Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 15 Mayıs 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Meydanların beklentilerini yönetebilmek

Satır Arası / Deniz Sipahi

Ne fark eder ki... 1 milyon ya da 1.5 milyon kişi... Ya da daha çok veya daha az... Önemli olan meydanların coşkusu değil mi?
İzmir, geçmişine, demokratlığına, çağdaşlığına, vizyonuna yakışır bir miting yaptı.
Aşırı sıcak ve teknik eksiklikler olmasaydı Gündoğdu Meydanı’ndan yükselen ses çok daha güçlü çıkardı.
Eğer şehrin farklı bölgelerine dev ekranlar, ses sistemleri kurulabilseydi, insanlar oldukları yerde mitingi rahatlıkla izleyebilirlerdi.
Böyle olmayınca platform ve çevresinde müthiş bir izdiham yaşandı.
Her neyse...
Liman girişinden Konak’a kadar uzanan kalabalık, ikinci Kordon’u ve paralel caddeleri de doldurdu; kentte tam bir festival havası yaşandı. İzmir’de farklı olan körfezin de bayraklarla süslenmiş olmasıydı.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın daha önce İzmir’e yönelik ''Gavur İzmir'' iması miting meydanında da yankı buldu. Bu imaya yönelik çok sayıda pankart vardı.
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise vatandaşların ''Oyuna sahip çık'' uyarısıydı.
* * *
Eğer CHP-DSP işbirliği netleşmiş olsaydı ve her iki partinin lideri Deniz Baykal ve Zeki Sezer, sahnede birlikte olduklarının fotoğrafını verebilseydi; İzmir mitinginden diğerlerinden farklı bir mesaj bu sefer damgasını vuracaktı.
''22 Temmuz’da sandığa git, oyuna sahip çık...''
Bütün ısrarlara rağmen bu gerçekleşmeyince meydandan ''Birleşin...'' çağrısı yine ön plana çıktı.Yabancı basının ilgisini de hiç göz ardı etmemek gerekir; özellikle de Fransız kanallarının...
France 2 ve France 3 kameralarını halka yöneltti, sonra biz gazetecilere...
Meydanın ruh halini ve verilen mesajları iyi okumak gerekir.
Elbette beklentileri de iyi yönetmek.
Hala birçok kişi hangi partiye oy vereceğini bilmiyor.
Gündoğdu’da konuştuğumuz bir çok kişi, ''DYP-ANAP birleşti, CHP-DSP’de birleşsin, ondan sonra kararımızı vereceğiz...'' diyorlardı.
Demek ki; bu kalabalıklar hala kararsız, hala kafasındakileri tek bir partide bulabilmiş değil. Sol ya da sa€ takıntısı yok.
Adaylara bakacak, programlara bakacak ondan sonra kararını verecek.
AKP, kabul etmese de toplumda bazı kaygılar yarattı.
O yüzden mitingler bu kadar coşkulu ve meydanlara sığmaz oldu.
Tandoğan’da, Çağlayan’da, Manisa’da, İzmir’deki vatandaşların çağdaşlık, modernlik, demokrasi talebi ne yazık ki kürsüde yok.
* * *
Daha doğrusu...
Meydanları dolduranların içindeki heyecan mikrofonlara tam yansımıyor, konuşmalar geleceği kurgulamıyor.
Ancak kürsünün demokratlığını biraz da sorgulamak gerekiyor.
Sanatçı Zülfü Livaneli’nin sahneye gelişine bozulan ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Türkan Saylan’a söz vermeyen kürsü birçok kişinin de tepkisini çekti.
Baştan beri sokağa dökülen insanlar, partisiz, lidersiz olduğu için mitinglere destek verdi.
Türk insanının beklentilerine uymak ve buna uygun stratejiler geliştirmek en uygun olacaktır.


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Emeklilik hakkında her şey
Havalimanında ağır tuvalet kokusu var
Kısır döngü
Meydanların beklentilerini yönetebilmek





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet