|
 |
|
|
Çıkarılacak çok ders var
Bence / Fatih Tanfer
Cumhuriyet Mitingi ve Fenerbahçe şampiyonluğuyla Türkiye’nin gündemine oturan geçtiğimiz pazar günü, İzmir takımları için de hayati önem taşıyan bir gün oldu. Hafta sonu yayınlanan yazımın başlığı ''Pazarımız mutlu olsun''du. Düşüncelerimi aktarırken, ''Bugün uzun olacak. Akşam olsa da stresten kurtulsak'' ifadesini kullanmıştım. Pazar maratonu, sabah 09.00’da başladı ve gerçekten her dakikası ayrı bir heyecanla yaklaşık 13 saat sürdü. Sabahki miting için söylenecek bir söz yok. Türkiye’de bugüne kadar yapılmış mitinglerin belki de en kalabalığı olduğu konusunda kamuoyu hemfikir. Zaten İzmirlilere de bu yakışırdı, gereği yapıldı.
Mitingten ayrıldık, Alsancak Stadı’nda 15.30’da başlayan İzmirspor-Fethiyespor karşılaşmasına geçtik. İki takım için de kader niteliği taşıyan maça Fethiyesporlu taraftarlar da (mitingin etkisiyle olsa gerek) büyük ilgi gösterdi. İzmirspor’a ise kardeş kulüpler Altay ile Göztepe seyircisi destek verdi. 90 dakika boyunca büyük gerilim yaşandı. Bunun sebebi de Nazilli, Turgutlu ve İzmir’den, ilerleyen dakikalar içinde gelen skorlara göre beş ayrı senaryo ortaya çıkmasıydı.
Bu sıkıntıyı yaşamaya değer mi?
Birinci yarıda alınan sonuçlara göre, devreyi 1-0 yenik kapatan İzmirspor küme düşüyordu. Şimşek beraberliği ikinci yarıda yakaladıktan sonra tablo değişti. Turgutlu’da skor 0-0’ken, yenik durumda olan Nazilli Belediyespor küme düşme pozisyonuna geldi. İzmirspor, 63. dakikada kalesinde golü görüp geriye düşünce yeni bir olasılık daha ortaya çıktı. Nazilli Belediye beraberliği yakaladı, bu defa Şimşek uçurumun ucuna geldi. Turgutlu ve Nazilli galibiyet golünü atsalar, puanları 39 oluyor, İzmirspor’un hiçbir şansı yok!
Anlatılması zor bir bir stres... Protokol tribünündeki Başkan Hüseyin Terzioğlu ve arkadaşlarını gözlüyorum, çektikleri sıkıntı herhalde ömürlerinden ömür götürüyor. Kendi kendime soruyorum, ''Bu sıkıntıyı yaşamaya değer mi?'' Ancak sevgi var ya sevgi, her şeyin üstesinden geliyor.
Bu maçın teknik yorumunu yapmaya çalışırken bu kez soruyu kendime yöneltiyorum:
''Böylesine gerilimi yüksek, biraz da duygusal maçın yorumu nasıl yapılır?'' Oyunculara da hak vermek lazım. Gözleri topta, kulakları tribünlerden gelecek haberde. İzmirspor mağlup durumda, Hasan Gostak ileriye çıkıyor, lacivert-beyazlılar bir anda beş forvet oynuyor. Orta alan yok, oyuncular gayretli, ancak yoğun gerilim yüzünden ayaklarını kaldıracak halleri kalmamış. Bir an önce gol gelsin diye kaleden kaleye şahin gibi uçuruyorlar, sürekli uzun top kullanıyorlar. Ne taktik, ne de oyun planı.
Ender görülecek bir manzara
Teknik Direktör Levent Devrim, futbolculuğunda az koşar, takımlarında beyin görevi yapardı. Onun saha kenarındaki çırpınışlarını gördükçe futbolcuğunu bir kez daha anımsadım! Dördüncü hakemden tam beş uyarı alsa da oyuncuları motive etmek için çabalamayı sürdürdü. Dört dakikalık uzatmanın bitmesine iki dakika kala Nazilli maçının sonucu geldi ve yüzler güldü, bayram havası esti. Futbolcular son iki dakikayı geçirmek için sahada sadece top çevirdi. Kalan dakikalar saatler kadar uzundu.
Futbolda herkesin aynı anda mutlu olması zordur. Bu maçta durum gerçekten ilginçti. Sonuç beraberlik, sahada bayram yapan iki takım var. Ender görülecek bu manzarayı uzun uzun izledik. İzmirspor, yaşanan tecrübeden gerekli dersleri fazlasıyla çıkardı sanırım. Yeni sezonda tek dileğim, bu sevinç tablosunun bir üst lige yükselmek için olması. Çünkü Şimşek, geleceğe yatırımı ve sporcu potansiyeli ile bunu fazlasıyla hak ediyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|