Futbolda 'inkar' devri
Kaçınılmazdı... Şimdi olmasa iki hafta sonra başlayacaktı. Ve değişen iklimler gibi erken geldi "inkar" devri.
Artık forma ve bilet dışında futboldan aldığınız ne varsa, hepsi yüzde 80 fireli.
Açın bakın Fenerbahçe resmi sitesini...
"Roberto Carlos ile ilgilenmiyoruz"!
"Zico'nun yerine teknik adam arayışımız yoktur"!
Ne diyor yani şampiyonumuz?..
Yazılanlar yalandır.
Yahu, siz değil miydiniz senelerdir Roberto Carlos'un peşinde koşan... Her bunalıma Roberto Carlos jokeri oynayan?
Bugün ilginize bile layık olamayan Roberto'ya düne kadar niye futbol evliyası muamelesi yapıyordunuz o zaman?
Üstelik adamın "Fenerbahçe ile anlaştım" açıklaması tüm yabancı ajanslara düşmüşken.
Bir de gazetecilere "yalancı" derler. Alın işte, biri dev bir futbolcu diğeri dev bir takım. Biri anlaştım diyor diğeri tersini söylüyor.
Hadi alın kalemi, siz yazın.
Veya yorum yapın "Roberto Carlos Fenerbahçe'ye ne katar" diye.
Ne yaparsanız yapın ama bize kızmayın. Bizim bu enstrümanlarla çalabileceğimiz melodinin akordu bu kadar.
Ya "yalan" ya "inkar"...
* * *
Gelelim Zico'ya...
Siz inanıyor musunuz Fenerbahçe'nin bir yıl daha Zico ile çalışacağına?
Ama tersini söylüyor "Resmi Site".
Hani "Orada yazmadan hiçbir haberin doğru olduğuna inanmayın" denilen resmi site var ya; o işte.
"Çok memnunuz" diyor.
Zico'ya mı üzülelim, gelme ihtimali olan teknik direktörlere mi, kendimize mi?
Sadece "Zico gidecek" haberi yalan çuvalına düşmüyor bu "tebliğ" ile... Fenerbahçe'nin Lucescu'yu araması, başka hocalarla temas kurması, daha bir sürü haber otomatikman "yalan" kategorisinde.
Sezon bittiğinde Zico giderse...
"Yalan söyledik" diyecek halleri yok elbet.
Bu durumlarda "imzayı reddetme gerekçesi" olan "Mecburdum" bahanesi "içtihat" olmuş:
"Mecburdum, Galatasaray derbisi vardı".
"Mecburdum, alacağım hocanın fiyatı artardı".
Anlayabiliyor musunuz nasıl bir iş yaptığımızı?
* * *
Şimdi Fenerbahçe'nin hakkını yememek lazım.
O'nda böyle de başkalarında farklı mı?
Artar eksilmez.
Zaten benim amacım, kimin daha çok inkarcı olduğunu terazilemek, kulüpleri ayıplamak falan değil... Bizim mesleğin zorluklarını ortaya sermek.
Düşünsenize; günün 24 saati burnundan ter damlayarak kulüp labirentlerinde koşuşturan, bir gram haber uğruna genç yaşında psikologluğa soyunan ve insan ilişkilerinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri kadar hassas olmaya zorlanan bir muhabir, varoluşunu kanıtlayabilecek bir haberi bulup çıkarıyor... Ertesi gün açıklama:
"Yalan".
Of anam offf...
* * *
Madalyonun arka yüzü de var tabi...
"Doğru"nun "yalan"a, "kabul"ün "inkar"a karıştığı bu büyük çorbada, "taş" da oluyor "kesik baş" da...
Yalanlamanın bir değeri kalmayınca, doğru olmayan haber de tehlike arz etmiyor.
Ha doğru ha yanlış; hepsi "inkar"da.
Mesela...
İbrahim Toraman Fenerbahçe asbaşkanı Ali Koç ile İzmit'teki Kartepe Green Park Resort Otel'de görüşmemişse...
Beşiktaş kaptanı Fenerbahçe ile flört etmemişse...
Kişilik hakları rencide olmuyor mu o zaman?
Kaynaklar aksini söylese de İbrahim bas bas bağırıyor; "yapmadım" diye.
Tıpkı, devre arasında yaptığım röportajda Ersun Yanal'ın bana "Galatasaray'la görüşmedim" dediği gibi. Söylediğine göre Akmerkez'de tesadüfen karşılaşmıştı Adnan Sezgin ile ve bir kahve içmişti. Transfer konuşacak olsa Akmerkez'i mi seçerdi mesela İzmit'teki bir otel varken?..
Gel de çık işin içinden.
Maalesef mevsimi geldi.
Kaçınılmazdı... Bugün olmasa iki hafta sonra başlayacaktı.
Ve değişen iklimlere özenip erken geldi.
Artık futboldan aldığınız ne varsa, hepsi yüzde 80 fireli.
Aziz Yıldırım'ın adımı
Sayın Aziz Yıldırım insanoğlu için küçük, ancak insanlık için çok büyük bir adım atmış Caferağa Spor Salonu'nda.
Kızların basketbol finalinde siyah-beyazlı yöneticileri seyircinin elinden almış.
Kimse "Tribünler nasıl o hale geldi" falan demesin.
Hesaplaşma devri çoktan geride kaldı. Çok daha vahim durumlardayız şu anda.
O yüzden, dolu tarafından bakalım bardağa:
Gerçekten saygıyı ve takdiri hak eden bir davranış sayın Yıldırım'ınki.
Fenerbahçe seyircisinin rakip kızlara yaptıklara ne kadar utanç vericiyse, o kadar alkışlanası.
Lakin bu kadarla kalmamalı... Devamı olmalı.
Taaa, skandalı önlemek mecburiyetleri ortadan kalkıp nedensiz dostluk gösterilerine sıra gelinceye kadar.
eguven@milliyet.com.tr

