Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Mayıs 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Suuuuuuuuuuuuuu!

"Normal olmayan şey, kuraklıkla mücadele planlarımızın olmayışı değil mi?" sorusuyla buyur ola bir kez daha su testusuna bu hafta



Anadolu'nun 10 binlerce yıllık sorusu: Suyu nereden bulacağım? İstanbul'a su getirmek her zaman dert oldu. Su otoritelerinin başları beladan kurtulamadı. İstanbul tarihi boyunca susuzluk yaşadı. Romalılarla başlayarak Bizans, şehre su taşımak için kilometrelerce kemer inşa etti, 70 dolayında kapalı, üç de büyük açık sarnıç yaptı. Osmanlı zamanında bu kez Koca Sinan, kemerleriyle şehre havzalardan su taşıdı.
Bugün şehirlerimizde yine su krizi yaşanıyor. İSKİ verilerine göre, İstanbul bu kış son 40 yılın en kurak kışının yarısı kadar bile yağış alamamış. Şu an içinde bulunduğumuz susuzluk tehlikesi karşısında önlemler yine gecikmiş durumda. Kafalar karmakarışık. Kimileri bu sorunu yalnızca küresel iklim değişikliğine indirgiyor. Kimi şehirlerin betonlaşmasına.
Türkiye'de "betonlaşmanın" 1950'lerden sonra başladığını kabul edersek örneğin, Atatürk'ün de bir konuşmasında bahsettiği 1928-30 kuraklığını nasıl açıklayabiliriz? "Periyodik bir kuraklık dönemi var" veya "Türkiye'de 10-15 yılda bir kuraklık yaşanır" ya da "yedi yıl sulak yedi yıl kurak" gibi açıklamalar bilimsel temelden yoksun.
Kuraklığı sadece küresel iklim değişimine bağlamak doğru değil. Dünyanın hiçbir yeri için böyle bir periyodiklik, bilimsel bulgu ve tahminden söz edilmiyor. Meteorolojik kuraklığın tek nedeni, belli bir zaman dilimi içinde yeterli miktarda ya da hiç yağış olmaması. Yarı kurak bir iklim kuşağında bulunan ülkemizin tarihi büyük kuraklıklarla dolu.
Kuraklığı, deprem gibi önemli bir afet olarak kabul ederek bilimin gereklerini yapmak zorundayız. Normalin dışında nedenler arayan belediye başkanlarının kafaları burada karışıyor. "Normal olmayan şey, Kuraklık Mücadele Planlarımızın olmayışı değil mi?" sorusuyla buyur ola bir kez daha su testusuna...

1- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş "Yüzyılın en büyük kuraklığını yaşamaktayız" diyor. Peki, bugünlerde Türkiye'nin hangi yönündeki illerinde su sorunu yok?
a. Kuzey b. Güney
c. Doğu d. Batı

2- İstanbul'u susuzluk korkusu sararken barajlarında suyu bitmek üzere olan başka hangi metropolümüzün altı aylık suyu kalmış?
a. Gaziantep b. Konya
c. Bursa d. Ankara

3- Hangi başbakan geçen gün "Kuraklık canımıza okuyor. Şaka yapmıyorum. Daha fazla yağmura ihtiyacımız var. Hepimiz yağmur için, bol su için dua etmeliyiz" dedi?
a. Recep Tayyip Erdoğan.
b. İngiltere Başbakanı Tony Blair
c. Avustralya Başbakanı John Howard
d. Almanya Başbakanı Angela Merkel

4- Türkiye'de sahipsiz afetlerin başında gelen ve dünyada görülen 31 adet doğal afetin içinde birinci sıradaki en sinsi ve tehlikeli afet hangisi? Not: 1959 yılında çıkan 7269 sayılı Umumi Afetler Kanunu'na göre Türkiye'de bu afet afetten sayılmamakta.
a. Deprem
b. Sel
c. Kuraklık
d. Yıldırım düşmesi tehlikesi

5- Hemen her yıl kuraklık kapımızda. Uzmanlara göre bunun en önemli nedeni su politikamızdaki yanlışlar. Hangileri, acep?
a. Türkiye'de meteoroloji istasyonları artırılacağına kapatılıyor. Planlama için sağlıklı veri toplanamıyor. Örneğin, Fırat havzasında hiçbir meteoroloji istasyonu yokmuş.
b. Önlem almakta her defasında gecikiliyor. Türkiye'nin su bakımından fakir bir ülke olduğu hesaba katılmıyor.
c. Politikacılar suyun yalnız enerji için gerekli olduğunu sanıyor ve susuzluktan bahsedildiğinde hemen nükleer santral kuralım diyorlar.
d. Hepsi

6- Kuraklık tehlikesine karşı önlem olarak İstanbul'a 170 kilometre uzaklıktaki Sakarya'da denize dökülen Melen Çayı'nın İstanbul'a taşınmasını içeren projeye göre İstanbul nüfusunun belki ancak beşte birinin su ihtiyacı karşılanacakmış. Bu taşıma suyun dışında İstanbul'un su ihtiyacı temel olarak yine hangi yoldan karşılanacak?
a. Geçen gün televizyonda gördüğümüz gibi sokaklarda halı yıkayanları azarlayıp caydırarak yapılacak su tasarrufuyla
b. Tıraş olurken muslukları bir açıp bir kapayarak elde edilecek su tasarrufuyla
c. Banyolara kurna koyarak yapılacak su tasarrufuyla
d. Rahmetten. Tabii ki İstanbul'daki Ömerli ve Terkos su havzalarından

7- Hangi senaryoya bakılırsa bakılsın küresel iklim değişiminden Türkiye hangi olumsuz şekilde etkilenecektir?
a. Kuraklık
b. Ani seller
c. Deniz suyu seviyesinde yükselme
d. Hepsi

Yanıtlar: 1) c, 2) d, 3) c, 4) c, 5) d, 6) d, 7) d.


PAZAR
Köprü ışıklanınca "yüksek işçilik" popüler oldu
"Türkiye'de ticaretle siyaset o kadar farklı değil"
"Heykeliniz de gösteriyor ki o burun size yakışmaz"
"Nasıl temizlik yaptığımı bilseler bana sosyetik güzel demezler"
"Ancak ölüm ayırdı bizi"
"Örgü öreyim dedim olmadı, illa şarkı söylemem gerek"
Katil Zodiac'ın gerçek hikayesi
Akıllıdır bu yolda Deli
Amerikan rüyası
Suuuuuuuuuuuuuu!
Anadolu'da bir tiyatro mucizesi
Kendini gerçekleştirmek
Usta aşçılı mütevazı restoran
Sekse akademik bakış
15 Mayıs 1919
Uzun vadeli düşünün
Şarkı söylemek lazım: "Salla salla... Yer yerinden oynasın"
Erguvanlar solmadan gel
J.L. Besson'un bilmedikleri





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

   
© 2006 Milliyet