Bir başka pazar
İzmir hem demokrasi adına müthiş bir şahlanış günü, hem de Fenerbahçe'nin şampiyonlukla kucaklaşmasının stresle dolu, ama çok da mutlu biten bir 90 dakikasını yaşamaktaydı.
Oyun olarak Fenerbahçe'nin hiç de doyurucu bir futbol ortaya koyduğunu söyleyemeyiz. Tam tersine Trabzonspor'un kalabalık savunma ve hızlı çıkışlarla Fenerbahçe'yi çok zorlayan, zaman zaman kendi alanına kilitleyen futbol üslubu, sarı-lacivertli ekibe çok da zor anlar yaşatmaktaydı doğrusu... Serdar ve Tuncay ikilisinin daha ilk dakikalardaki ortak kabahatlerinden yenen enayi gole neler demeliyiz dersiniz. 'İş kazası' mı yoksa böyle bir önemli günde yapılan 'futbol laubaliliği' mi? Hadi Tuncay'ın hemen attığı golle kabahatini telafi ettiğini varsayalım. Ya Deivid'in ilk yarıda kaçırdığı gol fırsatlarını nasıl izah edecek Fenerbahçeliler birbirlerine.
Alex şöhret balonu mu?
Trabzon'a gelirsek; toplu defans ve ani kontratak kavramları üstüne kurduğu 'kontrollü futbol' oyun formatını çok da yerinde işliyor, Gökdeniz, Yattara gibi sivri ve klas isimleriyle Fenerbahçe defansına çok kolayca girip, çıkıyorlardı. Evet Fenerbahçe şampiyonlukla soluk soluğa geçen bir yarışın bitmek bilmez dakikalarını arşınlıyordu sanki... 'Ölü toplar imparatoru Alex'in dünkü son derece tesirsiz oyunu, serbest vuruşlardaki dikkatsizliği ve penaltı atışındaki vurdumduymazlığını nasıl yorumlayacağız acaba gelecek sezon adına? Alex bir deha mı yoksa bir 'şöhret balonu' mu diye, sezon sonrasında Fenerbahçe'yi gelecek seneler adına yenileyecek yöneticilerin çok düşünmesi gerekir bizce de...Dünkü mücadelenin Fenerbahçe penceresinden bakıldığı zaman, Trabzon oyunundan futbol adına fazlaca şeyler beklememek gerekir belki de. Ancak şampiyonlukla kucaklaşsa da sarı-lacivertli ekibin sezon başından beri bu günlere uzanan futbol grafiği, gözü ve ruhu okşayan futbol düşünceleri adına o kadar az şeyler söylüyor ki bizlere... Yani Fenerbahçe'nin ligin son haftalarında seyircisine sunacağı şampiyonluğun 'futbolsal ifadesi' bu olmamalıydı, aslında... Bursa'dan gelen haberle şampiyonluğu ilan etmenin matematiksel tarafına tabii saygı duyarız. Ancak Fenerbahçe'nin Trabzon önünde en azından futbol olarak rakibinin çok üstlerinde bir futbol bütünlüğü yaratması ve dünyadaki milyonlarca Fenerbahçeli'nin futboldaki temaşa zevklerini de okşaması gerekmez miydi?
Toparlarsak, Fenerbahçe şampiyon! Ne güzel bir ifade... 100.yılında mutlu sona erişen sarı - lacivertli camiayı yürekten kutlamak gerekir. Dileriz bu yılki transferlerde geçmiş senenin hataları tekrarlanmaz ve gelecek seneler hem Türkiye'de, hem de Avrupa'da ses getirecek bir sarı-lacivertli ekibin temelleri atılır.
esenay@milliyet.com.tr

