
Hasan PULUR
Olaylar ve insanlar
Şampiyonluk ve kaptan...
ŞAMPİYONLUK sevinci her şeyi silip götürüyor, içinizde bazı sızılar kalsa da...
Bizim gibi "Romantik Fenerliler"in bu duygularının hoş görülmesi gerekir, şu "materyalist" dünyada, paranın kudretinden başka hiçbir şey tanımayan bu dünyada "romantikler"e bir yer yok mu?
Ama bu yıl, Fenerbahçe bizi o hale getirdi ki, kendimizi "mazoşist" sanar olduk, eziyetten ezadan, cefadan sanki hoşlanıyorduk! Yok, dedik, biz bu işte yokuz, çekildik bir kenara...
Ama şampiyonluk gelince...
Sanki üç dört hafta önce "Yeter yahu, biz mazoşist değiliz, bu eziyete katlanmak zorunda mıyız?" diyen biz değildik...
* * *
ŞAMPİYONLUK elbette güzel bir duygu, ama Fenerbahçe'nin kaptanı Ümit Özat'ı dinlerken çok başka duygulara kapıldık, onunla birlikte sizin de gözleriniz yaşarıyor...
Keşke, işinden, çalıştığı yerden ayrılan herkes Ümit Özat'a gösterilen sevgiye benzer bir sevgiyle uğurlansa...
Hem takım arkadaşları, hem 50 bin insan onu o kadar içten uğurluyorlardı ki Fenerbahçeli futbolcuları tanıyan biri, "Şu Alex var ya! Eğer sevmeseydi kaptana ilk koşup kucaklayan o olmazdı!" diyordu...
Ümit Özat da veda ederken unutulmaz bir cümle kuruyordu:
"Fenerbahçe'ye adam gibi geldim, adam gibi çalıştım, adam gibi gidiyorum!"
Ne mutlu bunu söyleyebilen insana!
* * *
HEMEN hemen iki yıl önce (07.04.2005) Ümit Özat için bir yazı yazmıştık, TRT'de konuşan Ümit Özat, şampiyonluğa giden Fenerbahçe'nin karşısına çıkan, kale gibi direnen Anadolu takımlarının oyuncularına kızanlara, "Sanki şampiyon olacaklar, maça niye bu kadar asılıyorlar?" diyenlere cevap veriyordu:
"O arkadaşların emeği yok mu, onuru yok mu, yedikleri ekmeğe ihanet mi etsinler? Ben her maça çıkmadan önce bizim arkadaşlara hep bunu söylerim, kimse biz şampiyon olalım diye kalesini açmaz, beş gol yemez derim ama biz atmalıyız, atabilirsek atmalıyız, yeter ki karşımızdakiler de adam gibi oynasınlar, kurallara uysunlar."
* * *
HER mesleğin olduğu gibi, futbolcuların da adam gibi adam olanları vardır, bunlardan biri de Ümit Özat'tır.
Onun bizim anılarımızda kalan iki de golü vardır, biri altı sıfırlık Galatasaray maçında attığı altıncı gol, biri de son maçında Ankaragücü'ne attığı beraberlik golü...
Güle güle kaptan, sen kolay kolay unutulmazsın...
Bilenler "Köln'ün türkü evleri de güzeldir" diyorlar.
h.pulur@milliyet.com.tr

