
Taha AKYOL
Objektif
AKP ve CHP nereye?
DÜN Ankara'da iki partinin doğrultularını yansıtan iki toplantı: Biri AKP'ye katılmalar; öbürü Baykal'ın grup toplantısındaki konuşması..
AKP'ye katılan isimler sosyal demokrat Ertuğrul Günay ve Haluk Özdalga, liberal Alevi yazar Reha Çamuroğlu, kadın hareketinin önde gelen isimlerinden KADER eski Genel Başkanı Seyhan Ekşioğlu... Ve, dünyanın en büyük yatırım bankası Merillynch'te en az 5-6 milyar dolarlık bir yatırım hacmini yöneten Mehmet Şimşek; Türk ve dünya ekonomi çevreleri için son derece önemli bir isim...
CHP lideri Baykal, grup konuşmasında ekonomiye değinmiyor, sadece "ulusalcı" ve "cumhuriyetçi" dediğimiz değerleri savunuyor. Kimlik, devlet, hukuk, dokunulmazlık gibi konuları bu açıdan ele alıyor, AKP'yi bu açıdan eleştiriyor.
İki ayrı çizgi...
Solun büyük düşünürlerinden İdris Küçükömer'in "Bizde sağ soldadır, sol sağdadır" analizini ya da büyük sosyologlarımızdan Şerif Mardin'in "merkez" ve "kenar" analizini çağrıştıran iki ayrı çizgi; yüzyıllık tarihimizin ürünleri...
Cumhuriyetçi ekonomi?
Tarihsel CHP çizgisi: Devletin kurumsal yapısı ile onun etrafında gelişen eğitimli, 'yeni' orta sınıf, başka bir deyişle, kurumsal ve ideolojik "merkez"... Kendine "sol" diyor ama Küçükömer'e göre "sağ" ve statükocu bir çizgi.
Cumhuriyet mitinglerini düzenleyenlerden Nazan Moroğlu'nun, Ahmet Hakan'ın "Tarafsız Bölge" programında dediği gibi, "Ekonomi için cumhuriyet değerlerinden taviz vermeyiz" diye düşünüyorlar.
İkincil bir mesele saydıkları için, ekonomiyle ilgili görüşleri net değil: Mitinglerde gördük, devletçilik yanlıları ağır basıyor! Muhtemelen bu yüzden Baykal "değerler" ağırlıklı konuşmuyor; ekonomik görüşleri ön plana çıkarırsa, dayandığı kitlede bölünmeler olmasından çekiniyor galiba!
Bu sebeplerle iş ve aş dünyasına açılamıyorlar! Kemal Derviş bu camiada barınamadı!
"Özgürlük" kelimesini de cumhuriyetçi anlamda benimsiyorlar; bu da toplumun 'farklı' kesimlerine açılmalarını sınırlıyor.
CHP adayları arasında da "ekonomi" alanında flaş isimler görecek miyiz? Farklı kesimlere açılabilecek mi?
Seçimler için çok önemli bu.
Sağdaki sol?!
Öbür çizgi, tarihen Demokrat Parti geleneği... Küçükömer'e göre asıl "solda" bu gelenek yer alıyor! Mardin'e göre "kenar"daki halk yığınlarının çizgisi.
Daha sivil, daha serbestiyetçi, özel girişimci, iş diliyle konuşuyorlar. Özgürlük kelimesini "liberal" anlamda benimsiyorlar.
AKP'ye katılan sosyal demokratlar Ertuğrul Günay ve Haluk Özdalga, sol partilerde siyaset yaparken de "merkez"i değil, "kenar"ı savunmuşlardı. Cumhuriyetçi sol tarafından Demokrat Parti'nin "karşı devrimci" diye suçlanmasına karşı çıkmışlardı; İdris Küçükömer'in "sol"unu inşa etmeye çalışmışlardı. Kadın hareketinden Seyhan Ekşioğlu ile Alevi Reha Çamuroğlu da resmi "merkez" dışındaki liberal yönelişler içinde oldular.
Laikliğe bağlılığı konusunda haklı haksız şüphelere yol açan AKP'nin bu tür isimlerle 'siyasi merkez'e açılması, liberal rengin güçlenmesinin olumlu bir işaretidir. Mehmet Şimşek ise ekonomi bakımdan çok iyi bir işarettir.
CHP de kendi 'kale'sinin dışına açıldığına dair böyle işaretler vermelidir.
Duygusal "değerler" kavgasından kurtulup üretken bir demokratik sürece girmemiz için.
t.akyol@milliyet.com.tr

