Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Mayıs 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ne haftaydı ama...

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Öyle haftalar var ki, neyi yazacağınızı şaşırıyorsunuz. Ben de ''kısa kısa...'' dokundurmaya karar verdim.
Aylar önce, Eurovision’da Türkiye’yi temsil edecek olan Kenan Doğulu’dan şöyle veciz bir ses yükselmişti:
''Türkçe olması eski kafaların düşüncesi...''
Hemen ardından başta TDK olmak üzere tepkiler yükselirken, en çarpıcı cevabı bir köşe yazarımız vermişti kendisine:
''...Avrupa’da yükselen duyarlıktan bihaber, el diliyle yarışa koşarken kendi diline sahip çıkanları ‘eski kafalılık’la suçlarsanız, gün gelir, ‘şempanze dili’ ödülünü hak edersiniz.''
''Shake It Up Şekerim'' parçasıyla Türkiye’ye dördüncülük kazandıran Kenan Doğulu’yu, ''Kendisini yıllardır ABD’de geliştirmiş olması ve yabancıların kolayca anlayıp söyleyebileceği'' İngilizcesi de kurtaramadı. Bu hale sevinecek değiliz. Ama öneri geliştirmek yasak olmasa gerek:
Seneye Sırpça bir şarkıyla katılmaya ne dersiniz?
* * *
Yarışmanın düzenlendiği Finlandiya’nın nüfusu 5 milyonu biraz aşıyor. Gündoğdu meydanındaki kalabalığa bakınca yanımdakilere dedim ki: ''Finlandiya’nın neredeyse yarısını buraya toplayan bir şeylere sahip çıkma bilinci, dünyanın ‘en çok konuşulan 5. dili’ için de artık bir şeyler yapsa, güzel olmaz mı?''
Şimdilik sadece gülümseyerek cevap verdiler. Yumurta kapıya gelmeden hareketlenemiyoruz malûm. ''Gelincik tarlası'' benzetmesi göze ve kulağa hoş geliyor. Her yaştan ve her kesimden insan vardı etrafımızda. Sadece gençler daha bir ayrıcalıklı gibi göründü gözüme. Onların çocuklarına anlatacak onurlu bir ''öykü''leri var artık. Halide Edip’in ''Sultanahmet Mitingi''yle büyüyenler, bayrağı ''Tandoğan’lara, Çağlayan’lara, Gündoğdu’lara'' devrediyor gibiydi... İzmir büyük işlere evsahipliği yapmaya alışmaya başladı.
* * *
Ana teması, ''Daha iyi bir dünya için yeni yollar ve herkes için sağlık'' olarak belirlenen ''EXPO 2015'' adaylığımız, Eurovision gibi gayrı ciddi bir organizasyon değil kuşkusuz. Süreç devam ederken, cazip ve etkileyici alt temalar belirlemek amacıyla bir ''Beyin Fırtınası'' düzenlendi İzmir Ekonomi Üniversitesi salonlarında. İzmir Ticaret Odası’nın evsahipliği ve bendenizin moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıda katılımcılar, yaratıcı ve çarpıcı fikirler ürettiler. Birkaç haftaya kadar sonuçlarını bu köşede de paylaşabiliriz sanıyorum. ''Milano mu, İzmir mi daha şanslı?'' derseniz, şimdilik fikrimi saklamayı tercih ediyorum; ''paradoks''lar devam ediyor.
* * *
Meselâ, dünya kenti olmanın tarifleri arasında, ''tahammül becerisinin yüksekliği'' de var mıdır acaba? Süper Lig’de ve elemelerde hiç takımı olmayan bir kent, aynı hafta içinde, ''Kupa’nın sahibini ve şampiyon''u ağırladı. Sadece evsahibi olmaya giderek alışıyor muyuz, nedir? Oysa, ''Aşkın karşıtı nefret, sanatın karşıtı çirkinlik, inancın karşıtı sapkınlık, hayatın karşıtı ölüm değildir; umursamamazlıktır'' diyen düşünüre kulak verirsek, bu yazının bütün paragrafları için umursadıklarımızla umursamadıklarımızı terazilemek zorunda kalırız. Deneyelim mi?


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Ne haftaydı ama...
Otobüs seferleri yeniden düzenlenmeli
Yerli olsun ama nitelikli de olsun
Çıkarılacak çok ders var





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet