Baykal'ın 3 sloganı
İktidar değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu savunan CHP lideri, 'Türkiye'yi yönetmek istiyorum' dedi. Baykal temel sloganlarını, 'halkı ezdirmeyeceğiz, ülkeyi soydurmayacağız, devleti böldürmeyeceğiz' şeklinde sıraladı
ANKARA Milliyet
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun el koyduğu basın - yayın organlarına hükümetin baskı yaptığını belirterek, Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki'yi Hitler'in propaganda bakanı Joseph Goebbels'e benzetti. "Türkiye'yi yönetmek istiyorum" diyen Baykal, üç temel sloganını da "halkı ezdirtmeyeceğiz, ülkeyi soydurtmayacağız, devleti böldürtmeyeceğiz" şeklinde sıraladı.
Önceki gece Flash TV'de açıklamalarda bulunan Baykal özetle şunları söyledi:
İKTİDARA HAZIRIZ: Türkiye'yi yönetmek istiyorum. Türkiye'nin CHP'ye ihtiyacı olduğunu biliyorum. Bir iktidar değişikliği kaçınılmaz, meydanlar bunun kanıtı. AKP'nin gitmesi gerekiyor. Türk siyasetinin yakın tarihini, partilerin iktidara gelişini yakından biliyorum. Hiçbir parti CHP kadar iktidara hazırlanmadı.
ERDOĞAN - GÜL YÜCE DİVAN'A: Dokunulmazlığı kaldıracağız. Oluşacak parlamento bize Anayasa değişikliği imkânı sağlarsa, bunu yapacağız. Her vekil hesap verecek. Başbakanla, bakanlarla ilgili dosyalar takip edilemiyor. Bu süreç işlemeye başlar.
ÇÜRÜK YUMURTA: (Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, CHP- DSP ittifakını' çürük yumurta' olarak tanımlaması konusunda) Bu konuda uzmanlık Maliye Bakanı'nda. Kaçak inşaat, zimmet bizim ihtisas alanımız değil. Kırıcı bir laf, insan nasıl milletin iki güzide partisine çürük yumurta der? Ben AKP'ye diyemem. Şaşırdım, üzüldüm.
DARBELER DEMODE OLDU: Yıpratma kampanyası olmaz. Türkiye gibi bölgesinde değişik sorunların yaşandığı bir ülkede TSK'nın güçlü olması gerekir. Ama, TSK'nın yaptığı hataları da söylemekten geri durmadık. Darbeler demode oldu, o dönem kapandı.
GENELKURMAY BİLDİRİSİ (AKP, TSK bildirisi nedeniyle mazlum bir parti olarak oy isteyecek yorumu üzerine): Geçti o, ne mazlumu? Bildiriyi yiyen kendisi. Biz uyarı görevimizi yaptık. Bu noktaya gelmemesi gerekirdi. Üzüldüğüm, çık askerle tartış, 'ne hakla verdin' de.
ERDOĞAN KÖŞK'TE ISRAR EDER Mİ?: Cumhuriyetle hesaplaşma içindeler. Dar çember içinde, kafasındakini dayatmak istiyor. Kendisi, Abdullah Gül, Arınç. Bu üçünün dışında cumhurbaşkanı olamaz diye bir Anayasa maddesi mi var? Bir Milli Görüş militanı gibi, eline fırsat geçtikçe, bu konuda her şeyi yapmaya hazır bir ruh hali içinde. Devlet - millet çatışması yok. Onların devletten kastı laiklik, hukuk. Hükümetini Atatürk ile karşılaştırıyor. Sağlıklı bir ruh hali değil.
SÖZ VERİYORUM: Seçim sistemimiz her türlü sürprize açık. Parçalı olsa dahi, birinci parti olursak, AKP ikinci parti olsa, 'Nasıl bir cumhurbaşkanı istiyorsunuz?' diye sorarım. Şimdiden söz veriyorum.
GENÇ PARTİ: İlgimiz karşılıklı. Seçmenleriyle kucaklaşmaktan mutluluk duyarız. Ama kurumsal bir çalışma yok. Artık oldukça ileri bir noktadayız.
TMSF MEDYASI: Buna muhatap olan genel yayın yönetmeni söylüyor; başbakanın basın danışmanı açıyor telefonu, 'O başlığı değiştirin' diyor. Bunu bir alışkanlık haline getirmiş. Başbakanlık Basın Sözcüsü medya tanzim ediyor. Yani Dr. Goebbels.
AB-ABD KARŞITLIĞI: ('Meydanlarda AB-ABD karşıtlığı vardı, CHP bundan etkilenecek mi?' sorusu üzerine) Çuval olursa o tepki çıkar. Teslimiyetçi, laubali bir ilişkiye girersen bu olur.
Zincirbozan anısı
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "İlk kez anlatıyorum" diyerek şunları söyledi: "Zincirbozan'da 4 ay kaldık. Bir gün geldiler, 'çıkacaksınız' dediler, sevindik. Ama, 'şunu imzalamanız gerekiyor' dediler. Bir baktım. 'Dışarıda burada olup biteni açıklamayacağım'. Bize gelene kadar bazıları imzalamış. Ben imzalamayacağımı söyledim. Ankara 'diğerlerini de yırtın, bırakın' demiş. Dışarı çıkarken Süleyman Bey (Demirel) geldi, 'Boynumda değirmen taşıyla çıkacaktım, beni kurtardın' dedi."

