
Global likiditenin yükünü kim karşılıyor? (1)
Dünyadaki likidite bolluğunu anlamak için, dünyanın en büyük ekonomisi olan Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) ekonomisini ve para politikasını iyi incelemek gerekir. ABD'de para politikası Amerikan Merkez Bankası-Federal Reserve Bank (FED) tarafından, Hazine ihtiyaçları ve borsa gelişmeleri göz önünde tutularak yönlendirilir. Hiç kimse, "Merkez Bankası bağımsızdır; ne isterse yapar" demez. FED bağımsız fakat ülke ihtiyaçlarını bilerek para politikası kararları alır. Temel politikalar, Washington'daki Federal Reserve Board tarafından belirlenir; uygulamayı New York FED yapar.
FED, ABD ve dünya ekonomisinin para ihtiyacını şöyle karşılar:
Amerikan banka ve mali kurumlarının günlük para ihtiyacı, "FED Funds" denilen ve genellikle bir gecelik borç verilen fonlarla karşılanır."FED Funds" için, bizdeki gecelik piyasada olduğu gibi para basılmasına veya piyasaya para verilmesine gerek yoktur. Çünkü, bizim Merkez Bankamız gibi bir çok merkez bankası, günlük veya kısa vadeli ihtiyacı için tuttuğu dolar fonlarını, FED'deki hesaplarında tutar. Bizim bu hesaplardaki paramıza, fonlarımızdan kullanıldığı ölçüde faiz ödenir. Yani, FED, ABD piyasasındaki çok kısa vadeli para ihtiyacını bizim gibi ülkelere karşılatır.
Döviz rezervinin fazlası yük
Demek ki başka ülkelerin paralarını bizim bankalarımızda tutmaları önemlidir. FED, çok düşük döviz rezervi tutar. Yani, FED, döviz rezervi tutarak piyasaya para vermez. Döviz rezervi, doların uluslar arası piyasalardaki günlük değerini istikrarlı tutmak için kullanılır. Dolara ciddi bir müdahale yapılması gerekirse, FED'in diğer merkez bankalarıyla yaptığı anlaşmalar devreye girer. Müdahaleler birlikte yapılır. Bizim Merkez Bankamızın böyle anlaşmaları yoktur. Üstelik, bizim Merkez Bankamız basmadığı paranın fiyatını ve döviz krizlerini engellemek zorundadır. Bizim Merkez Bankamız, elindeki döviz rezervi kadar piyasaya kendi bastığı paradan vermiş ve enflasyon yaratmıştır.Demek ki bizim Merkez Bankamızın döviz rezervlerinin fazlası bize yüktür.
'Enflasyon hedeflemesi' tartışılmalı
FED, sadece ABD banka ve mali kuruluşlarının para ihtiyacını karşılar. Bunu da "Open Market Operations-Açık Piyasa İşlemleri (OMO)" yoluyla yapar. OMO ile, genellikle ABD Hazine bonoları ve tahvilleri karşılığında para verilir. Ellerinde bu kıymetleri bulunduran ABD mali kurumları bunları FED'e verip para alırlar. Yani, bu yolla ABD mali kurumlarına, Hazine'yi desteklemek kaydıyla, istedikleri likidite sağlanır.
Üstelik, bu kredi yenilenebilir. Bu nedenle, uzun vadeli fon sağlanması anlamında düşünülebilir. ABD bono ve tahvillerini ellerinde tutan yabancılar için bu olanak yoktur. Onlar, piyasaya girip ellerindeki bono ve tahvilleri ABD mali kurumlarına veya başka yabancılara satabilirler. Yani, FED temel olarak sadece OMO yoluyla para yaratır. Enflasyona neden olmadıkça da istediği kadar ya da mali kurumların emeceği ölçüde para basar.
FED için "enflasyon hedeflemesi" enflasyon yaratmayacak kadar para basmak anlamında iken, bizim Merkez Bankamız için "enflasyon hedeflemesi" sıkı para politikası gütmek, ekonomiyi daraltmak, talebi kısmak anlamındadır.Demek ki "enflasyon hedeflemesi" bizim gibi ülkeler için çok tartışılması gereken bir uygulamadır.
Sonraki yazımda bu konulara devam edeceğim.
ytoruner@milliyet.com.tr