
Faik ÖZTRAK
Kırılganlık muhalefetin oyun alanını da sınırlar
Geçen ay Türkiye son 10 yılda görülen en ciddi siyasi krizi yaşamaya başladı. Piyasaların buna tepkisi oldukça sınırlı ve kısa süreli oldu. Bu küresel piyasalarda yaşanan likidite bolluğunun ve buna bağlı risk iştahının iç piyasalarda fiyatların oluşmasında temel belirleyici olduğunu gösterdi.
Piyasalar ölçü değil
Piyasalar milletin tek başına iktidar olma yetkisini verdiği bir siyasi kadronun, siyaseti çözüm yerine sorun kaynağı haline getirmesine tepki vermedi.
Bu gelişme son dört yılda içeride piyasalarda oluşan coşkuyu mevcut hükümetin kendi başarısının bir sonucu gibi göstermesinin ne kadar sanal olduğunu ortaya koydu.
Son olarak bu yaşananlar piyasalara bakarak ekonominin gücünü, dayanıklılığını ölçmenin de çok yanıltıcı olabileceğini gösterdi.
En kırılgan biziz
Bugün Türk ekonomisi benzerleri arasında küresel sermayeye en yüksek faizi ödeyen, parası en fazla değer kazanan ekonomi. Kamu borcu ve dış borç yükünün yüksekliği açısından Türk ekonomisi benzerleri arasında tartışmasız ilk üçte yer alıyor. Benzerleri arasında en yüksek cari açığı veren ekonomi de biziz.
Bütün bunların sonucunda Türk ekonomisi benzerleri arasında en kırılgan ekonomilerden biri.
Öte yandan, seçim sathı mailine girdiğimiz şu günlerde kamu mali dengelerinde çok hızlı bir bozulma yaşanıyor. Hazine'nin nakit bazında faiz dışı dengesi 2003'ten bu yana aylık bazda en yüksek açığı geçen ay vermiş.
Yani seçim sonrasında en sağlam dediğimiz kamu dengesini toparlamak için dahi ciddi önlemler almak zorunluluğu var.
Küresel oyuncular mevcut hükümetin ekonomi politikaları sonucunda ortaya çıkan bu kırılganlıkları aynen siyasi kriz gibi şimdilik görmezden gelmektedir.
Ortada bedeli ödenmemiş bir fatura var. Ancak küresel iklim değiştiğinde bu önümüze konacaktır.
Bir başka ifadeyle, küresel risk iştahı kesildiğinde sermayenin ilk gelmekten vazgeçeceği veya ilk terk edeceği yükselen piyasa ekonomilerinden biri bizi olacağız. Bunun neticesinde en yüksek üretim kaybı ve daralmayı yaşayacak ve borç dinamikleri en hızlı bozulacak ekonomi de biziz.
Geçmişin bedeli...
Bu durum iktidara talip olan muhalefet partilerinin oyun alanını da kısıtlamaktadır.
İktidar olunması halinde uygulanacak ekonomi politikalarının ana unsurlarının önceden açıklanması önemlidir.
Ancak sorun burada bitmemektedir. Kırılganlıkların arttığı dönemlerde ne açıklandığı da önemlidir.
Tabii ki geçen dönemde kitlelerin artan ekonomik sıkıntılarına çözüm üretilmesi önceliklidir.
Ancak bu yapılırken mevcut kırılganlıklara bağlı kısıtların bilincinde olunduğu piyasa oyuncularına gösterilmeli, vatandaşa anlatılmalı ve bunların azaltılmasına dönük politikaların kararlılıkla uygulanacağının altı çizilmelidir.
İktidar alternatifi partilerin ciddi bir hesaba dayanmayan radikal söylemlerinin onlar daha iktidara gelmeden risk algılamasını artırdığının örnekleri dünyada sık sık görülmüştür.
Kimsenin bu kırılganlıkları ben yaratmadım, dolayısıyla bedeli bana ödetilemez, deme lüksü yoktur.
foztrak@yahoo.com

