Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 30 Mayıs 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Siyasette insan kaynakları

Benim Gözlü¤ümden / Nihat Demirkol

Efendim ben politikadan anlamam! Diğer ''politikadan anlamayanlar''dan farkım ise, sadece bunu söyleyecek kadar cesaretimin bulunmasıdır. Ülke gündemini yavaş yavaş ısıtan ''seçim atmosferi'', henüz aday adayı basamaklarını adımlıyor. İsimler üstünde tahminler, spekülasyonlar, müşterek bahisler bir yanda, dilekler, öneriler, istekler diğer yanda tozu dumana katarken, ''benim gözlüğümden bakınca'', siyaset dünyamızın ''trajik'' bir açmazını görmezden gelmek de kolay olmuyor.
* * *
Çok partili sistemin vazgeçilmez unsurları saydığımız siyasi partilerimiz, aday belirleme çalışmalarını, ''günün anlam ve önemi''ne yakışır bir telâş ve karmaşa içinde bitirmeye uğraşıyorlar. Politika labirentlerinin ince hesapları, çıkar terazilerinin hassas geometrisinde tartılan türlü türlü dengeler, ''al gülüm-ver gülüm, tavşana kaç tazıya tut'' misali şeytanın bile aklına gelmeyecek taklalar...
* * *
60 seneyi devirmiş demokrasi deneyimi, nihayet bu sefer ''ithal aday, tanıdığımız isim, temsil yeteneği'' gibi kavramları tartışmaya açabildi. Bu da bir aşamadır kuşkusuz.
Ama bu eğilim, hiçbir partinin kurumsal operasyon içinde demlenmiş bir ''insan kaynakları'' birimi kurmamış olması komikliğini, kuramamış olması ayıbını ve kuracak farkındalığa dahi sahip bulunmadığı utancını değiştirmiyor.
Yakında gazetelerde okumaya başlarsınız: ''Falanca parti adaylara iletişim dersleri veriyor. Filanca parti beden dili seminerleri düzenledi...'' Hepsi göstermelik, tribüne oynayan, günü kurtarmaya yönelik, ''pazarlama odaklı yasak savma makyajları''dır. Çünkü aslında bu delik, ''yamayla filân kapatılamayacak'' kadar büyüktür. ''Koyma akıl kapıya kadar gider'' derler; zâhir çoğunda meclise ulaşıncaya kadar geriye pek bir şey kalmıyor! İngilizler, ''aynı adreste 150 yıl oturmayan''ı kentli saymazlar. Almanlar, ''bir çocuğun eğitiminin büyükannesinden başladığı''na inanırlar. Demem o ki, bu devinimin sonuç vermesi ancak bir modele bağlanırsa mümkündür; âdet yerini bulsun diye yapıldığında değil..
* * *
Duruşuyla ''İzmir’i ifade edebilecek'' isimlerin özlemi var içimizde. Medyada adı ''aday olacağı yönünde söylentiye karışanlar''ın arasında, ''okuyacağı yazıyı yazmayacak'' durumda olanların adına rastlayınca hayrete, hattâ içlerinde ''okuyacağı yazıyı okuyamayacak'' durumda olanları da görünce, ister istemez dehşete düştüm. Bu sanal listelerdeki hemşehrilerimizin kaç tanesini gerçekten tanıdığımızı zannediyoruz? Bu öylesine bir ''süpermarket'' haline geldi ki, ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı...
Toplantıya hiçbir koşulda zamanında gelemeyenler mi istersiniz? Geldiği toplantıyı idare etmekten aciz olanlar mı? Kapı vurmasını bilmeyenler mi? Hepsi bir yana, meselâ İzmir’den aday olacak ve seçilecek 24 kişinin yaş ortalaması hakkında bir fikriniz var mı? İzmirli profilinin hangi rengini temsil etmekte olduğunu biliyor musunuz?
Deniz Sipahi, ''A Takımı'' kurma heyecanı ve mecburiyeti üzerinde duruyor birkaç gündür. Sevgili dostun, ''a'' harfini ısrarla büyük yazıyor olması, bildik nezaket ve iyimserliğindendir. Keşke, ''siyasette bir insan kaynakları'' modelimiz olabilseydi...


ege@milliyet.com.tr







EGE
Emeklilik hakkında her şey
Siyasette insan kaynakları
Bu kirliliğin önüne bir an önce geçilsin
Bu kampanyaya destek veriyorum ancak bir şartla
Altay kazanır çünkü...





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi
Fatih Tanfer

   
© 2006 Milliyet