Yılmaz'dan İnönü'lü bağımsızlık mesajı
Merkez Bankası'nın 75. yıl kutlamalarında, bağımsızlığa vurgu yapan Yılmaz, İnönü'nün "Merkez Bankası gerekirse devlete ve Maliye Bakanlığı'na karşı duracak" sözlerini hatırlattı
ANKARA Milliyet
Merkez Bankası Durmuş Yılmaz, bankanın bağımsız olduğunu ve bağımsız olmaya devam edeceğini söyledi. Merkez Bankası, 75. yıl kutlamaları çerçevesinde Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet'yi ağırladı. Trichet, "Yeni Global Görünümün Çizilmesi: Gelişmekte olan Piyasaların Dünya Ekonomisi Üzerindeki Büyüyen Etkisi" konulu bir konferans verdi.
Yılmaz burada yaptığı konuşmada, sık sık Merkez Bankası'nın bağımsızlığına vurgu yaparak 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün, "Başından bu yana bağımsız olan Merkez Bankası gerekirse devlete ve Maliye Bakanlığı'na karşı duracak" sözlerini anımsattı.
Yılmaz, "Merkez Bankası, bağımsız, şeffaf ve hesap verebilir statüsü ile ana görevi fiyat istikrarı ile kurumsal verimliliği artırmaya yönelik politikalara odaklanıyor. Beklentileri karşılamayı hedefliyor" diye konuştu.
Güçlü reaksiyon gösterdik
Yılmaz, bankanın 2006'daki güçlü reaksiyonunun enflasyon beklentilerini kontrol altına aldığını belirtti.Gelecek aylarda enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini ve enflasyon beklentilerinin orta vadedeki yüzde 4'lük hedefe yaklaşmaya devam edeceğini tahmin ettiklerini ifade eden Yılmaz, "Enflasyon beklentilerini belirleyen başka önemli faktörler de var. Mesela, gelir politikası, mali disiplin ve siyasi görünüş" dedi.
Yılmaz, Mayıs 2007 sonu itibariyle Merkez Bankası'nın ciddi bir kredibilite açığıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Merkez Bankası'nın 2001'de yüzde 70'lerde olan enflasyonu 2005 sonunda yüzde 7.7 indirme başarısını gösterdiğini ifade eden Yılmaz, enflasyon hedefine yakınsamada kısa vadeli faizlerin yanı sıra iletişim becerilerinin de kritik önemi olduğunu kaydetti.
Yabancı ilgisi
Trichet ise gelişmekte olan piyasaların dünya ekonomisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Türkiye'nin de gelişmekte olan önemli piyasalardan birisi olduğunu belirten Trichet, Türkiye'ye 2002'den bu yana 100 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi olduğunu kaydetti. Trichet, "Bu da yabancı sermayenin Türkiye'ye ilgisini gösteriyor" dedi.Trichet, gelişmekte olan piyasaların öneminin gittikçe arttığını, dünya devi 20 şirketin 4'ünün, dünyadaki en zengin 20 kişiden 7'sinin de gelişmekte olan ülkelerde bulunduğunu anlattı.
'Temkinli olmalıyız'
Küresel ekonomideki gelişmelerle birlikte, düşük maliyetli işçilerin sürece katıldığını anlatan Trichet, bunun imalatta düşüş getirdiğini, ancak hızlı büyümenin petrol fiyatlarını artırdığını söyledi.Trichet, Çin'in dünya ekonomisi üzerindeki etkisi üzerine de, "Asya krizinden bu yana herkes birbirine bağlı olduğunu biliyor. Küresel piyasaları sağlam inşa ettik ancak temkinli davranmalıyız" dedi.
'Fakir zengini finanse ediyor'
Çin'de 2005'te 300 binden fazla milyoner bulunduğunu kaydeden Trichet şunları söyledi:
"Gelişmekte olan ülkeler yarın, bugünden daha önemli olacak. Günümüzde sermaye ilk kez fakirden zengine gidiyor. Güney yarım küre, kuzey yarım küreyi finanse ediyor. Çünkü gelişmekte olan ülkelerdekiler finansal krizlere karşı tedbir alıyor."
Faizde ipucu vermedi

