|
 |
|
|
Yaşadığımız her gün onlarındır
yural@milliyet.com.tr
Bir insan ne kadar büyük, ne kadar erişilmez, ne kadar değerli olursa olsun, bütün kazanımlarını borçlu olduğu biri vardır. O da annesi. Anne onun yaratıcısı, doğurganı, koruyup kollayanı ve yaşamlarının geleceğe dönük sürdürücüsüdür. Onları anlatmak öylesine zordur ki, sözcükler, sevgiler bu yüceliği anlatmaya yetmez. Öyle çok şey yazılmıştır ki onlar için; şiirler, öyküler, romanlar... Ne kadar güzel olurlarsa olsunlar, yine de onları anlatmaya yetmez. Krallar, peygamberler bile annelerden doğmuştur. Hz. Muhammet anneler için, "Cennet anaların ayakları altındadır," demiştir. Bu yüzden, onları mutlu etmek için bir gün yetmez. Aslında yaşadığımız her gün onlarındır.
* * *
Benim sevdiğim en güzel anne şiirlerinden biri Âşık Veysel'e aittir. Yedi kıtalı şiirinde Veysel, annesini öylesine güzel anlatır ki, onda annenin yerini, yüceliğini, annenin farkındalığının en güzel örneğini görürüz: "Dokuz ay koynunda gezdirdi beni / Ne cefalar çekti, ne etti anam / Acı, tatlı zahmetime katlandı / Uçurdu yuvadan, yürüttü anam. / Anaların hakkı kolay ödenmez / Analara ne yakışmaz, ne denmez / Kan uykudan gece kalkar, gücenmez / Emzirdi, salladı, uyuttu anam. / Tükenmez borcum var anama benim / Onun varlığından oldu bedenim / Kimi köylü kızı, kimisi hanım / Ta ezelden tarihe kayıtlı anam. / Veysel der kopar mı analar bağı / Analar doğurdu ağayı, beyi / İşte budur sözlerimin gerçeği / Öğretti, okuttu, büyüttü anam."
* * *
Kültürümüzde annelerimizin yeri çok başkadır. Onlar yaşamın her alanında yer alan ve bütün yükünü çeken güzel insanlardır. Zor günlerde erkeklerinin, oğullarının yanında bizim annelerimiz gibi duran belki de dünyada çok az ülke annesi vardır. Yalnızca Kurtuluş Savaşı'ndaki annelerimizi anlatmaya bile binlerce kitap sayfası yetmez. Nazım Hikmet'in dediği gibi, "Anamız, avradımız, yarimiz / ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen / ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen" bu varlıklara baktığımızda, onları bugün bile toplumumuzda başımıza taç ettiğimiz de pek söylenemez.
* * *
Onlara hak ettikleri değeri yeterince veremediğimizin bir göstergesini de atasözleri kitaplarında görürüz. Hangi kitabı açarsanız açın, analarla ilgili söylenmiş atasözü on sayısını geçmez. Belki bir 20-30 kadar da deyim vardır. En çok güzel deyiş, atasözü, deyim olması gereken dil bizim dilimiz olmalıdır. Bu kadarı bile bize, toplumca annele- rimize verdiğimiz değerin ölçüsünü göstermeye yeter de artar bile. Bizi bugün de bağışlayın annelerimiz. Gösteremesek de, hepinizi çok seviyoruz!..
Annemin ve tüm annelerin ellerinden öperim!..
|
|
|

|