Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Mayıs 2007 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaşadığımız her gün onlarındır


yural@milliyet.com.tr

Bir insan ne kadar büyük, ne kadar erişilmez, ne kadar değerli olursa olsun, bütün kazanımlarını borçlu olduğu biri vardır. O da annesi. Anne onun yaratıcısı, doğurganı, koruyup kollayanı ve yaşamlarının geleceğe dönük sürdürücüsüdür. Onları anlatmak öylesine zordur ki, sözcükler, sevgiler bu yüceliği anlatmaya yetmez. Öyle çok şey yazılmıştır ki onlar için; şiirler, öyküler, romanlar... Ne kadar güzel olurlarsa olsunlar, yine de onları anlatmaya yetmez. Krallar, peygamberler bile annelerden doğmuştur. Hz. Muhammet anneler için, "Cennet anaların ayakları altındadır," demiştir. Bu yüzden, onları mutlu etmek için bir gün yetmez. Aslında yaşadığımız her gün onlarındır.
* * *
Benim sevdiğim en güzel anne şiirlerinden biri Âşık Veysel'e aittir. Yedi kıtalı şiirinde Veysel, annesini öylesine güzel anlatır ki, onda annenin yerini, yüceliğini, annenin farkındalığının en güzel örneğini görürüz: "Dokuz ay koynunda gezdirdi beni / Ne cefalar çekti, ne etti anam / Acı, tatlı zahmetime katlandı / Uçurdu yuvadan, yürüttü anam. / Anaların hakkı kolay ödenmez / Analara ne yakışmaz, ne denmez / Kan uykudan gece kalkar, gücenmez / Emzirdi, salladı, uyuttu anam. / Tükenmez borcum var anama benim / Onun varlığından oldu bedenim / Kimi köylü kızı, kimisi hanım / Ta ezelden tarihe kayıtlı anam. / Veysel der kopar mı analar bağı / Analar doğurdu ağayı, beyi / İşte budur sözlerimin gerçeği / Öğretti, okuttu, büyüttü anam."
* * *
Kültürümüzde annelerimizin yeri çok başkadır. Onlar yaşamın her alanında yer alan ve bütün yükünü çeken güzel insanlardır. Zor günlerde erkeklerinin, oğullarının yanında bizim annelerimiz gibi duran belki de dünyada çok az ülke annesi vardır. Yalnızca Kurtuluş Savaşı'ndaki annelerimizi anlatmaya bile binlerce kitap sayfası yetmez. Nazım Hikmet'in dediği gibi, "Anamız, avradımız, yarimiz / ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen / ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen" bu varlıklara baktığımızda, onları bugün bile toplumumuzda başımıza taç ettiğimiz de pek söylenemez.
* * *
Onlara hak ettikleri değeri yeterince veremediğimizin bir göstergesini de atasözleri kitaplarında görürüz. Hangi kitabı açarsanız açın, analarla ilgili söylenmiş atasözü on sayısını geçmez. Belki bir 20-30 kadar da deyim vardır. En çok güzel deyiş, atasözü, deyim olması gereken dil bizim dilimiz olmalıdır. Bu kadarı bile bize, toplumca annele- rimize verdiğimiz değerin ölçüsünü göstermeye yeter de artar bile. Bizi bugün de bağışlayın annelerimiz. Gösteremesek de, hepinizi çok seviyoruz!..
Annemin ve tüm annelerin ellerinden öperim!..


PAZAR
"İnsanın aklı başına bir 40'ında geliyor. 50'sine varınca daha da bir geliyor"
Berlusconi ile liman işçileri rövanşa çıkıyor
Beş yıl barda çaldılar, "Barda" ile meşhur oldular
"Hep bağımsız olma, kaderimi tayin etme arayışındaydım"
Saraydaki Borsa
Kablosuz hayat daha mı güzel?
"Genç olduğumuzu söylemiyoruz"
neler konuşuluyor?
Ayna ayna söyle bana, benden daha çirkini var mı?
Bir onur ve kimlik mücadelesi
Kurabiye cenneti
Kopyalamak ya da kopyalamamak
"Takatumbi" diyalogları
Bir ayrılık öyküsü
Türkiye Kovalaşıyor
Çukurova: Gerçek Adana kebap
Tarihimizde seçimler
Yeşil yapraklı sebzelerden şaşmayın
Dünyayı tembellik kurtaracak / İşe gitmemekle başlayacak her şey...
Ah o gemide daha fazla kalsaydım!
Yaşadığımız her gün onlarındır
Balıklara kıymayın efendiler!





Ahmet Turhan Altıner
Yasemin Çongar
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

   
© 2006 Milliyet