Matbaalar seçime kâğıtsız yakalandı
Erken genel seçim nedeniyle hareketlenen matbaa piyasasında bir taraftan 'iş alma' yarışı başlarken bir taraftan da 1. hamur kâğıt sıkıntısı yaşanıyor
BÜLENT YARDIMCI SERKAN ARMAN
Beklenmedik erken seçim kararı, matbaa piyasasında 1. hamur kâğıt sıkıntısı yarattı. Stoksuz çalışan kâğıt firmaları, seçim nedeniyle artacak olan talebi karşılayabilmek için alelacele ithalat yapma çabası içine girdiler.
Met Kağıtçılık yöneticisi Cihat Beygo, "Kasım seçimleri için haziran ayında hazırlık yaparız diyorduk. Ama seçim tarihi 22 Temmuz olunca, hazırlıksız yakalandık" diyerek şöyle konuştu:
"Ekonomik nedenlerle kağıt piyasası stoksuz çalışıyor. Bu nedenle seçim dolayısıyla artacak olan talebi karşılamaya hazır değiliz. Alkim Kâğıt bayisiyiz. Ama fabrika dolu olduğu için ek sipariş veremiyoruz. Dış ülkelere verilecek olan siparişler ise 2-3 ayda, hatta 4 ayda gelir."
'Karaborsa olabilir'
Piyasanın önde gelen firmalarından Torun Kağıt yetkilisi Eyüp Uyar, "1. hamur kağıt karaborsaya düşebilir" dedi ve şu açıklamayı yaptı:"Ani seçim kararı piyasayı hazırlıksız yakaladı. Kuşede değil ama 1. hamurda sıkıntı var. AB kağıt fabrikaları 'Doluyuz' diyorlar. Fransız, Alman, Fin, Güney Amerika ve Çin fabrikalarında stokta hazır kâğıt yok. Almanya'dan 2, Finlandiya'dan 3, Çin'den 4 aydan önce kağıt gelmez."
Altan Matbaa yöneticisi Alaattin Avcı, seçim işlerinde en çok 1. hamur kâğıt kullanıldığını belirterek şunları söyledi:
"Çok fazla yatırım yapıldığı için matbaalar düşük kapasiteyle çalışıyor. Bu nedenle seçim işleri piyasaya ilaç gibi gelecek. Eylülde okullar açılacak, kasımda seçim yapılacaktı. Şimdi seçim işleri okul işleri ile çakıştı. Ancak biz seçim işlerine çok sıcak bakmıyoruz. Çünkü partilerde değil ama kişilerde ödeme sorunu çıkıyor. Özellikle seçim kaybeden adaylardan tahsilat yapmak pek mümkün olmuyor."
Kâğıt yerine plastik
İstanbul Matbaacılar ve Ciltçiler Odası Başkan Vekili Orhan Öztürk de matbaaların bir hafta - 10 gün içinde siparişleri almaya başlayacağını söyledi. Son dönemlerdeki seçimlerde kâğıdın yerini plastiğin almaya başladığından yakınan Öztürk, "Bu seçimde plastik bayrak ve afişler hareketli olacak. Plastik tekrar kullanmak üzere sökülebiliyor. Maliyeti de daha ucuz. Meydanları artık afiş yerine daha çok bayrak donanıyor. Kâğıt afişlerin çevreyi kirlettiği düşünülüyor" dedi. Matbaacıların önceki yıllarda karşılaşılan ve seçilmezse para ödemeye yanaşmayan vekil adaylarına karşı dikkatli olacağını ve parasını peşin alacağını söyleyen Öztürk, şunları söyledi:"Kâğıtla ilgili biraz sıkıntı yaşanabilir. Şimdi yayıncıların dönemi başlıyordu. Kitaplar basılacaktı. Aynı döneme denk geldi. Afişler genelde 1. hamur kâğıda basıldığı için bazı kâğıtlarda sıkıntı yaşanabilir."
Seçim işi kapmak için kulisler başladı
Kâğıt sıkıntısı yaşansa da seçim, matbaalara hareket getirdi. Büyük şehirlerde siyasi partilere yakın isimlerin başında olduğu matbaalar seçim kazancında aslan payını almaya hazırlanırken diğer illerdeki matbaalar da kendi milletvekillerinden iş alabilmek için kulise geçti. Büyük partilerin işlerini genellikle Ankara ve İstanbul'da yaptırdığını belirten matbaacılar, seçimde en büyük kazancı partilere yakın isimlere ait 25 - 30 matbaanın alacağı görüşünde.
Türkiye genelindeki matbaalar yaklaşık 3 milyon YTL'yi bulacak ek seçim gelirini kapmak için kolları sıvadı. Ülkenin hemen her ilinde matbaa makinelerinin aynı kapasiteye ulaştığını belirten Ankara Matbaacılar Odası Başkanı Ali Kılıç, şunları söyledi:
"Matbaacılıkta hemşehricilik başladı. Tokat'taki matbaa bölge milletvekiline, 'Senin işini ben yaparım' diyor. Örneğin Bingöl'deki matbaa 3 milletvekilini de biliyor. Adayları tanıyor. 'Senin işini ben basmazsam sana buradan oy yok' diyor. Matbaalar kamplara bölünüyor. Büyük partilerin işlerini Ankara ve İstanbul yapar. Diğer illerde milletvekilleri esnafla, halkla içiçe olmanın özelliğiyle işlerini kendi seçim çevresindeki matbaalarda bastıracak."

