
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Özel okullar yine zam şampiyonu
Özel okulların ay sonuna kadar gelecek öğretim yılı ücretlerini açıklamaları gerekiyor. Bu yasal bir zorunluluk. Zaten tek tek ilan etmeye de başladılar.
Anlaşılan o ki, özel okulların ayakları hiçbir zaman yere basmayacak. Özellikle de özel Türk okulu sahiplerinin.
Yüzde 20'ye varan zam oranlarıyla 20-30 bin YTL sınırını aşan okullar var. Üstelik bir defalık değil. 10-15 yıl süren zor bir dönem.
Özel okul ücretleri 1 milyona çıktığında Milliyet'e manşet yapmıştık. Şimdi ortalama 20 bin YTL. Yani 20 milyar lira. Yüzdelik artışı artık siz hesaplayın.
Şu günlerde çok sayıda veli geliyor. Çocuklarını en iyi okullarda okutmak istiyorlar. Her türlü fedakârlığa hazır oldukları her hallerinden belli. Genelde de çalışan, beyaz yakalı, orta ve üst düzey yöneticiler. Ülke koşullarına göre iyi para kazandıkları kesin.
Ama 8-10 yıllık hesap yapmaya başladıklarında nefesleri tükeniyor. Öyle bir noktaya geliyorlar ki, yıllarca hiçbir şeye para harcamadan sadece ve sadece okul taksitlerini ödeyecekler.
2 yıl anaokulu, 8 yıl ilköğretim, 4-5 yıl lise, muhtemelen 4-5 yıl da üniversite dediğimizde 20 yıla yakın bir süre bugünün parasıyla her yıl 20 bin YTL ödemek gerçekten hiç de kolay değil.
Özel okul alışkanlığı öyle bir şey ki, sigara gibi. Başladı mı bırakamazsınız. Bıraksanız da çok sancılı oluyor. Bu kararı alırken bir değil yüz defa düşünmeniz iyi olur.
Ciddiye alan da var, yok biz kararımızı verdik, sen hangisini öneriyorsun, onu söyle diyenler de var.
Çocuk da, para da, gelecek de hepsi onların. Ama bu yarışın bir yüz metre koşusu değil maraton olduğunu özellikle hatırlatmak istiyoruz.
Fedakârlığa değiyor mu?
En iyi okul en pahalı okullar mı? Kesinlikle hayır. Yüksek rakamlar, öylesine abartılı harcamalar var ki, şaşırıp kalıyorsunuz. Eğitim-öğretime hiçbir katkısı yok. Velilerin kesesinden okul sahiplerinin ya da yöneticilerinin fantezinin ötesine geçmeyen istekleri tatmin ediliyor.
Spordan sanata, bilimden sosyal etkinliklere kadar öylesine pahalı yatırımlar gerçekleştiriliyor ki, öğrencilerin yüzde 10'u bile bu aktivitelerden yararlanmıyor.
Bir değil iki yabancı dille mezun edeceğiz, diyorlar. Birini bile öğretemiyorlar. Mutlaka bir müzik aleti çalacak, mutlaka bir spor dalında uzmanlaşacak, dershanelere gitmesine hiç gerek kalmayacak garantisi veriyorlar, ama gelin görün ki 10 öğrenciden sadece biri ikisi ancak bu donanıma sahip olabiliyor. Şans artık kime gülerse...
Peki, özel okulların hepsi mi böyle? Kesinlikle hayır. Ama pek çoğu böyle. İşte bu yüzden 5-10 belki de 20 yılınızı ambargo altına alacak bu zor kararı verirken çok ince ayrıntıları da göz önünde bulundurmalısınız.
Özetin özeti: Çocuğunuzun geleceğini kurtaralım derken kendi geleceğinizi sıkıntıya düşürmeyin.
aguclu@milliyet.com.tr

