
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
'Az' çoktur
Merkez sağda ve merkez solda seçim ittifakları için "Birleşseler n'olacak?" diyenlere hatırlatayım... 2002 seçiminde DYP, yüzde 0.4 farkla yüzde 9.6 oranında oyunu yitirmiştir. Yüzde 10'luk barajın altında kalmış, Meclis'e tek bir milletvekili dahi gönderememiştir.
Oysa... Barajı geçseydi, oy depoları genellikle az sayıda oyla milletvekili seçilen kırsal kesimde olduğu için, Meclis'te 30'un üzerinde bir sayıyla temsil edilebilirdi.
O nedenle bu marjinal gibi görülen oylara sahip partilerle daha büyük DYP ve CHP'nin seçim ittifakları, sandıklardan Türkiye'nin siyasi yazgısını değiştirecek sonuçlar üretebilir.
ANAP'ın ve DSP'nin yüzde 1'ler dolayındaki oyları bile önemlidir.
Kaldı ki... O denli düşük oranların nedeni, 2002 öncesi sarsak koalisyona duyulan tepkidir.
Özal'ın kurucusu olduğu ANAP'ın ve Ecevit'in ruhunu verdiği DSP'nin gerçek oyları bunun üzerindedir.
İttifakların yaratacağı "rüzgârın" ölü topraklarına hareket getireceği de söylenebilir.
Gönlü bu ittifak yapan partilerde olup da "Canım nasıl olsa barajı bile geçemeyecek, neden oy vereyim?" diye düşünenler artık "eksi" duygulardan kurtulacaktır.
Bu durumda Meclis'e AKP'nin yanı sıra "CHP-DSP" ve "DYP-ANAP" ittifaklarının yansıyacağı ve böylece 3 partinin olacağı neredeyse kesin.
Buna, MHP'nin hiç de az olmayan barajı aşma olasılığını ve DTP'li bağımsızların da Meclis'e gireceği gerçeğini ekleyin... İddia edildiği gibi, AKP oyları yüzde 40'a yaklaşsa bile sandıktan tek başına iktidar çıkmayabilir.
Hatırlayalım... 1977 seçimlerinde CHP yüzde 42 oy almış, ama iktidar olamamıştı. Muhalefette kalmıştı.
Siyaset alanında da son haftaların "başarılarını" sıralamakta yarar var.
- Meydanlara sel gibi akan AKP dışındaki tüm sivilleri bütünleştirdi.
- Bayrak, Atatürk, laisizm değerleri ile silahsız kuvvetler birliği oluştu.
- "Bunlar birleşmez" denilen merkez sol ve merkez sağ partilerin "birleşmek" ve "seçim ittifakı" mucizeleri gerçek oldu.
- Bu birleşmeler ve seçim ittifaklarıyla Tandoğan, Çağlayan, Manisa, Çanakkale ve İzmir'de tavır koyan laik milyonların oy verebilecekleri adresler var artık.
...........................
Meclis'e yüzde 10 barajını aşarak girecek birleşmiş partiler ve seçim ittifakı yapan partilerle, milletvekili aritmetiği -hayli- değişecek gibi görünüyor.
Böylece... Meclis dışında kalan ve temsil edilmeyen oy oranı hayli düşecek.
Anayasa'nın aradığı "temsilde adalet", 2002 seçimlerinden bu yana topallıyordu, yeni Meclis artık "temsil engelli" olmayacak.
AKP, giderayak, özellikle cumhurbaşkanı seçiminde uyguladığı politikalarla gerçekten dağınık, bölük pörçük siyasetin toparlanmasına yardımcı oldu.
Buna "uhu sendromu" da denebilir.
Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazandığı gece, Kopenhag'dan dönüşte aynı uçaktaydık.
Nasıl da keyifli bir geceydi!
Uçakta elden ele dolaşan kupayı kucaklamıştım, o anın fotoğrafı, gazetedeki odamda asılıdır.
Fatih Terim, "kupanın kazanılış yıldönümü bağlamında, o dönemin başkanı Faruk Süren'in vereceği yemekte olacağını" söyledi.
Dün Borsa lokantasında UEFA Kupası'nı kazanan Terim ve teknik adamlar ile dönemin yöneticileri, Süren'in masasındaydılar.
Çok keyifli bir yemek.
Keşke 7 yıl önce bu bütünlük gerçekleşseydi.
Kupadan sonra başta Fatih Hoca olmak üzere GS dağıtılmasaydı.
Oysa... Her şey planlanmıştı. Hagi, genç takımın başına geçecekti. Transfer edilecek isimler belliydi.
Yazık oldu.
Gene de Galatasaraylılara ve Türkiye'ye bu büyük kupayı kazandırarak tarih yazanlara yürekten teşekkür.
.........................
Bu bağlamda FB için de bir duygumu yansıtayım...
Aziz Yıldırım, FB'nin sağlam yapılanmasının ve bunun sonucu şampiyonlukların altındaki imza...
Darısı GS'nin başına...
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

