|
 |
|
|
Darbellek
Bazısı bildik bir kısmı yeni sayılabilecek enstantanelerden derlediğim 27 Mayıs'ın öncesi sonrası testusuna buyur ola bu hafta
Kırk yedi yıl önce bugün... 27 Mayıs 1960... Yatılı orta sondayım... Radyo etrafına toplamış bizi nöbetçi muallim bey... "Aziz vatandaşlar; bugün demokrasimizin içine düştüğü buhran ve son müessif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla Türk Silahlı Kuvvetleri memleketin idaresini ele almıştır..." Nedenini tam anlamadığımız bir heyecan içindeydik. Alkışladığımızı sanıyorum.
Bugün dönüp baktığımda o günlerden itibaren izlemiş ve yaşamış olduğum her şey hafızamda net. Acep hatıralarım mı bilgilerim mi daha objektif? Yüzleri çağırıyorum teker teker. Adnan Menderes'in yüzü yine nazik... Celal Bayar çatık kaşlı... Her şey bugünkünden ne denli farklı... Her şeyin bir garip anlamı vardı o günler... Ya da bana öyle gelirdi. Yassıada duruşmalarını ailece izlerken çoğu kez utandığımızı hatırlıyorum. Menderes'le Maliye ve Dışişleri bakanlarının idamları, uygarlık getirmek iddiasında olan bir ihtilal için kabul edilebilmesi çok zor bir durum değil miydi? Bütün olumsuz yanlarına karşın 27 Mayıs, çağdaşlaşma girişimlerinin en s on ve en cüretli adımıydı diyebiliriz bence.
Gerçekte üniversite yıllarında anlamaya başlamıştım bu darbenin getirisini götürüsünü. Delikanlılık yıllarında yeni anayasayla birlikte çoğulcu demokrasinin temel kurumlarını tanımaya başlamıştık. Ne büyük yenilikler olduklarını sonradan fark etmiştim bunların:
Siyasal ve sendikal örgütlenme... Basın özgürlüğü... Grev ve toplu sözleşme hakkı... Radyo, televizyon, yargı organları gibi partizanlardan çok zarar görmüş kurumların özerkleştirilmesi... Sivil toplum kuruluşu kurabilme ve içinde yer alabilme ve dayanışma yani tek kelimeyle politik olabilme özgürlüğü... Sonrası malum... Bazısı bildik bir kısmı yeni sayılabilecek enstantanelerden derlediğim 27 Mayıs'ın öncesi sonrası testusuna buyur ola bu kez de...
1- 1950'de iktidara geldikten sonraki sıcak günlerde Adnan Menderes milletvekillerini hangi ilginç cümleyle yüreklendirmişti?
a. "Siz öyle kuvvetlisiniz ki isterseniz bu memlekete hilafeti bile getirirsiniz."
b. "Devri sabık yaratmayacağız."
c. "Odunu aday göstersem seçtiririm."
d. Hepsi
2- Fobi olağanüstü korku demek. Paranoya ise abartılı kuşku. Şevket Süreyya Aydemir'e göre Adnan Menderes'in "verem, yalnızlık ve İsmet İnönü" olarak üç fobisi, bir de paranoyası varmış. Neydi?
a. Dar sokak b. Darağacı
c. İhtilal d. Hiçbiri
3- "İsmet İnönü fobisi" Menderes'e karabasanlar yaşatmaktaydı. Seçim propagandası konuşmalarında İnönü'yü aşağıdakilerden hangisi olmakla suçlamıştı?
a. İktidar hastası b. Milli jurnalci
c. İki sözlü şahsiyet d. Hepsi
4- 1 Mayıs 1960'ta radyoda yaptığı bir konuşmada şöyle konuşan politikacı kimdi? "Muhterem vatandaşlarım. Bugün 1 Mayıs İşçi Bayramı. İşçi kardeşlerimize elemsiz, kedersiz birçok bayramlar idrak etmelerini ve onların refah ve saadetini temenni ederken bu gayede, kendilerine her zaman yardımcı olmanın en aziz emelimi teşkil ettiğini ifade etmek isterim."
a. Behice Boran
b. Adnan Menderes
c. İsmet İnönü
d. Celal Bayar
5- 27 Mayıs'tan sonra "Fikir İşçileri Yasası" çıkartılınca gazete patronları, gazetecilik mesleğinin profesyonelleştirilmesi için önemli olanaklar sağlayan bu yasayı protesto etmişlerdi. Hem de nasıl?
a. Personellerinin yüzde 50'sini kovmuşlardı
b. Yayınlarına üç gün ara vermişlerdi
c. Yasayı topluca Cemal Aga'ya şikayet etmişlerdi
d. Personellerine zorla zeka testi uygulamışlardı
6- Türkiye önceki adıyla Avrupa Ekonomik Topluluğu'na ortaklık için ilk kez resmen ne zaman başvurmuş?
a. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte
b. 31 Temmuz 1959'da, tamı tamına 48 yıl önce
c. 27 Mayıs 1960'ta
d. Hiçbir zaman resmen başvurmamış
7- 1960 yılının başına geldiğinde İnönü, Menderes'i "Devlet benim" anlayışını benimsemekle suçlamakta ve o sıralarda bir askeri darbeyle devrilen hangi diktatöre benzetmekteydi?
a. Güney Kore diktatörü Syngman Rhee
b. Kamboçya diktatörü Pol Pot
c. Paraguay diktatörü Alfredo Stroessner
d. Mısır Kralı Faruk
8- Asker-işçi-öğrenci-aydın dörtlüsü DP'ye yükleniyordu. DP'li gençler, 5 Mayıs'ta saat 5'te Kızılay Meydanı'nda toplaşıp, Çankaya'ya gidecek olan Bayar ve Menderes'i alkışlayarak desteklemeye karar verdiler. İktidara karşı olan gençler de plandan haberdar oldular ve toplantının parolasını geniş bir öğrenci kitlesine duyurdular. DP'lilerin planı terse dönmüş oldu. Parola neydi?
a. Ayşe tatile çıkıyor
b. Darbegül
c. 555-K
d. 9-K
9- Hayrettin Erkmen'in naklettiğine göre, Adnan Menderes'in "favori" Temel fıkrası şuydu: Temel ve Cemal bir Amerikalı ile kavgaya tutuşur. Amerikalı boksör olduğu için ikisini de yere serer. Biri ayağa kalkar gibi olur, derhal yumruğu yer. Diğeri kalkmaya yeltenir, o da devrilir. Bir ara birbirleriyle konuşurlar. Cemal "Kak ula, çek biçağuni" der. Temel cevap verir: "Çekmesine çekeceğum ama dikine duramayrum ki..."
Yanıtlar: 1) d, 2) c, 3) d, 4) b, 5) b, 6) b, 7) a, 8) c (Beşinci ayın beşinde saat beşte Kızılay'da).
|
|
|

|