
Abbas GÜÇLÜ
Diyalog
Gazeteciler yine günah keçisi
Seçim öncesinde siyasilerin hedefinde yine medya var. Kiminle konuşsanız, kendilerine haksızlık yapıldığını söylüyorlar. Onlara göre medya taraf. Kendileri dışında herkese söz hakkı tanıyorlar. Kendi partilerine ise ya hiç yer verilmiyor ya da en az onlara destek çıkılıyor.
Aydın Bey'in bir sözü var: Herkes sizden şikâyetçiyse, demek ki doğru yoldasınız, demek ki doğru yoldayız...
Evet, gerçekten de öyle. 25 yıldır bu camianın içindeyim, onca iktidar geldi geçti. Bu seçimde şu partiyi destekleyelim diye ne patrondan, ne yayın yönetmeninden tek kelime duymadım. Ama dün olduğu gibi, bugün de rakip partilerin sözcülüğünü yapıyorsunuz diye eleştirilip duruyoruz.
Biz kendimizi biliyoruz. Keşke, toplumun diğer kesimleri de medya kadar objektifliğini koruyabilse.
Arada kraldan çok kral olanlar yok mu? Elbette var. Toplumun diğer tüm kesimlerinde olduğu gibi. Bu konuda nedense hep olumsuz örnekler gündeme getiriliyor. Gazeteler, dergiler, televizyon kanalları protesto ediliyor. Oysa en çok beğendikleri isimlerin de aynı gazete ve aynı TV kanallarında görev yaptıklarını bazen göz ardı ediyorlar.
Politikacılara önerim, bize kızmaya harcadıkları zamanı, icraatlarını halka anlatmaya ayırsınlar. Dahası, siyaset ve medya birbirinin rakibi değil, tamamlayanı. Birinin olmadığı yerde, diğeri de olmaz!..
İntibak sınıfları
2 yıllık meslek yüksekokullarından 4 yıllık meslek yüksekokullarına geçmek ÖSS'yi kazanmaktan daha zor. Dikey Geçiş Sınavı'nı geçip 4 yıla geçiş hakkı kazanmanız bir şey ifade etmiyor. Bir yıllık intibak sınıfında bütün derslerden başarılı olmanız gerekiyor. Tek dersten dahi kalsanız kaydınız siliniyor. Hem fazladan bir yıl okuyorsunuz, hem de 8-10 dersten birinden kaldığınızda, hemen kapının önüne konuluyorsunuz. Böyle gaddarlık olmaz. Şu günlerde çok sayıda öğrenci bu durumda. Üniversite senatoları ve YÖK onları görmezlikten geliyorsa, TBMM bu konuda bir adım atmalıdır. Yazık oluyor onca emeğe. Benzer konularda atılma durumuna gelen o kadar çok öğrenci var ki! Tek dersten gençlerin öğrenim hayatına son veren öğretim elemanlarına ise söyleyecek söz bulamıyorum.
OKS'ye izin yok mu?
Bakan Çelik, icraatlarını kılıfına uydurma konusunda çok maharetli. Zaten boş olan lise son sınıflar için bir haftalık tatil getirdi. Hem de Temel Eğitim Kanunu'nun "180 işgünü okula gidilir" maddesini hiçe sayarak. Gerekçesi şöyle:
"Ortaöğretim kurumlarının son sınıflarında öğrenim gören öğrencilerin ÖSS'ye hazırlanması ve bu yöndeki motivasyonlarının artırılması ve sınav streslerinin azaltılması amacıyla 11-19 Haziran 2007 tarihleri arasında izinli sayılmaları uygun görülmüştür"
İyi güzel de Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı'na (OKS) hazırlanan öğrencilerin böyle bir motivasyona ihtiyaçları yok mu? Madem ki yasalar, yönetmelikler delik deşik ediliyor, 8. sınıf öğrencilerinin günahı ne?..
Stomp rüzgârı
Kuruçeşme'de dün Stomp rüzgârı vardı. Dünyaca ünlü İngiliz ritm grubunun gösterisi ilginç olduğu kadar görkemliydi. Müzik aletsiz müzik yaptılar. Tükenmez kalemden kibrit çöpüne, varilden süpürgeye, lavabo tıpasından davul sopasına, kapaktan şişeye kadar ellerine ne geçirdilerse onunla müzik yaptılar.
gnçtrkcll'in 2. kuruluş yıldönümü nedeniyle Arena'da gerçekleştirilen gecede, Stomp'çular, perküsyon, dans ve görsel komediyi harmanlayıp müzik aletsiz müzik, hiç konuşmadan tiyatro yapılabileceğini gösterdiler. Müzik, dans, tiyatro ve koreografinin iç içe geçtiği gösteride, ritm her şeyden önce geliyor. Ama hareketler, tavırlar, mimikler her an kahkahaya davetiye çıkarabiliyor.
Genç Bakış Karadeniz'de
Bizim Mucitler'in bölgeler arası son finali bugün Trabzon'da, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde gerçekleşiyor. Dillere destan Karadenizli mucitleri ben de çok merak ediyorum. Program maalesef yine gece yarısından sonra. Kanal D, 00.25...
aguclu@milliyet.com.tr

