Terim klasiği!
Milli Takım'ın çok da önemli bir puan mücadelesinin içinde olduğundan haberdar mıydı sevgili Terim merak ederiz? Zaman zaman tutarlı gibi görünen Milli Takım'ın bazı zaman dilimleri içinde maçı umursamaz bir havada görüntü vermekteydi.
Terim'in ay-yıldızlı ekibi bir kulüp havası içinde yarıştırdığı iddialarının ne denli kof olduğunu dün geceki berbat sonuç net olarak ortaya koymuştur.
Fatih Terim'in altı aydır oynamayan Rüştü'ye böylesine zorlu bir deplasman oyununda kaleyi korkusuzca teslim edişi, Hakan Şükür'ü ilk tertipte oynatma kumarını oyuna sürüşü, sanırım bu acı yenilginin üstüne uzun zamanlar konuşulup, tartışılması gereken bir "Terim klasiği!" olarak anılacaktır.
İlk yarı Arda'nın sol kanatta yaptığı laubali hareketler milli formada çok da sırıtmaktaydı. Daha bıyıkları yeni terlemeye başlayan bir delikanlının Avrupa'nın ünlü takımlarında top koşturan meslektaşlarını böylesine küçük görür tavırları takınmasını hem yadırgadık hem de ayıpladık. Ayrıca ilk yarı biterken yenilen golde Servet'in topu rakibinin ayağına "adeta al da at" dercesine indirmesini de ayrı bir "milli forma laubaliliği" olarak yorumlayabiliriz...
Dün geceki acı yenilginin baş sebeplerinden biri Türkiye'nin puan cetvelinin zirvesinde oturmasından kaynaklandığını söyleyebiliriz. Atağa çıkışlardaki temposuzluk, rakibi karşılarken yapılan kademe hataları ve kanatları kullanma yüzdelerindeki düşük rakamlar gibi teknik verilerde çok kısır bir gece yaşanmaktaydı Bosna Hersek'te...
Bosna ise Türkiye'nin grupta ne denli zorlu bir ekip olduğunun bilinciyle yarışmaktaydı. Kalabalık savunma-orta alandaki top kullanma zekaları, ani atak çıkışlarıyla ve de maçı ille de kazanma rotalarındaki ısrarlı tavırları Bosna'nın modern bir ekip olduğunun net ifadelerini taşımaktaydı. Özellikle dar alanlardaki küçük paslar da hatadan uzak top kullanışları gerçekten başarılı ve göz alıcıydı.
Bu maçı uzun uzun anlatmanın hiç bir anlamı yok. Milli Takım'da işlerin çok iyi gittiğinin havasını basarak yol almak imkansızdır. Terim kardeşimizin verdiği hizmet gayretlerinin unutulmazlığını hiç tartışmayız. Ancak dün yaptığı gibi hesabı - kitabı iyi yapılmamış ve adeta kendi kulüp hocalarını cezalandırırcasına yaptığı gayretkeşlik ve tertip hataları eğer Türkiye'nin 2008 Avrupa Şampiyonası finalleri adına ay-yıldızlı ekibin önünü keserse, korkarım bu da Fatih Terim'in milli takımlara verdiği hizmet yıllarının sonu olur...
esenay@milliyet.com.tr
|
DİĞER HABERLER |
YAZARLAR |
|

