IMF'den uyarı
Seçim ekonomisi olursa piyasa güveni kaybolur
WASHINGTON ANKA
IMF, piyasaya güvenin korunması ve ekonomik gelişmeyi sağlamaya yardımcı olması için Türk yetkililerin istikrar programına sıkı bir şekilde sarılmaları gerektiğini bildirdi. IMF, seçim yılında maliye politikasının disiplinli bir şekilde uygulanmasının piyasa güveninin desteklenmesi açısından kritik önemde olduğunu belirtti. IMF'nin 5'inci gözden geçirme sonuçlarını değerlendiren, öngörü ve tavsiyelerde bulunan uzman raporu açıklandı. Raporda, "Hükümetin iddialı istikrar programlarına sıkı bir şekilde sarılması, piyasa güveninin korunmasına ve ekonomik gelişmeye yardımcı olması açısından kritiktir" denildi. IMF'nin uyarı ve önerileri şöyle:
'Kötü haber faiz oranlarını sıçratır'
"Maliye politikasında disiplin, seçim yılında piyasa güvenini desteklemek için kritik önemdedir. Bu aynı zamanda enflasyonun, reel faiz oranlarının ve cari işlem açığının düşürülmesine de yardımcı olacaktır. Bu amaçla, sınırlı harcamaya gidilmesi ve geçici vergi kesintilerinden sakınmak önemlidir" denilen, IMF uzman raporunda, şu uyarılar yer aldı:
'Piyasa duyarlılığında ani yükseliş olabilir'
IMF Uzman Raporu'nda Cumhurbaşkanlığı krizi ve ekonomide yol açtığı gelişmelere de değinildi. Ekonomik ve siyasi gerginliğin Türkiye'nin piyasa duyarlılığını yükselttiği belirtilen raporda şöyle denildi:
"Yükselen ekonomik ve siyasi gerginlikler, Türkiye'yi piyasa duyarlılığında ani yükselişlere maruz bırakmaktadır.
Enflasyon ve cari işlemler, her ikisinin de gelecek yıl daha iyi hale gelmesi umulsa bile, olumsuz görünüm arzetmiştir. Harcama artışları ve kamuda cömert ücret artışı bu anlamda yararsız olmuştur.
Yüksek cari işlem açığı, devam eden yüksek borç oranı, bono ve para piyasalarında yerleşik olmayanlar tarafından yapılan büyük 'sıcak para' yatırımları ve daha az teşvik edici siyasi ortam, Türkiye'yi sermaye girişlerinin aniden durması itibarıyla hassas hale getirir."
'Ekonomi dalgadan yıpranarak çıktı'
Türk ekonomisinin Mayıs-Haziran 2006 mali piyasa çalkantısından oldukça yıpranmış bir şekilde çıktığı, buna karşın ekonomik etkinliğin zinde kaldığı, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yüksek düzeyde sürdüğü belirtilen raporda, "Bu sonuçlar, yetkililerin son birkaç yıldaki güçlü istikrar politikalarına çok şey borçludur" denildi.
Düşüşe karşın yetkililerin güçlü ekonomik politikalar konusundaki taahhütlerini yinelediklerine yer verilen raporda Türkiye'nin verdiği Niyet Mektubu'na da değinilerek şöyle devam edildi:
"Yetkililer yüzde 6.5 faiz dışı fazla, sıkı para politikasını sürdürme eğilimini ve yapısal reformlar ivmesini koruma önerilerinde bulunmuşlardır. Reformlarda, ana kısa vadeli taahhütler, sağlık önlemlerinin iyileştirilmesidir."

