Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Mayıs 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Beş yıl barda çaldılar, "Barda" ile meşhur oldular

Gelecek hafta ilk albümü çıkacak olan Üçnoktabir beş yıldır Beyoğlu'ndaki Mojo'da çalıyor. "Barda" filminde seslendirdikleri "Dediler ki" adlı parçaları onlara şöhreti albümden önce getirdi

MELİS ALPHAN

Mojo orijinli gruplardan biri Üçnoktabir. Biliyorsunuz Mojo, Beyoğlu'ndaki underground rock barlardan biri. Ancak son dönemde dizi oyuncularından tutun da Serdar Ortaç, Azra Akın ve Ece Gürsel'e kadar magazin dostu figürleri de ağırlıyor. Bir nevi rock müziğin Laila'sı haline geldi. Kapısında paparazziler makineli tüfekle ateş eder gibi art arda fotoğraf çekiyor. "Pazar Keyfi"ni izlerken Teoman'ı yeni bir kızla Mojo'nun kapısında görebilirsiniz. Tüm bunlara rağmen eski müdavimlerini de kaybetmiyor Mojo. İçeri kameralar alınmıyor, izole kalabiliyor.
Üçnoktabir de beş yıldır pazartesi geceleri burada sahneye çıkıyor. Repertuvarları cover parçalardan oluşsa da kendi parçalarını da sıkıştırıyorlar araya. Birkaç ay önce "Barda" filmiyle meşhur olan "Dediler ki" parçasını çaldıkları an seyirciler avaz avaza onlara eşlik ediyor. Önümüzdeki hafta piyasaya i.d. İletişim'den çıkacak olan albümleriyle bu sahne daha sık yaşanacak gibi. Zaten albümden de beklentileri bu: "Bir kitle Mojo'ya onların şarkılarını bilerek gelecek."
Grubun elemanları Melis Danişmend (vokal), Barış Ertunç (gitar), Mehmet Demirdelen (davul) ve Cenk Turanlı (bas gitar) ile cumartesi öğleden sonra, o gece sahneye çıkacakları Bronx'un kulisinde buluştuk. Kulisin kapısını açınca burayı gündüz gözüyle görmenin verdiği şaşkınlık hepsinin yüzünden okunuyordu. Sürekli gece çaldıkları için bir barın kulisini gündüz gözüyle pek gördükleri söylenemez. Grubun albümününün adı belki de bu yüzden "Sabaha Karşı".

Yıllardır barda çalıyorsunuz. Gece hayatı, "sabaha karşı" eve gitmek yordu mu sizi?
Melis Danişmend: Çok yoruldum.
Cenk Turanlı: Sıkılma değil ama yıprandım.

Repertuvarınız cover şarkılardan oluşuyor. Sıkıldınız mı cover çalmaktan?
Melis D.: Sıkılmaya mecbursun çünkü başkalarının parçasını yorumlayıp onun üzerinden alkış ve beğeni alıyorsun. Ve bu bir yerde aldatmaca. Kendi parçaların değil, sözler senin sözlerin değil. Bir parçayı ve grubu kullanarak oradaki insanları eğlendirmek zorundasın. İlk bir-iki yıl keyifliydi ama belirli bir süre sonra her öğün pilav yemek gibi bir şey oluyor.
Barış Ertunç: Bazen repertuvarın yarısında çalmaktan sıkılıyorum. Dört şarkı sonra sıkılmayacağım bir şarkı geleceğini düşünüp bekliyorum.
Mehmet Demirdelen: Bir süre sonra görev gibi oluyor.
Melis D.: Beş yıldır çalmaya bir ay ara verdiğimiz olmadı.

"Bir sonraki hedef ikinci albüm"
Tatile gitmek isteseniz...
Melis D.: Geçen yıl tatil yapmadık.
Mehmet D.: Son üç yıldır iki günden fazla tatile gitmedim.
Barış E.: Bana beş gün yetiyor. Sonra tatilde çıldırıyorum. Dönüp çalmak istiyorum.

Albümünüzün biraz sert kaçacağını düşünüyor musunuz?
Barış E.: Sevmediğimiz ve arkasında duramayacağımız bir şey yapamazdık.
Cenk T.: Bu başlangıç. Üç yıldır böyle parçalar yaptık ama her grubun yaptığı müzik zamanla değişiyor. Çok da sert bir müzik yaptığımızı sanmıyorum. Hayko Cepkin bizden daha sert.

Albümden beklentiniz ne?
Barış E.: Bir adım atmamız adına büyük bir hareket. Bir kitle Mojo'da bizi dinlemeye artık parçalarımızı bilerek gelecek. Öyle bir kitle oluşmaya başladı. Şu an insanlar "Dediler ki"yi biliyor. Ama albümden sonra daha farklı olacak.
Mehmet D.: İnsanlar müzik yapmaya başlıyor, sonra grup kuruyorlar. Ondan sonra barda çalıyorlar. Bizim gereğinden fazla uzamış olan diğer adımımız albüm yapmaktı. Albüm çıksın ve ondan sonra ne olacağını görelim. Bir sonraki hedef de ikinci albüm. Bir anda acayip bir şeyler olmasını beklemiyoruz.

Üçnoktabir olarak birinin altında çalma gibi bir hayaliniz var mı?
Melis D.: Hayalim unplugged konser.
Mehmet D.: Büyük bir sahnede, bizim için gelenlere çalmak isterdim. Wembley mesela.
Cenk T.: Yabancı bir grubun altında çalmak çok stresli oluyor. Öyle bir fantezim yok artık.

"Sözlerin arkasında duruyoruz"
Sözleri kim yazıyor?
Melis D.: Ben yazıyorum. Gazetecilik yaparken de evde doldurduğum defterler vardı.
Barış E.: Arada kağıt peçetelerin üzerine bir şeyler yazıyor.
Melis D.: Artık barmenler bildiği için kağıdı kalemi bana sormadan verdikleri oluyor.

Sözler melodinin üzerine mi yazılıyor?
Cenk T.: Melis bazen melodiyle geliyor.
Barış E.: Albümdeki bir-iki parça Melis'in getirdiği melodili sözlerle çıktı.

Enstrüman çalmadan nasıl melodi çıkarabiliyorsunuz?
Melis D.: Sezen Aksu modeli. Aklıma gelince teybe kaydediyorum.
Cenk T.: Sonra Barış gitarı alıyor. Melodiye uygun gitar akorları bulmaya başlıyor.

Müdahale ediyor musunuz sözlere, "Aman bu sözler ne saçma olmuş" dediğiniz oluyor mu?
Mehmet D.: Müdahale ediyoruz. Bir-iki kelimeye takılıyoruz bazen.
Melis D.: Zaten benim parçam gibi algılanmasını istemiyorum. Kendimden yola çıkarak yazıyorum ama bazı şarkılar da kişisel değil. Bazı sözleri sevmediklerini söylüyorlar. Ama beni serbest bırakıyorlar.
Cenk T.: Üç erkeğiz ve o bir kadın. Sözler kadın dünyasını anlatabiliyor. İlk başta "Burada esas kız benim" gibi sözler beni düşündürmüştü. Ama sonradan aynı tavırda olduğumu ve bu sözlerin arkasında durabildiğimi düşündüm.
Melis D.: Kadın dünyası yaratmak istemiyorum. Genelde sinirlendiğim şeyleri yazıya döküyorum. Bu, ucundan cinsiyete de dokunuyorsa, o sırada bir tesadüf. Yoksa bir bayrak taşımıyorum.

"'Dediler ki' adlı parçamızın cover'ını yapıyorlar"

"Barda" filminde seslendirdiğiniz "Dediler ki" parçası albümünüz çıkmadan tanınmanıza yardımcı oldu, değil mi?
Melis D.: "Dediler ki" tahmin edebileceğimizden çok daha fazla ilgi gördü. Myspace'te 30 bin kez dinlenmiş mesela.
Cenk T.: Youtube'da 200 bine doğru bir gidiş var.
Mehmet D.: Cover'ları var Youtube'da.
Melis D.: Bir kız odasında gitarla söylüyor. Anadolu'da bir lise grubu çalıyor.
Barış E.: Bu videolardan birinde grup çaldıktan sonra seyirci nasıl çığlık çığlığa! Biz çalınca kimse böyle tepki vermiyor!

İstanbul dışında da konserler veriyorsunuz. Sizi çok etkileyen bir yer oldu mu?
Melis D.: İznik'te Duman'ın önünde çalmıştık. Seyirci çok şekerdi. Konserden sonra biz Cenk'le sahne arkasındaydık. Birkaç seyirci geldi. Kızlardan biri ısrarla yüzüğümü almak istedi. Hediye ettim. Hâlâ Myspace'e "Yüzüğün bende, hatırlıyor musun?" diye mesaj atıyor.
Mehmet D.: Hiç ön grup muamelesi de görmedik.
Cenk T.: "Duman'a geldik. Bunlar da kim?" gibi bir tavır hiç yoktu. Acayip eğlendi seyirci.


PAZAR
"İnsanın aklı başına bir 40'ında geliyor. 50'sine varınca daha da bir geliyor"
Berlusconi ile liman işçileri rövanşa çıkıyor
Beş yıl barda çaldılar, "Barda" ile meşhur oldular
"Hep bağımsız olma, kaderimi tayin etme arayışındaydım"
Saraydaki Borsa
Kablosuz hayat daha mı güzel?
"Genç olduğumuzu söylemiyoruz"
neler konuşuluyor?
Ayna ayna söyle bana, benden daha çirkini var mı?
Bir onur ve kimlik mücadelesi
Kurabiye cenneti
Kopyalamak ya da kopyalamamak
"Takatumbi" diyalogları
Bir ayrılık öyküsü
Türkiye Kovalaşıyor
Çukurova: Gerçek Adana kebap
Tarihimizde seçimler
Yeşil yapraklı sebzelerden şaşmayın
Dünyayı tembellik kurtaracak / İşe gitmemekle başlayacak her şey...
Ah o gemide daha fazla kalsaydım!
Yaşadığımız her gün onlarındır
Balıklara kıymayın efendiler!





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet