
Ece TEMELKURAN
Kıyıdan
Memleketin tadı mı kaçtı ne?
Bu yazı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı münasebetiyle, kendilerini hiç sorumlu hissetmemelerine rağmen bu memleketi bu hale getirenlere hitaben yazılmıştır...
"Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde..."
"Türkiye'nin kritik bir dönemeçten geçtiği şu günlerde..."
"Dört bir yanı şehit kanıyla sulanmış bu cennet vatanda..."
"Milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya bağlı, yüzde 99'u Müslüman olan Türkiye'de..."
"Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklama gündeme bomba gibi düştü..."
Şu son otuz yılda, "değerinden hiçbir şey yitirmeyen" bu klişeleri kaç kere duydunuz acaba? Ve siz de kendinizi böyle soruların cevabını düşününce, genç yaşta olsanız bile, yorgun, bitkin ve bıkkın hissetmiyor musunuz?
Zaten yıllar içinde tutturulmuş hassas bir kıvamı olan memleketin tadının son günlerde iyiden iyiye kaçtığını hissetmiyor musunuz? Siz de kendinizi, yaşınız ne kadar genç olursa olsun, gündeme nötron bombası bile düşse şaşırmayacak kadar ihtiyar hissetmiyor musunuz?
Gençlik Bayramı'nız kutlu olsun!
Ülke ile duygusal bağ
Yıllar önce, Şubat krizinin hemen ardından (Yattığı toprak ışık dolsun) eski İzmir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina ile konuşuyorduk. (Bir parantez daha açıp şunu söylemek isterim: İzmir mitingi sırasında, Piriştina yaşasaydı bugün Sol'daki durumun bambaşka olabileceğini düşündüm durdum.)
"Gençler gidiyor" diyordu, dertleniyordu. "Ülkeyi terk ediyorlar" diyordu. Beyin göçünden söz ediyorduk. O zaman Piriştina'ya insanları ve özellikle gençleri bu ülkede tutan paradan başka şeyler de olduğunu, insanların artık memleketle duygusal bağlarını yitirmeye başladığını, İzmir'de bunun üzerine çok şeyler yapılabileceğini, hayatı daha güzel, daha neşeli hale getirmek gerektiğini söylemiştim. Gençlerle ülke arasında duygusal rabıtanın yıprandığından söz etmiştik sonra. Piriştina, İzmir'i yaşayanların övüneceği hale getirdikten sonra aramızdan ayrıldı. Giderken ardında genç ve gençleri seven bir şehir bıraktı. Memleketin geri kalanı ise hep aynı:
Gençlerden, gençlikten, gençliğin farklılığından ve farklı olma isteğinden nefret eden, ortalamanın faşizminin hacı yağıyla yıkanmış olarak devam ediyor yaşamaya.
Gençlik Bayramı'nız kutlu olsun!
Sessiz beyinler
Son bir aydır olup bitenlere bakan, ne mitinglere katılan ne AKP'yi destekleyen, iyi eğitim görmüş, bu memleketi de seven, her gün bu ülkenin akıbetini düşünüp korkan sessiz bir kitle var. Bu kitlenin çoğunluğunu gençler oluşturuyor.
Bu toprakta doğmuş, bu dilin şekerini ağzında gezdirmiş en parlak beyinler bugün yeryüzü atlaslarını açıp önlerine, bir B planı üzerinde düşünmeye başladılar. Ya da planlar çoktan yapıldı, bavullarıyla karşılıklı durup bakışıyorlar. Ya da biletler çoktan alındı, son rakılar içiliyor şimdiden mülteci masalarda. Ya da birileri beyaz peynirin tadını özlüyor Avrupa'nın, Amerika'nın yemek masalarında. Ya da...
Gençlik Bayramı'nız kutlu olsun!
Gençlik "kuleleri"
Her 19 Mayıs'ta, nedendir âdet olmuş, genç erkeklerden kuleler yapılır statlarda. Gençlerin, birbirlerinin tepesine tırmanmaktan başka bir hüner göstermesine izin verilmeyen, gösterdikleri her türlü başka hünerin (atom fiziği okumak, felsefe sevmek gibi hünerlerin) cezasız kalmadığı bir toprakta Gençlik Bayramı'nız kutlu olsun!
"Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde, dört bir yanı şehit kanıyla sulanmış, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya bağlı bu cennet vatanda" Gençlik Bayramı'nız kutlu olsun!
ecetem@hotmail.com

