Avrupa'dan 'bildiri' için mektup var
Avrupalı tanınmış siyasetçi ve akademisyenler, Genelkurmay bildirisi, gösteriler ve seçim kararıyla ilgili bir açıklama yayımladı
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Avrupa'da aralarında Avrupa Parlamentosu Milletvekili Cem Özdemir, Daniel Cohn Bendit, eski Almanya dışişleri bakanı Joschka Fischer gibi isimlerin bulunduğu tanınmış siyasetçi, akademisyen ve yazarlar, Türk vatandaşlarının Türk ordusunun 27 Nisan'da yayımladığı açıklamaya Avrupa ve ABD politikacılarının tepkilerini dikkatle izlediğini dile getirerek, "Bu gergin koşullarda Türk toplumuna açık mesajlar göndermek hayati öneme sahiptir.
Biz Türkiye'nin gelişmesinin yanı sıra Avrupa Birliği ile de ilişkilerine zarar verebilecek bu müdahaleden derin üzüntü duyuyoruz" dediler.
'Bildiri'den gösterilere
Metinde başlıca dört mesaj verildiği dikkati çekti:1. TSK'nın yayımladığı bildiri "müdahale" olarak nitelendirilirken, bunun Türkiye'nin AB ile ilişkilerine zarar vereceği ve ordunun laikliğe tehdidi abarttığı vurgulandı.
2. Türkiye'de yasaların Avrupa standartlarına hiç bu kadar yakın olmadığı, bu değişimin büyük kısmının da mevcut hükümet tarafından gerçekleştirildiği kaydedildi.
3. Dolaylı ifadelerle bir AKP mensubunun cumhurbaşkanı olması halinde iktidarın tek elde yoğunlaşmasından rahatsız olanların endişelerinin anlayışla karşılandığı belirtildi.
4. Büyük gösterilerin, siyasi kararların mahkemelere taşınmasının ve siyasi kampanyaların demokratik siyasette kabul edilebilir taktikler olduğu vurgulandı.
International Herald Tribune gazetesinin "yayın yönetmenine mektup" köşesinde önceki gün yayımlanan ve "Avrupalı dostlarından Türk halkına" diye başlayan mektupta şu ifadelere yer verildi:
'Müdahale şüphe düşürdü'
"Son günlerde Türk vatandaşları Türk ordusunun 27 Nisan'da yayımladığı bildiriye Avrupa ve ABD'deki politikacıların nasıl bir tepki gösterdiğini dikkatle izliyor. Bu gergin koşullarda Türk toplumuna açık bir mesaj vermek çok büyük önem taşıyor. Türkiye'nin ilerlemesine ve AB ile ilişkilerine zarar verebilecek bu müdahale bizi derinden üzdü.Türkiye'de gerçekleştirilen bir dizi çarpıcı reform sonucu AB Komisyonu 2004'te Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini büyük ölçüde yerine getirdiğini ilan edince AB, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlatılmasına karar verdi. Bu kriterlerden biri, insan hakları ve temel özgürlüklere saygıyı öngörüyor. Bir diğeri işleyen demokrasi, bu kapsamda da temel ilke olarak silahlı kuvvetler üzerinde sivillerin tam kontrolü olmasını gerektiriyor. 27 Nisan'daki askeri müdahale Türkiye'nin (kriterlere) uyumunu şüpheye düşürüyor.
'Tehdit abartılmıştır'
Türk ordusu, bunu "Türk laikliğini" koruma ihtiyacıyla açıkladı. Ancak laikliğe yönelik tehdit abartılmıştır. Aslında, Türkiye, kadın haklarından eğitime birçok alanda laik değerlere yasal koruma sağlayan önemli reformlara girişti. Daha yapılacak çok şey var-ceza yasasındaki ifade özgürlüğü kısıtlamalarının ortadan kaldırılması ve cinsiyet ayrımının kapatılması için çalışılması da bunlara dahil ve biz Türk yetkilileri reform yolunda gayretle ilerlemeye çağırıyoruz. Ancak Türk yasaları, Avrupa standartlarına hiçbir zaman bu kadar yakın olmamıştı ve bu değişikliklerin çoğu mevcut hükümet tarafından yapıldı.Türk halkının tercihlerini ifade etmenin, Türk siyasi süreci ve Türk sivil toplumunun üzerine düştüğüne inanıyoruz. Büyük gösteriler, siyasi kararların mahkemeye taşınması ve siyasi kampanyalar demokratik siyasetin kabul edilebilir taktikleridir. İktidarın bir elde toplanmasından endişelenenleri anlıyoruz ancak bu, ordunun demokratik hükümeti sınırlaması için bir bahane olarak görülmemeli.
'AB dayanışma göstermeli'
Son olarak, Avrupa hükümetlerini, AB'nin geçmişte verdiği söz ve vaatleri teyit etmeye çağırıyoruz. Türkiye'nin Avrupa standartlarına uymak için daha yapacak çok şeyi var, ancak AB şimdi Türk demokratlarla dayanışma göstererek bu sürecin rayında tutulmasına yardımcı olabilir."Mektubu imzalayanlar arasında, eski Hollanda dışişleri bakanı Hans van den Broek, eski Portekiz dışişleri bakanı Teresa Patricio Gouveia, eski İspanya Dışişleri Bakanı Ana Palacio ve Avrupa Parlamentosu üyesi Joost Lagendijk de yer aldı.


