
Güneri CIVAOĞLU
Bugün
DP küçük ortak
Mehmet Ağar, bundan önceki seçimde Meclis'e, "bağımsız" seçilerek girmişti. Seçilebileceği hiç tahmin edilmiyordu. 4 buçuk yıl içinde önce DYP Genel Başkanı oldu, sonra partisini ANAP'la birleştirdi 22 Temmuz'da DP lideri olarak Meclis'e girme olasılığı yüksek.
Dahası... Ona, 22 Temmuz sonrası kurulacak hükümetin Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı, DP'ye ise, AKP'nin hükümette küçük ortağı olarak bakılıyor.
Ağar ne düşünüyor?
Elbette seçime giden her lider gibi o da partisini tek başına iktidar yapmaya odaklanmış.
Fakat... Konuşmamızda "AKP'ye de olası bir ortaklığa kapalı olmadığını" hissettirdi.
Kafalardaki siyaset mimarisiyle örtüşen bir plan bu.
Yani... AKP dışından bir cumhurbaşkanı... "İstikrar" adına AKP'nin büyük ortak olacağı bir hükümet... AKP zihniyetinin Türkiye'ye damgasını derinleştirmesini önleyecek fakat ekonomide, dış politikada, AB yolunda, ABD ile ilişkilerde köstek olmayacak küçük ortak DP...
Tabii... Bu, seçimlerde AKP'yi hedef alan kampanyanın yapılmayacağı anlamında değil.
DP en çok AKP'den oy almaya oynayacak.
Peki... Ağar için neden başbakan yardımcısı ve içişleri bakanı etiketi yazılıyor zihinlerde?
Çünkü... Asayiş ve terör, Türkiye'nin gündeminde en önemli sorun.
Yani... "Türkiye'nin bölünmesi" tehlikesi ve "sokağın güvenliği..."
İçişleri Bakanlığı'nın önemi, katlanarak artıyor.
Fransa Cumhurbaşkanı seçilen Sarkozy, bu göreve İçişleri Bakanlığı'ndan geldi.
Fransa'da sokak çetelerine, can ve mal güvenliği, uyuşturucu trafiğine karşı "sıfır tolerans" ilkesini uyguladı. Başardı.
Türkiye'de sokak güvenliği, Fransa'nın birkaç yıl önceki durumundan daha iyi değil. Hatta çok daha kötü.
Ayrıca... Terör canavarı, şehirlerde de masum insanların canını hedef alan eylemlere geçti.
Türkiye'nin bir Lübnan olmaması için ve de Harlem'e dönmemesi için "kadife eldiven içinde demir yumruk" yönetimine ihtiyaç var.
"Kadife eldiven"; demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarıdır ama bu eldivenin içindeki elin de güçlü olması gerek.
Ancak... Bu ilkede insanların can güvenliğinin kalmadığı ve bölücü terörün zembereklerinden boşandığı da bir gerçek.
Ağar, Ankara'da yediğimiz yemekte, "Güvenliği 15 günde sağlarım" dedi.
Böyle bir takvim abartılı iddiadır ama bu alanda en deneyimli politikacının Ağar olduğunu kabul etmeliyiz.
Hatta "ilk sıradadır" denebilir.
Ali Taran, pahalıdır.
Fakat bu kez Mehmet Ağar ile ilk konuşmalarında bir dostunun yazdığı notu göstermiş ona...
Kağıtta şöyle yazılıymış:
"Mehmet Ağar'ın başında bulunduğu partinin maddi olanakları çok kısıtlı. Mert adamdır. Partisinin çok parası olsaydı, sana yüksek ödemeler yapardı. Verebileceği kadarıyla çalışmayı gene de yapmalısın."
Birkaç kelimesi farklı olabilir ama yazılı mesaj böyleymiş.
Mehmet Ağar, kâğıtta yazılanları okuduktan sonra Ali Taran, "Para lafını hiç konuşmayalım. Önemli değil. Hemen çalışmaya başlayalım" demiş.
Ali Taran faktörünün oylardaki "katsayı" işlevini 22 Temmuz sandık sonuçları kanıtlayacak.
Bana göre, DP'nin en iyi transferi...
Bunun ötesinde iç politikayı, benim diyen siyaset kurtlarından daha iyi bilir.
Dedesi Kemal Aygün, Bayar, Menderes ekolünden DP dönemi politikasında pişmiştir.
Babası Nuri Bayar, Demirel AP'sinin kıdemli bakanıydı. AP'nin genel sekreteriydi.
Politikanın içinde doğmuş, büyümüş, siyaset diplomasını almıştır.
Siyaset doktorasını ise, Çankaya Köşkü'nde 9. Cumhurbaşkanı Demirel'le çalışırken yapmış sayılır.
Türkiye'yi illeri, ilçeleri, beldeleriyle, en etkin politikacılarıyla tanıyan, özelliklerini bilen müthiş bir hafızaya ve deneyime sahiptir.
DP ona sahip çıkmalı, özen göstermelidir.
gunericivaoglu@milliyet.com.tr

