
Derya SAZAK
Siyaset Günlüğü
Mayına 6 kurban
Şırnak'ta dün PKK'nın mayın tuzağına düşen Siirt 3. Tugay Komutanlığı'na bağlı birliklerden 3 uzman çavuş, 2 er ve 1 onbaşı şehit oldu.
Ulus Anafartalar'daki "canlı bomba'nın 6 masum insanı katletmesinin ardından, Güneydoğu'dan gelen 6 şehit haberi, başkentin üzerine çöken kasveti artırıyor. İki günde 12 kayıp moralleri bozmuş durumda. Başbakan Erdoğan, "Askerden talep gelirse Meclis olarak Kuzey Irak'a sınır ötesi harekâta yasal desteği vereceklerini" açıkladı.
Türkiye sanki adım adım Irak batağına çekilmek isteniyor.
PKK uzun süre "ateşkes" sürecinde kaldıktan sonra, sanki yeniden sahaya sürüldü; 1990'lardaki çatışmaların özlemi içinde olanlar, Türkiye'yi seçim ortamında "terör"le uğraşmaya zorlayıp demokrasiyi soluksuz bırakmanın peşindeler.
Abdullah Öcalan'ın İmralı'da avukatlarıyla yaptığı görüşmenin notları bir hafta önce (18 Mayıs'ta) e-posta adresime gönderilmiş, orada şunu söylüyor:
"ABD ve İsrail'in desteklediği Kürt ulus devleti ile Türk ulus devleti çatışacaklar."
Artan milliyetçi dalga, olayları anlamakta zorlanan toplumu şiddete daha fazla eğilimli ve öfkeli hale getiriyor.
Şehit cenazeleri geldikçe kamuoyu ister istemez, "Daha ne bekliyorsunuz?" duygusuna kapılıyor. Türkiye geçmişte de Kuzey Irak'a askeri operasyon düzenledi; bugün de sınır ötesi harekât yapılabilir. TBMM karar verirse zaten sıfır noktasında olan askeri birlikler Irak'a girer. Ordunun bu gücü her zaman var. Ancak sorun PKK ile hatta Barzani ve Talabani ile sınırlı değil, Kuzey Irak'taki "statüko"nun arkasında ABD var.
ABD gerçekte ne istiyor?
Irak işgaliyle zavallı insanları kendi topraklarında can vermeye, bombalı saldırılarda havaya uçmaya, güvensizlik içinde yaşamaya, yerinden yurdundan olmaya mahkûm eden ABD için televizyonda birkaç saniyeden fazla haber değeri olmayan bu manzarayı Türkiye'nin Güneydoğu'suna yaymanın ne zorluğu olabilir? Bush yönetiminin sorumsuzluğu Ortadoğu'yu yangın yerine çevirdi. Türkiye de intihar saldırılarıyla kolayca Iraklaştırılabilir, Bağdat gibi Beyrut, Filistin gibi "iç savaş" yaşayan ülkeler ligine itilebilir.
Böyle bir durum en başta, "Avrupa'nın sınırlarının Irak, Suriye ve İran'a dayanmasını istemiyoruz" diyen Sarkozy gibi aşırı milliyetçi Batılıların işine gelecektir.
Türkiye içeride, dışarıda zor bir dönemden geçiyor.
Kuşatılmışlık duygusu toplumda ağır basıyor.
Terör kurbanlarını gördükçe canımız yanıyor.
Seçim ortamında her zamankinden daha soğukkanlı olmalıyız. Ateş düştüğü yeri yakar. Şehit ailelerinin başı sağ olsun.
dsazak@milliyet.com.tr

