
Meral TAMER
AKP iktidarı, istatistiklerimizi çorba etti
Türkiye, 2001 şubatında Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizini yaşadı. Ardından da AKP hükümet yetkililerinin her fırsatta iftiharla belirttikleri gibi son 40 yılın en yüksek büyüme hızlarını peş peşe yakaladı.
Nitekim Başbakan Erdoğan da, iktidara geldiklerinde 185 milyar dolar olan Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın 2006 sonu itibariyle 400 milyar doları aştığının sık sık altını çiziyor. Ancak bu rekorlar kıran büyüme rakamlarının illere nasıl yansıdığı hakkında en ufak bir fikir sahibi olamıyoruz!
İl bazında kişi başına milli gelir rakamlarında hâlâ, AKP döneminde adı Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK olarak değiştirilen Devlet İstatistik Enstitüsü'nün (DİE) 2001 yılı verilerini kullanmak zorundayız.
İller küçülüyor!
Anlayacağınız Türkiye genelinde ilerleme müthiş, ancak illerin gelişip gelişmediği meçhul. Krizden bu yana 6 yıl geçti; hangi il ilerledi, hangisi geride kaldı? Kalkınmada öncelikli il tanımında da en can alıcı nokta bu. Pekiyi teşvikler hangi rakamlar esas alınarak veriliyor?
Önümde TÜİK'in iller bazındaki son verileri, yani 2001 rakamları var: Bu istatistikleri esas alıp da Türkiye için bir çalışma yapmak isteyen yabancı herhalde şok geçirir: Toplam GSYH'mız 400 milyar doları aşmış, Türkiye % 6 büyümüş, ama gelişme hızı neredeyse bütün kentlerimizde "eksi"de! İstanbul % -10.2, Ankara % -11.3, Konya % -13.9, Kayseri % -2.1, Bursa % -8.3!
Unakıtan beğenmedi!
Erdoğan'ın Kemal Abisi Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ise iller bazındaki 6 yıllık bu istatistik boşluğundan hiç rahatsız değil, ama TÜİK'in 2006 yılı toplam GSYH rakamını eksik hesapladığından yakınıyor:
"Türkiye'de kişi başına milli gelir, 5 bin doların üzerinde. Bizim TÜİK bu milli geliri de eksik hesaplıyor. Şimdi Gelir İdaresi çalışıyor. Yakında bunu da açıklayacaklar. Milli gelirimiz daha fazla!"
Buyrun! TÜİK'in rakamlarını beğenmediyseniz, kendi bakanlığınızın çatısı altındaki Gelir İdaresi'ni sokarsınız devreye, dilediğiniz büyüklükte bir Türkiye toplam GSYH'sı koyuverir önünüze... Size de iktidarınızın büyük başarılarıyla iftihar etmek düşer!
TÜİK'in itibarı
TÜİK'i ilk olarak Bolu Halk Platformu, GSYH rakamında hâlâ deprem öncesi verilerin geçerli olduğu ve bugünkü gerçekleri yansıtmadığı gerekçesiyle mahkemeye verdi ve davayı kazandı.
Geçtiğimiz aylarda ise mal sepetinde yaptığı sürpriz değişikliklerle mart ayı enflasyonunu beklentilerin altında gösterdiği için CHP Konya Milletvekili Atilla Kart tarafından "Mart ayı enflasyon sepetinin tespitinde kasıtlı ve organize bir şekilde gerçek dışı hesaplama yaptıkları" gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.
TÜİK'in itibarının zedelenmesi yalnızca TÜİK'i değil, TÜİK'in verilerini baz alıp ekonomi politikalarını oluşturan Merkez Bankası gibi kurumları da, verilerden yola çıkıp strateji tespit eden tüm ekonomik birimleri de, hatta benim gibi rakamlara meraklı bir kısım gazetecileri de yakından ilgilendiriyor ve üzüyor.
mtamer@milliyet.com.tr

