|
 |
|
|
Sağdan sola, soldan sağa!
Görüş / Engin Önen
Bu seçimi öncekilerden farklı kılan yönlerinden biri, AKP’nin solcu geçmişi olan adayların, CHP’nin ise sağcı politikacıların peşine düşmesi oldu.
Ertuğrul Günay ve Haluk Özdalga’nın AKP’den, İlhan Kesici ve Yaşar Okuyan’ın CHP’den aday olması bekleniyor.
Okuyan,bu durumu, NTV’de Can Dündar’ın sunduğu bir programda, şöyle açıklamıştı:
''Ben kendimi hiçbir zaman sağcı diye tanımlamadım. Milliyetçi olarak gördüm. Söz konusu vatan ise, gerisi teferruattır.''
Yani sa€ sol diye bir ayrım yoktur.
* * *
Sa€ ve sol ayrımının anlamını yitirdiği iddiası, vatandaşlar arasında da politikacılar arasında da giderek daha çok kabul görüyor.
Siyasete karşı ilgisizliğin artışı ve bazı açılardan solun sağa, sağın ise sola yaklaşması bu görüşün yaygınlaşmasına neden oluyor.
Solun piyasa kavramını ve bazı liberal görüşleri benimsemesi, sağın da sosyal devlet ile ilgili bazı uygulamalara kayıtsız kalamaması bu iki siyasal çizgi arasındaki keskin farkları azaltıyor.
Öte yandan toplumsal değişme, teknolojik ilerleme ve küreselleşme gibi süreçlerin de etkisiyle siyasal eğilimlerde, sa€ ve sol dışında farklı kavramlar ağırlığını hissettirmeye başladı. Milliyetçilik, İslamcılık, muhafazakarlık, etnik ve mezhepsel kökene göre siyasallaşma gibi...
Bu eğilimler sağı ve solu çaprazına bölmeye başlayınca, bazı açılardan ikisi arasında fark yokmuş veya ayrım yapmak anlamsızlaşıyor gibi bir algılama ortaya çıktı.
* * *
Bu süreçte sol, ulusalcı ve evrenselci olarak bölünme yaşadı. Türkiye’deki sol, kendini yenileme yeteneğini sergileyemediği için ağırlıkla birinci kampta yığılma oldu. Onun için Yaşar Okuyan ve benzerleri CHP’den aday olma talebinin yadırganmasını yadırgar hale geldi. Veya CHP, MHP ve İP söylemi neredeyse aynılaştı.
Solun bu denli ağır darbe yemesinde, Türkiye’de yaşanan ağır sorunların ve özellikle küreselleşme çağında ülkenin iyi yönetilememesinin de payı var. AB ile olan ilişkilerde yaşanan karşılıklı sorunlar, Kürt meselesi, Kıbrıs sorunu ve bunun gibi toplumun büyük bir bölümünü içine alan gündemler solun kendi temel değerlerinden uzaklaşmasına katkı yaptı.
Solu sol yapan eşitlik, özgürlük ve dayanışma gibi değerler teferruat haline geldi. Ama bunlar halen huzurlu ve barış içinde bir toplumsal yaşam için gerekli olan ilkeler.
* * *
''Sa€ sol ayrımı kalmadı'' demek, ''sola gerek yok'' demektir.
Bu ülkede tarihsiz, geleneksiz ve zayıf bir sol vardır. Onun için, geçişler bu denli kolay gerçekleşiyor. Herhalde eski solcusu bu kadar bol başka bir ülke yoktur.
Samsun mitinginde hep bir ağızdan söylenen marş, adeta bu durumu anlatan bir ironi gibiydi.
''Sağdan sola, soldan sağa, salla bayrağı düşman üstüne.''
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|