Herkes yıldızdı
Fenerbahçe Ülker, yarı final serisinde başlattığı "her maçta ayrı yıldız çıkarma" alışkanlığını dün Efes Pilsen ile oynadığı final serisinin ilk maçında "koro halinde" görkemli bir şova dönüştürdü...
Her geçen dakika şiddetlenen bir kasırga gibi Efes'i sarıp sarmalayan, önüne katıp yerle bir eden sarı - lacivertliler, kimsenin beklemediği bir farkla şampiyonluk yolunda dev bir adımla öne geçtiler.
Mrsic'in, ikinci çeyreğin başında üst üste Efes potasına yolladığı üçlüklerle fünyesini çektiği "sarı - lacivert bomba" öyle bir patladı ki, tutana aşkolsun... Ardından Solomon, eski takımına karşı bu nefis harmoniyi yakalayan Fenerbahçe orkestrasının şefi olarak sahneye çıktı. İçeri sürekli penetre edip, bazen turnikeyi bırakıp, bazen de topu dışarı çıkarıp takım arkadaşlarına boş şut imkanı tanıdı. Basden ise skora hiç katkı yapmadı ama, 6 ribaund, 3 asist, 1 top çalma ve Granger'ı mükemmel savunarak, o kadar kahramanın arasında maçın görünmez kahramanı oldu.
Fark kaçınılmazdı
Fenerbahçeli oyuncular, Efes gibi bir rakibi ribaund, üçlük isabeti ve asist istatistiklerinde açık ara geride bırakırken, istatistiğe yansımayan savunmada da maç boyunca diri kalıp, farkı yarattılar. Hem de bunu, sakat İbrahim'in iki sayıyla kapadığı maçta başardılar.Efes cephesinden bakıldığında ise durum hiç de iç açıcı değildi. Lacivert - beyazlılar, Nicholas ve Ermal'ın sınırlı katkısı dışında skorer çıkaramadığı maçta, rakibinin yüksek şut yüzdesine de karşılık veremeyince, üçüncü çeyreğin ortasında havlu attılar.
Efes'in, Fenerbahçe'ye göre üstün olduğu pota altında dahi skor üretiminde geride kalması ise maçın diğer bir ilginç detayıydı. Skorun yanısıra, ribaundlarda da bu bölgede kısalardan hiç mi hiç destek gelmeyince fark kaçınılmaz oldu.
gtüre@milliyet.com.tr

