Çirkinlikler gecesi
Ali Sami Yen'de futboldan çok futbolun ayıpları ile dopdolu bir gece yaşanmaktaydı maalesef...
Oyundan çok önce saatlerce stat çevresinde başlayan ölçü dışı taşkınlıklar tribünlerde çok üzücü olayların habercisiydi sanki...
50 küsur yıldır futbolu kovalayan şu yorgun gözlerim dünyanın hiçbir yerinde böylesine vahşet gösterilerine asla şahit olmadı inanınız... Maç başlamadan tribünde kendi koltuklarını söküp, kendi arkadaşlarının üstüne fırlatan bu "çılgınlar kalabalığına" nasıl olur da "taşkınlık yapan seyirci" deyip geçebiliriz ki?..
Ya Fenerbahçe'nin sahaya ayak bastığı andan itibaren her sarı-lacivertli oyuncunun kafasına içi dolu pet şişeleri yağdıranların, Fener yedek kulübesinin üstüne ve sahanın tüm bölgelerine patlayıcı madde yağdırıp masum ve saygın Galatasaray taraftarının dahi ödünü patlatan bir seyirci anarşisi altında bu müsabaka neden başladı ve niçin oynatıldı ki?...
Demirlek bu müsabakanın hakemiyse eğer bütün bu gerçekleri gözlemcisi ve dördüncü hakemi Deda ile birlikte maç başlamadan görmek ve değerlendirmesini yapmak zorunda değil miydi?...
Polis kalkanları altında kulübesine gidip gelen teknik adamları ve yedek oyuncuların varlığından hakem triosu sorumlu değil mi bu ülkede... Sahada taç veya korner atan oyuncu "madde yağmuru altında" görev yapmaya çalışıyorsa eğer o ülkede "futbolun adı olamaz" efendiler...
İlk yarısı işte böyle bir "isteri çılgınlığı" halinde geçen oyunda iki de gol yiyorsanız eğer, buradaki yanlışların faturasını da kendinize keseceksiniz sayın "tribün azgınları"...
İkinci yarıda herkes sükunet beklerken daha da artan ve adeta "tribün terörü" haline bürünen oyunu Bülent Demirlek kesiyor ve gerekli süreyi bekledikten sonra sükuneti yine sağlayamayınca oyuna devam şansını denemek adına soyunma odasına gidiyordu...
İyi ama tribünlerde bitmek tükenmek bitmez "küfür - küfran" sloganlar ve ateşli madde yağmuru ilk yarıdan daha da beter şekilde devam etmekteyse bu müsabakayı ille de oynatmaktaki ısrar niyeydi.
Oldukça uzun bir aradan sonra yeniden başlayan oyun sanki bir başka Galatasaray - Fenerbahçe oyunu halinde geçmekteydi.
Evet, "ÇİRKİNLİKLER GECESİ"nden Fenerbahçe tarihi bir kazançla çıkıyordu sonuçta muhakkak... Ancak Galatasaray'ın maçın bitişiyle birlikte "çok şeyler kaybettiği" bir 90 dakika Türk futboluna zarardan başka ne getirebilir ki?
esenay@milliyet.com.tr

