Sıcak... Çok sıcak... Son 400 yılın en sıcak yazını yaşayacakmışız... Geçen seneki Kupa finalini kazak ve montla izlemiştik, de yine de üşümeyi başarmıştık... Bu sene maçın da etkisiyle sıkıntı bastı, üzerimizden ceketleri attık...
Tek fark sıcaklık değil elbet... Geçen sene yarı yarıya bölünmüş ve tıklım tıklım dolu olan tribünler kalmış aklımızda...
Kayseri-Erciyes tribünlerinin çoğu boş, Beşiktaşlılar da maça beklenen ilgiyi göstermemiş... İnönü'de alınan Fenerbahçe mağlubiyetinin ve rakibin Erciyes olmasının etkisi büyük... Birçok Beşiktaşlı "Düşeceklerse de kupalarıyla düşsünler, Erciyes de alsa olur" diye düşünüyordu, sezonun 2. yarısında gösterdikleri mücadeleyle sempati şampiyonu olmayı başaran takım için...
Maç başlamadan önce protokolde yok yoktu da Federasyonun, Fenerbahçelilerin en sevmediği yöneticisi geldi -başkanı demedim, yöneticisi-, herkesle kafa tokuşturdu, toslaştıklarından kimse de bir şey demedi bu tos'lara... Futbolumuzu kimlerin yönettiğini ve neden bir hayır gelmeyeceğini bir kez daha anladım böylece... Ankara sınırlarında dün birbirinin kuyusunu kazanlar da kol kola girdi "şeref" tribününe...
Galatasaray başında çıktığı İnönü'de taraftara meşhur parmak işaretimizi yapan Fatih Terim'le Beşiktaş taraftarının sevgi sarmaşığı olması daha da garip geldi, üstüne üstlük bir de Şifo Mehmet vakası da bu antipatiye eklenmişken... Anlaşılan Demirel'in Türk futbol ve siyasetine kattığı en anlamlı sözle diyecek olursam; Beşiktaş taraftarı için de artık "Dün dündür, bugün bugündür"...
Uyanık Kayserililer!
Taraftar demişken!.. Karşılıklı siyah-beyaz diyen tribünlere eşlik edenler vardı... Beşiktaş tribünlerinin bir bölümünden siyah dendiğinde diğer bölümünden beyaz, Kayseri tribünlerinden de mavi diye bağırılıyordu. Kayserililerin ne kadar uyanık olduklarına bir kere daha şahit olduk böylece ve çok güldük bu duruma (dalga geçmek için değil, zekice bulduğumuz için...)Sonra... Maç boyunca elinde büyük değil devasa bir Beşiktaş bayrağını sallayan biri vardı trübünde, onu da takdir ettik bu azminden dolayı, futbolcular kadar efor harcadığı için...
Biliyorum, takımların emeklerine saygısızlık oluyor ama, -neden hala hakemlik yapmakta ısrar ettiğini anlamadığım Arzuman'ı saymıyorum, çünkü en büyük emeğe saygısızlığı o yapmıştır- sıkıcı maç bitti sonunda ve "güzel ve çirkin" arka arkaya yaşandı...
Güzel:
Erciyes'in emeğine ve direnişine hak ettiği saygıyı göstererek onları tribünlerine çağıran ve ayakta alkışlayan Beşiktaş taraftarı... Finalin, futbol adına en güzel, en değerli, hatta en akıllarda kalıcı sahnesini yarattı onlar...
Çirkin:
Akıllardan çıkmayacak bir görüntü daha var finalden, aslında unutmak istediğimiz... Kupa platformunda aynen geçen sene olduğu gibi futbolculardan daha çok yönetici vardı, futbolcularının emeklerine saygısızlık ettiklerini bilmeden -zaten onlar emeğe saygıyı bilmez-, en öne geçmeye çalışan (Belki de en fazla emek(!) onlar verdi bu kupa için de, biz bu oyunu çok sevdiğimiz için yakıştıramıyoruz ve inanmak istemiyoruz buna)...Dönüş uçağında sandığımız gibi şampanyalar patlamadı. Geçen hafta Fenerbahçe'ye yenilmenin verdiği derin hüzün mü, Tigana'nın gideceğini basın toplantısında açıklaması mı (bu konuya ilişkin yazı salıya), yoksa 120 dakikalık maçın verdiği sıkıntı ve rakibin Erciyes olması mı bilinmez, sakin bir yolculuk oldu. Esas eğlenenler ise kupayla fotoğraf çektiren gazetecilerdi...
Taraftarlar kızgındı Federasyona'a maçı İzmir'de oynattıkları için... Bense ilk defa bir icraatlarını takdir ettim... Maç sayesinde İzmir'de bir tatlı huzur alabildiğimiz için... Nasıl Mehmet Demirkol'un 6 kere mantı yeme hakkı engellenemezse, bizim de İzmir'i görme hakkımız engellenmesin! Altay, Süper Lig'e çıkan 3. takım olsun, bize de İzmir'e daha sık gitmek için bahane bulunsun!
Son diyeceğim şudur ki: Maç sıkıcı, yöneticiler çok daha sıkıcıydı... İzmir güzel, Beşiktaş taraftarının jesti çok daha güzeldi...
Şampiyonlar zirve yolunun kestirmesi olmadığını bilirler. Dağa adım adım tırmanırlar. Helikopterlerin onlara faydası yoktur.
Judi Adler (Amerika Artistik Patinaj Şampiyonu)
HABERİNİZ VARMI ?
İngiltere'nin bir taşra şehri olan Kent'in C Genç Takımı Courage Colts, 1976 yılında bir maçta FC Midas'a karşı 1-0 öndeydi. Bu skor, galibiyet için birçok takıma yetmiştir; ancak Colts için öyle olmadı. Golden sonra Colts takımının basireti bağlandı, FC Midas da bu fırsattan fazlasıyla yararlandı. Maç 1-59 bitti.
Çakar'dan hayat dersleri:
Aslanı yaralı bırakma! Bir adama hiç dokunma. Ya dokunacaksan yok et ya da yaralı bırakma! Yaralı bıraktığın adam seni yer.
(Ahmet Çakar - Santra, ATV)
Robin Hood Fener!
Fenerbahçe, kümede düşme kalma hesapları yapan takımların kurtarıcısı...
(İlker Yasin - 3. Devre, Kanal D)
AS Alkış Pazarlama!
İllaki hoca değişikliği yapacaklarsa, illaki Yılmaz Vural derim. Bir kere; yabancı hocalara göre sudan ucuz... Sayfalar dolusu talepleri yok... Hiç bir şart öne sürmüyor... Kovarken tazminat ödemiyorsun... Del Bosque gibi, FIFA'dan 8 milyon Euro'luk faturayı dayatmaz. Burnundan kıl aldırmayanların yanında, sempatisi de bedava! Yedek kulübesi önünde takla attığı dönemleri çok geride bıraktı. Spor adamlığı kimliği ciddiyet ve önem kazandı. Antalyaspor'a değer yükledi. Adı bilinmeyen futbolcuları, vitrine çıkardı. Kamuoyu yoklaması yapın; 3 büyüklerden hiçbirinin taraftarı, onun adına muhalefet şerhi koymaz. Gazeteciler de bayram yapar. Çünkü onda malzeme bol.
(Ali Sami Alkış - Star)
Düşünebiliyoruz Abi!
Profesyonel futbolcular ve teknik adamlar Maliye Bakanlığı'nca gelir mükellefine tabi tutulmak isteniyor. Bu ne demektir; Maliye Bakanlığı karşısında, 6000 tane daha vergi mükellefi bulacak. Futbolcuların vergi konusunda ne kadar umursamaz olduğunu bilmeyen var mıdır. Kulüp ödesin derler. Maliye futbolcuları nasıl denetleyecektir. Zorluğu düşünebiliyor musunuz?
(Turgay Şeren - Akşam)
Taksit yapmamışlar!
İmamotu'yu falan alacağına 10 milyon dolar, yani fazla da bir şey değil... 10 milyon dolar verip Galatasaray gibi bir takıma doğru dürüst 2 tane adam almış olsaydı, bugün Galatasaray'ın durumu bambaşka seviyede olurdu.
(Ömer Çavuşoğlu - Futbolmania, CNNTürk)
Kaç stat gördün?
İlk defa Fenerbahçe Stadı'nda maç seyrettim. Müzeyi falan her yeri gezdim. Dünyada hiçbir yerde böyle stat yok. Ben böyle güzel stat görmedim.
(Sinan Engin - 3. Devre, Kanal D)
Düzelecek Abi!
Gerets, Galatasaray eğer böyle oynayacaksa yandık...
(Turgay Şeren - Akşam)
yakantop@gmail.com

