Oynamıyorlar ki...
"Oynamıyorlar ki ağabey"... Futbol seyretmekten zevk duyan ve futboldan iyi anlayan bir dostumuz böyle söylüyordu. Kendisine son maçlar hakkında ne düşündüğünü sorduğumuzda da, arkadaşımız artık yerli maçları televizyondan seyretmediğini, yukarıdaki cümle ile ifade ediyordu.
"Neyseki, Avrupa maçlarını televizyonlar veriyor da futbol aşkını onları seyretmekle gideriyorum" diyordu. "Futbol artık ilim oldu. Öyle sadece topa vurmakla olmuyor" deyince de sinirlenip "Ah nerede o Şerefler, Şükrüler ve Fikretler" deyip geçmişe hasret duyuyordu.
"Eskiden bunlar alaylı mıydılar da, şimdikiler yabancı teknik direktörlerle, yabancı oyuncularla bilim adamı oldular?" sorusuna cevap istiyordu. Hiddetlenince "Delikli tüfek çıktı, böyle oldu" diyordu. Delikli tüfek demekle neyi kastettiği sorulunca da cebinden yeşil dolarları çıkarıp boru haline getirip üflüyordu. Kötü futbolun sorumlusu milyon dolarlardı.
Bir sorusu daha vardı. Acaba tıpkı seçim araştırmalarının yapıldığı gibi, televizyonda da futbol seyredenlerin kanaatleri sorulsa idi, Türkiye'de yukarıdaki cevabı verecek yüzde kaç kişi çıkardı? Ona göre futbol sadece sahada oynanan bir spor oyunu idi. Politik tribünlerde oynanınca netice işte böyle oluyordu. Ve kanısını tekrarlıyordu. "Oynamıyorlar ki be kardeşim."
Ne dersiniz. Acaba siz de aynı kanıda mısınız?
faksoy@milliyet.com.tr

