|
 |
|
|
Bayar ve Günay
Görüş / Engin Önen
İzmir’de bir süredir parti yerel örgütleri ve medya aracılığıyla ''ithal aday istemiyoruz'' kampanyası yürütülüyor. Bu kampanyanın öne çıkan gerekçesi, ithal adayların İzmir’e ve sorunlarına yabancı olmaları. Diğer önemli bir gerekçe İzmirli siyasetçilere yer kalmaması.
Mehmet Ali Bayar’ın İzmir’den adaylığı açıklanınca, DP örgütlerinden benzer gerekçelerle tepkiler geldi. Bu tepkiler prensip olarak haklı. Ama DP, İzmir’de çok rahat bir parti değil. Demirel’in DYP’sinden bu yana pek varlık gösteremiyor. Belediye başkanlıkları kazanmakta ve genel seçimlerde oy almakta zorlanıyor.
Geçen seçimde de Bayar, İzmir ikinci bölge birinci sıra adayıydı. Partisinin oyunu artırmasına ciddi katkısı oldu. Ama DYP baraja takılınca, Bayar yerine parlamentoya CHP’li Muharrem Toprak gitti.
Yani meselenin bir de seçmeni sürükleyebilecek aday bulma sorunu var. Maalesef uzun süredir İzmir, siyasetçi yetiştirmede de bereketsiz bir dönem yaşıyor.
* * *
İzmir’de tartışma yaratan diğer ''ithal aday'' Ertuğrul Günay. Günay’ın adaylığı sadece ''ithal'' sorunu üzerinden tartışılmıyor. Bunun daha da önemli bir boyutu var. Çünkü Günay, sosyal demokrat. Gençlik yıllarından beri sosyal demokrat partilerde aktif görevler üstlenmiş, CHP’de genel sekreterlik yapmış, parlamentoda görev almış ve genel başkanlık için Baykal’ın karşısına çıkmış bir isim.
Parti içi mücadele imkanı kalmayınca, bir süre solda yeni bir oluşum için gerçekleştirilen çalışmalara katkı yapmış ve en sonunda da Mehmet Bekaroğlu ile birlikte yeni bir siyasal hareketin sözcülüğünü yapmıştı. Kamuoyunda ''Müslüman Sol'' olarak isimlendirilen bu hareketin yeterince ilgi gördüğü söylenemese de AKP’nin ilgisini çekmiş gibi gözüküyor.
* * *
Günay şimdi zor bir karar arifesinde. Çünkü İzmir’den birinci sıra vekil adaylığını teklif eden AKP Genel Başkanı ve Başbakan Tayyip Erdoğan... Günay, ''Ortada gerçek anlamda sol bir parti yok'' diyor. Bu gerekçe, AKP’den adaylığı ne kadar haklı çıkarır bilemiyorum.
Günay’ın AKP’den adaylığının gündeme gelmesi, siyasal partilerimizin yapısı ve işleyişini ortaya koyması bakımından çok çarpıcı bir örnek. CHP’nin sağcı bazı politikacılara teklif götürmesi gibi, AKP’de en azından bazı kritik yerlerde sosyal demokrat adaylarla seçmenin karşısına çıkmayı deniyor.
Bu türden girişimler, olsa olsa partilerin ve siyasetin kişiliksizleşmesine katkı yapar.
Oysaki AKP’nin laik kesimden oy almak için, sosyal demokrat siyasetçiler yerine, modern muhafazakar adayları öne çıkarması daha uygundu.
Yine CHP’nin sa€ seçmenden de oy almak için sağcı adayların kapısında beklemesine gerek yok. Bunun için Ahmet Piriştina ve Yılmaz Büyükerşen örneklerine bakılabilir.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|