|
 |
|
|
19 Mayıs!
Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 2007'de Ankara'ya baksaydı dehşete düşecekti...
suha.umar@isbank.net.tr
19 Mayıs 2007... Üstü açık arabada, kaputuna sarınmış Mustafa Kemal, yanında diğer paşalar, Haymana yönünden Keklik Pınarı'na geldiğinde, durup kente bakar.
Paşa gördüklerinden dehşete düşmüştür.
İsmet Paşa'ya eğilir:
"Şu karşımızda, benim köşkün orada dikilen garip şekil nedir?"
"Atakule!"
"Ya kentin her yerinde bitmiş dikdörtgenler?"
"Alışveriş merkezleri!"
Atatürk'ün canı sıkılır! Köşke varınca yaverine, "Çiftliğe, Söğütözü'ne gidelim çocuk!" der. Bu sefer diğer paşaların dudakları sarkar!
Kavaklıdere'den aşağıya inerken sorar Atatürk:
"Peki bu delik deşik yerler ne oluyor?"
"Paşam onlar alt geçit!"
"Neden? Üstten geçilmiyor mu?"
"Geçiliyordu da Paşam, bir de alttan geçirelim dediler!"
Koruma Planı neyi koruyacak?
Söğütözü'ne gelirler. Paşalar, sivil erkân boyunlarını büker, "Paşam işte Söğütözü!" derler. Atatürk bakar ne söğüt var ne iğde! Bir yanda alışveriş diğer yanda parti merkezi. Ortada hastane! Her yer bina! Kalan yerlere de yol yapmışlar!
Bir umut, "Hayvanat bahçesi!" der Paşa. "Fil vardı hani, Şirin!" Erkânın beti benzi atar!
"Şirin artık yok!" derler. "Yakın geçmişte aramızdan ayrıldı. Tam 52 yıl, uçsuz bucaksız Afrika savanlarının, zorla ayrıldığı annesinin, babasının ve kardeşlerinin hasretini çekerek, yıllarca gözyaşlarını içine akıtarak sessiz sedasız gitti."
Arkasına saklandığı parti büyüğü birden önünden çekilen belediye başkanı, can havliyle anlatmaya başlar.
"Paşam, Atatürk Orman Çiftliği Hayvanat Bahçesi sizin partinizin de desteği ile, belediyenin tasarrufuna bırakıldı. Biz de, eş dost bir araya gelip bir Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı hazırladık!
En çok Türk milleti utandı
Planla AOÇ'nin sadece yüzde 1'ini kaplayan hayvanat bahçesini, yüzde 21,70'e çıkardık! Çiftliğin asıl amacı olan tarıma ayrılan bölümünü ise yüzde 31,1'den yüzde 0,1'e indirdik. Kalanına da spor kompleksleri vs. yapacağız! Çiftliği beş yılda bitireceğiz Paşam!"
Paşa hiddetlendi. "Geçici olarak size bırakılan küçük bir alanı, Koruma Amaçlı Plan ile neredeyse çiftliğin tümüne yaymışsınız ve imara açıyorsunuz! Ortada çiftlik kalmıyor ki Koruma Planı neyi koruyacak?"
Belediye başkanı telaşlandı. "Allah'ın inayetiyle ve hayırlara vesile olacak ki" diye mırıldandı.
Atatürk bir süre durup, milletine bıraktığı çiftliğini işgal eden binalara baktı. Kendi partisinin binasını da görünce "İsmet!" dedi. "Diyelim belediye gerçekten büyük bir hayvanat bahçesi yaptıracak. Peki buraya ne koyacak? Özgür dünyalarında kimselere zarar vermeden, anneleri, babaları ve kardeşleri ile yaşayan filleri, antilopları, geyikleri, karacaları! Şirin'in yerine 10 tanesi gelmeli ki yeni hayvanat bahçesi dolsun! Demek Şirin bunu anladı. Daha da çok sayıda kardeşinin kendi çektiği hasreti, üzüntüyü yaşayacağını bildiği için kahrından öldü!
Çağdaş dünyada yaban hayatı belgesellerde görülür ve öğrenilir. Kendi doğal dünyalarından zorla koparılmış, ne denli geniş olursa olsun, daracık yerlere kapatılmış, bahtsız hayvanlara bakarak ancak hüzün duyulur!
Sözde Koruma Planının bir de çaresiz ve günahsız hayvanların sırtından uygulanmasına izin vermek, sadece bana değil tüm Türk milletine ve insanlığa saygısızlık olur.
Çiftliği beş yılda bitireceklermiş! Bak bu doğru işte! Bence o kadar da yaşamaz! Sonrasına da zaten yaşamak denmez!"
Atatürk döndü, açık arabasına bindi. Kaputuna sarınırken yaverine, "Çocuk!" dedi "Samsun'a dönelim! Galiba her şeye yeniden başlamak gerekecek! Bir çiftliğe sahip çıkamayanların memlekete sahip çıkmaları beklenemez!"
Paşalar, parti ve belediye başkanları başlarını öne eğdiler! Ama en çok Türk milleti utandı!
|
|
|

|