
Melih AŞIK
Açık Pencere
Bugün 19 Mayıs...
Bugün 19 Mayıs... Atatürk'ün İstanbul'da işgalcilerle işbirliği yapan hükümete karşı mücadeleyi başlatmak üzere Samsun'a ayak bastığı... Bağımsızlık onuruna ilk adımı attığı gün... Bir ülke bağımsız değilse o ülke sömürgedir. Sömürgelerde ne özgürlüğün ne ulusal egemenliğin yani demokrasinin varlığı söz konusudur. O yüzden Atatürk "önce bağımsızlık" demiştir. Bakınız ne diyor yüce önder:"Özgürlük ve bağımsızlık aşkı ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben, milletimin ve büyük atalarımın en değerli mirasından olan bağımsızlık aşkı ile yaratılmış bir adamım! Çocukluğumdan bugüne kadar ailevÓ, özel ve resmÓ yaşamımın her evresini yakından tanıyanlarca bu aşkım bilinir. Bence bir millette saygınlığın, namusun ve insanlığın yerleşmesi ve yaşaması, kesinlikle o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasına bağlıdır. Ben kendim, bu saydığım özelliklere çok önem veririm ve bu özelliklerin kendimde varlığını iddia edebilmek için milletimin de aynı özellikleri taşımasını şart ve esas bilirim. Ben yaşayabilmek için kesinlikle bağımsız bir milletin evlâdı kalmalıyım! Bu sebeple millÓ bağımsızlık, bence bir yaşam sorunudur. Millet ve memleketin çıkarları gerektirdiği takdirde insanlığı oluşturan milletlerden her biriyle uygarlık gereğinden olan dostluk ve siyaset ilişkilerini, büyük bir duyarlıkla takdir ederim. Ancak, benim milletimi tutsak etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım! (1921 (Atatürk'ün S.D.1II., s.24)
Ne yazık ki 19 Mayıs süreci bugün de devam ediyor... Bugün de gayri milli unsurların siyasi ve ekonomik işgali söz konusudur. Bugün de işgalcilerle işbirliği yapanlar söz konusudur. O yüzden halk meydanlara dökülüyor... Bağımsızlık istiyor... Kurtuluş için yol arıyor...
Billboard'lardaki mayo reklamı tartışması yabancı ajanslara da yansımış. İran ve Suudi Arabistan gibi ülkeler dışında dünyaya rezil olduk...
Haldun Ertem
Okurumuz Hüseyin Şahin soruyor:
Bazı yazarlar AKP'yi sürekli Ak Parti diye yazıyor... Ama CHP'yi CH Parti, DSP'yi DS Parti, DYP'yi DY Parti diye yazmıyorlar.
AKP neden öyle yazılıyor?
İngilizce aslı: "In recent days Turkey's citizens have been carefully watching..."
Bildiri Türk halkı veya Türk vatandaşları demiyor, "Türkiye'nin vatandaşları" diye başlıyor... Hangi duyarlık içinde oldukları ilk cümlede belli oluyor!..
Avrupalılar kendi halklarından böyle mi söz ederler?
TEMA Vakfı güzel broşürler, dosyalar hazırlamış... Her ailenin yılda 140 ton su tasarrufu yapabileceğini bildirirken bunun için alınması gerekli önlemleri tek tek sayıyor... Muslukları açık bırakmayın... Bulaşıkları elde değil makinede yıkayın... Diş fırçalarken, tıraş olurken suyu kapatın... Daha kısa duş alın.. Gereksiz yere sifon çekmeyin... Sifona plastik bir şişe yerleştirin... Muslukları tamir ettirin... Su kaçaklarını engelleyin... Çamaşır makinesini ekonomik kullanın... vs... vs...
Anakent Belediyesi'nin bu doğrultuda bir kampanyayı kentin en ücra köşelerine yayacak şekilde başlatması gerekiyor... Bunu yapmak için ne bekleniyorsa...
Bununla yetinmemiş... "Şenlik 1919" adı altında farklı bir program düzenleyen Çankaya Belediyesi'nin afişlerini de toplatmış... Özetle: Ankara'da bir yara...
Financial Times, Ankara'nın Pursaklar beldesi için İslamcıların model kenti demiş. Cumhuriyet mitinglerinden sonra yabancı basın da uyandı, köşe bucak inceleme yapıyor...
köründe uyandırıyor? Herkes merak etmiş ama kimse öğrenememiş!
m.asik@milliyet.com.tr

