
M. Ali BİRAND
Uykudaki dev uyanıyor...
Laik kesim genelde sessizdir. İzleyici kalmayı tercih eder.
Hatta bir bölümü vardır ki, kimse alınmasın ancak bunca yıldır haklarını demokratik yollardan arayacaklarına, çıkarlarını korumayı askere ihale etmişlerdir. Evlerinden çıkmazlar, sadece şikayet ederler ve işler sıkışınca "Paşam, kurtar bizi" diye bağırırlar. Bunların örneklerini hep gördük. CHP'yi bazen kucakladılar, bazen hırpaladılar. Ne tam olarak benimsediler, ne de tam dışladılar.
Şimdi, bu durum değişiyormuş gibi bir görüntü var. Bu defa, 27/4 açıklamasıyla birlikte laik kesim, ilk defa sokağa döküldü. İlk defa sesini duyurmak üzere hareketlendi. Hatta askeri göreve çağıranlar bile, kendi çıkarlarını korumak üzere, rahatını bozma pahasına evlerinden çıktılar.
Bu seçim çok farklı olacak.
Ben ilk defa, laik kesimin böylesine duyarlı hale geldiğini görüyorum. İlk defa, ev kadınları "aman oyumuzu verelim" konuşmaları yapıyorlar. İlk defa, Bodrumcular 20-21 Temmuz günleri oy vermek için geri dönüş planları yapıyorlar. Yerlerini şimdiden ayırtıyorlar.
Toplumda genel bir gerilim var.
Eskiden, bu yaklaşımı dindar kesimde görürdük. Bu defa laik kesim hazırlanıyor. "Oyumuz ziyan olmasın" mantığı giderek güçleniyor.
Son mitingler bu ortamın en belirgin işaretidir.
Bizim için Eurovision'un bir milli maçtan farkı yok. Onur sorunu yaparız. Puan alamadıklarımızı düşman gibi görür, bize puan verenleri alkışlarız. Birini Türk dostu, diğerini Türk düşmanı gibi algılarız.
Eurovision aslında ticari bir olaydır. Hem güzel bir show hem de müzik sanayine hammadde sağlayan bir mekanizma.
Bundan dolayı, puan alamayan ülkeler, başkalarını değil, kendi şarkılarını suçlarlar. Örneğin, en az oy alan İrlanda veya yılların şampiyonu iken şimdi yerlerde sürünen İngiltere'de, ertesi günün gazetelerine baktım, kimse oralı bile olmamış.
Eurovision'un diğer bir gerçeği, Balkan ülkeleri ve eski Sovyet Cumhuriyetleri'nin hep birbirlerini kollamalarıdır. Kıbrıs ile Yunanistan paslaşır, İskandinavlar da birbirlerini gözetirler. Ancak yine de siyaset dışı hareket edenler vardır. Bunun en tipik örneği, Türkiye'nin Ermenistan'a 12 puan vermesiydi. Doğrusu Türkiye bu konularda herkesi şaşırtmaya devam ediyor.
Kenan Doğulu, bu yarışmaya katılmak üzere seçildiği günden, sonuna kadar işin mizansenini gayet iyi yaptı. Sahnesi iyiydi. Gayet de akıllıca bir PR kampanyası düzenledi. Dördüncü olmasa kolaylıkla 3'üncü, çok şanslı olsa belki 2'inci olabilirdi.
Ancak beklediğini elde edemeyince, yarışma sonrasında annesi ile birlikte otel odasında ağlamış. Hayret ettim. Ben de onu Eurovision'un ne olduğunu çözmüş sanmıştım. Sevinmesi gerekirdi. Ünü daha da arttı. Dışarıda belirli çevrelerde tanındı.
Eurovision dediğiniz zaten bu değil mi?
100'üncü yıldönümlerinde bir şampiyonluk kazandılar. Keyifle kutlamalılar. Bir GS'lı olarak onları gıpta ile izliyorum.
Geçen yıl, GS şampiyon olduğunda, FB'li dostlarım bize takılır ve "Sizi bizler şampiyon yaptık. Denizli'ye yenilmeseydik, GS şampiyonluğu göremezdi" derlerdi.
Bu yıl da hemen hemen aynı duyguları bizler hissediyoruz.
Eğer BJK ve GS gibi, birbirinden beceriksiz iki rakibi olmasaydı, FB şampiyon olamazdı. Hele son haftalarda, sanki FB'liler istemiyorlarmış da, BJK ve GS ite kaka onları liderlikte tutuyormuş gibi bir hava vardı. Her iki takım öylesine maçlar kaybettiler, öylesine bedava puan harcadılar ki, inanılacak gibi değil...
Ancak, ne olursa olsun, bütün bunlar artık boş. Hava yağmurluydu, saha çamurdu, hakem taraf tuttu gibi gerekçeler geride kaldı. Şu veya bu nedenle Fenerbahçe bu yılın şampiyonu oldu.
Söylenecek söz yok.
Bundan böyle, hepimizin şampiyonu alkışlaması gerekir.
BJK ve GS'ın da akıllarını başlarına alıp, nerelerde hata ettiklerini iyice hesaplayıp kendilerini gelecek yıla hazırlamaları gerekir. Özellikle yöneticileri, geçmiş sezonun bilançosunu çok iyi çıkartmalılar.
Geçmişe ağlayacağımıza, geleceğe bakalım.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net

