TİGANA GİDERAYAK SERT AÇIKLAMALAR YAPTI, YÖNETİM HAKKINDA AĞIR İFADELER KULLANDI
Fransız ihtilali!
Celalettin Kolot'un gelişi ve arka planda tanımadığım Sinan Engin'in bulunması bende rahatsızlık yarattı. Yine iyi idare ettik. Ocak ayı dönüm noktası oldu. Bu ayda etrafımda boşluklar yaratıldı. Kulübün geleceği için çalışamadık. Yazık oldu. Ben insanları öpüyorsam, sevdiğim içindir. Herkesi sabah öptükten sonra gidip onlar hakkında kötü düşünmem
SERDAR SARIDAĞ
Beşiktaş'ın yollarını ayırdığı Teknik Direktör Jean Tigana, yardımcılarının ve kendisinin gelecek sezonun bütün haklarını bırakarak gittiklerini söyledi.
Fransız hoca, Türkiye Spor Yazarları Derneği'nde, yardımcısı Guy Stephan'ın da hazır bulunduğu basın toplantısında, bazı gazetelerde, kulüpten ayrılması sırasında yöneticilerle yaptığı toplantının uzun sürdüğü şeklinde haberler çıktığını belirterek, "Genelde benim müzakerelerim ve pazarlıklarım 15 dakikadan fazla sürmez. Sözleşmemin feshi de 15 dakikadan fazla sürmedi. Bazı gazetelerde 11 saat sürdüğü yazıldı. Yardımcılarım ve ben, gelecek sezonun bütün haklarını bıraktık" dedi.
'En büyük taraftar benim'
Tigana, yönetim kurulunda yer alan Celalettin Kolot'un gelişinden ve arka planda, tanımadığı Sinan Engin'in olmasından bu yana rahatsızlık oluştuğunu öne sürdü. Fransız hoca, bunu yönetmenin çok zor olduğunu savunarak, sözlerini şöyle sürdürdü:"Buna rağmen fena idare etmedik. Oyuncularımdan da son iki maçı kazanmalarını rica ettim, çünkü ekibin gelecek yıl mutlaka Şampiyonlar Ligi'nde bulunması gerekiyor. Bu hususta Beşiktaş'ın en büyük taraftarı ben olacağım ve gelecekte bu kulübe büyük başarılar diliyorum. Bu kulübü ve Beşiktaş'ı çok seviyorum, uğradığım şiddetleri unutmaya çalışacağım. Pozitif yanlarını hatırlamaya çalışacağım. Pozitif yanı yüzde 99'dur. Burada çok mutluydum. Eşim ve kızım çok mutlulardı ve gitmekten dolayı üzüntülüler. İnsan olarak çok deneyim kazandım."
Tigana, "Maruz kaldığınız şiddetin şekli nedir" sorusunu "Şahsen kimse bana saldırmadı. Aracıma birkaç kişi elini vurdu. Cama birkaç kişi vurdu, ama şoförüm iyi olduğu için kolayca kurtulabildik. Bu sadece Türkiye'de olan bir şey değil. Evimin önünde de birkaç defa koşarak içeri girmek durumunda kaldım" diye yanıtladı.
Türkiye-İsviçre maçında da tribünde bulunduğunu anlatan Tigana, "Tanıdıklarımı ilk arayan bendim. UEFA ve FIFA'daki arkadaşlarımı hemen aradım ve stadın dışında herhangi bir şiddetin olmadığını izah ettim" açıklamasını yaptı.
'Ayrılmak beni üzüyor'
Monaco'dan ayrıldığı zaman da 3.5 yıllık haklarını kulübe bıraktığını vurgulayan Tigana, şunları söyledi:"Ben hiçbir zaman kulüpten bir gün fazla para almadım. Türkiye'den ayrılmaktan üzüntü duyuyorum. Türkiye'yi çok seviyorum. Çok güzel insanlar var. Bu sabah oyunculara ve mutfaktaki arkadaşlara veda etmek için tesislere gittim. Hakiki dostluk anları yaşadık ve bazı oyuncularımın ağladığını gördüm. Bu benim için çok zor bir andı" diye konuştu.
Fransız teknik adam, başarıya çok yaklaştıklarını ve kendileri için dönüm noktasının ocak ayı olduğunu belirtti. Ocak ayında etrafında bir boşluk yaratıldığını kaydeden Tigana, "Etrafımda boşluk yaratıldığında, o tarihte, haziran ayında gitmemi teklif etmeleri gerekti. Bu şekilde hepimiz doğru yerde ve doğru şekilde çalışabilirdik. Ocak ayından itibaren kulübün geleceği için çalışamadık. Çok yazık oldu. Gidecek olsam bile kulübün geleceğini hazırlamak isterdim" dedi.
'Sabote eden benmişim'
Takımla ilgili kendisine sorular sorulması halinde kulüp hakkında bildiklerini tam olarak vereceğini vurgulayarak, "Ben insanları öpüyorsam, gerçekten sevdiğim için öpüyorum. Herkesi bu sabah öptükten sonra gidip onlar hakkında kötü düşünmem" diye konuştu.Tigana, "Celalettin Kolot ve Sinan Engin takımı sabote mi ettiler" sorusuna "Bilmiyorum. Benim okuduğum ve anladığım kadarıyla sabote eden benim" yanıtını verdi.
Tartışılan sorular
Bir gazeteci: Hoca geldiğinden beri ağlıyor ve ajitasyon yapıyor. Devre arasında etrafındaki isimler gönderilirken neden dik durmadı da, şimdi dik duruyor. Para için mi kaldı ?
Tigana: Para için kalsaydım, bir ay daha devam eder önümüzdeki sezonun parasını alır, giderdim.
Bir gazeteci: "Neden Türklere bu kadar hakaret ediyorsunuz".
Tigana: Demek ki, siz benim burada anlattıklarımdan bir şey anlamamışsınız.
Bir gazeteci: "Babanız yaşıyor mu?".
Tigana: Hayır, babam öldü.
Bir gazeteci: Tigana, Bursa maçından sonra kulüp sorunlarını Yıldırım Demirören'in babasına bile ilettim demişti. Ben de, Tigana'yı babasına şikayet edecektim.
Pardon, Mösyö!
MİLLİYET
Tigana, Türkiye'deki veda turlarının sonuncusunu medyaya ayırdı. TSYD'ye geldi, kısa bir açıklama yaptı ve peş peşe gelen sorular üzerine toplantıyı erken bitirip, terk etti.Türkiye zamansız vedaların ülkesi oldu.
Kurtarıcı teknik direktör olarak getirdiğiniz adamdan yararlanamıyorsunuz, gitmesi için her türlü koşulu zorlayarak uygun ortamı yaratıyorsunuz. Adam bırakın tazminatı kalan maaşını da almadan gidiyor, ama bizim bazı meslektaşlar (!) yine de tatmin olmuyor.
İlkelerini unutan, gazetecilik sınırlarının dışına çıkan, basın ahlakını yok sayan zihniyet ne yazık ki, Tigana'yı ağlamakla suçlayacak, aşağılayacak ve onunla alay edecek bir seviyeye kadar inebildi.
Yeterli ya da yetersiz... Tigana, Beşiktaş'a üç kupa kazandırdı. İlaveten yüzümüze bir ayna tuttu. Bu aynada sportif ve mesleksel aşınmayı görüyor, mesleğimizin içine düşürüldüğü durumdan büyük üzüntü duyuyoruz.
Pardon Mösyö!

