
Meral TAMER
"Lacilerini çekmiş" kadın adaylar
Türkiye'de son 2 haftada yaşananlar, HERKES'i şaşkına çevirdi. Bu HERKES'e, AKP'nin Türkiye'yi idare etme döneminin BİR ANDA sona ermesine anlam veremeyen Başbakan Erdoğan ve cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'den sokaktaki vatandaşa, her kesimden her düzeyde insan dahil.
Kadın aday deyince...
Düne kadar -AKP'liler hariç- şaşkınlıkların çoğu heyecan yüklüydü, yarından itibaren ise heyecanın yerini düş kırıklıkları, hatta hüsran alabilir.
Ankara'dan telefon üstüne telefon geliyor: Özellikle de siyasetle ilgilenen kadın dostlarımızdan... Partilerin genel merkezleri önünde yığılan aday adayları arasında ilk kez "lacilerini çekmiş" kadınlar da varmış.
Mesleki alanda rüşdünü ispat etmiş, toplumda saygı kazanmış eğitimli, donanımlı kadınlardan önce, bu seçimlerde esen kadın rüzgârını kullanarak milletvekili olmaya uğraşan hanımlarımız da türemiş.
Sağda da solda da birleşmenin yeni yüzlerle takviye edilmesi şart. Kadın adayların bu seçimlerde belirleyici rol oynayabileceği de kuşkusuz. Kadın aday deyince kimsenin aklına Tansu Çiller, Ayfer Yılmaz, Meral Akşener gibi yıpranmış isimlerin geldiğini de sanmıyorum.
Seçmenin sıkıntısı
Çoktan eskimiş, milleti bıktırmış politikacıların adını duymak bile insanları caydırıyor.
Örneğin Mesut Yılmaz'ın adaylığı gündeme gelince derhal "Bağımsız aday olsun, DYP / ANAP'tan girmesin" temennileri duyulmaya başladı. Seçmenin 2002'de siyasetten süpürdüğü politikacılara tekrar oy verebileceğini kimse beklemesin.
Miting alanından yükselen seslere kulak vermiş görünen politikacılar, yine rutin söylemlerine geri dönüp, eskiden olduğu gibi kendi bildiklerini okumaya umarız devam etmezler. Zira ilk işaretleri başlıyor gibi...
Bizler yıpranmamış, bilgi ve becerisini kanıtlamış, donanımı yüksek, ihtisas sahibi insanları siyasetin içinde görmek istiyoruz; umarız eski tüfeklerin ayak oyunlarına yine kurban gitmezler.
mtamer@milliyet.com.tr

