Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gökyüzünde yarış

Red Bull Air Race'in ikincisi bugün Haliç'te. Saatte 400 kilometre hızla slalom yapan uçakları izlemek için 2 milyon kişinin gelmesi bekleniyor

İLKE GÜRSOY


Enerji içeceği markası Red Bull İstanbul'u ikinci kez -reklamındaki slogan gibi söylersek- "kanatlandırmaya" hazırlanıyor. İlki geçen yıl yapılan ve şirketin verdiği rakamlara göre 1,5 milyon kişinin izlediği Air Race'in ikincisi bugün. Buluşma yeri yine Haliç, katılımın 2 milyona ulaşması hedefleniyor.
Air Race özel bir uçak yarışı. Hedef, uçağı en kısa süre içinde belirli bir rotada yönetmek. Pilotlar bunun yanı sıra "hava kapısı" adı verilen ve 20 metre yüksekliğe sahip şişme kulelerin bulunduğu parkurda ani dönüşler yapmak zorunda.
Organizasyon havada saatte 400 kilometre ile süzülen uçaklardan ibaret değil. Atatürk Havalimanı'ndaki hangara girenler arasında yarışmaya katılmayacak, sadece gösteri amacıyla buraya gelenler de vardı. Ben de birinin içindeydim.
B-25 Mitchell 1945'te üretilmiş bir savaş uçağı ama belirtildiğine göre hiç savaş görmemiş.
İki motorlu, kanat açıklığı 21 metreden az, boyu 16 metre olan bu uçağa binmeden önce herkese (iki pilot, bir "uçuş görevlisi" ve altı gazeteci) havlu dağıtıldı. Uçağın içinin çok sıcak olacağını o zaman öğrendim. Bindiğimiz zaman yaptıkları "şu düğmeye basmayın çünkü uçağın altının açılmasını sağlayan mekanizma hâlâ aktif" gibi uyarılar, sadece sıcaktan değil, endişeden de terlememize yol açtı.
Yaklaşık yarım saatlik bu yolculukta takır takır çalışan motor başımı şişirdi, en ufak bir akrobatik harekette başım döndü ve midem çalkalandı, orta kısımdan ön kısıma geçmek için (mecaz değil, literal olarak) sürünmem gerekti. Yine de İstanbul'u tepeden ve bu kadar yakından görmek şahane bir deneyimdi. Havalimanından Adalar'a birkaç dakikada gitmek de öyle...




CUMARTESİ
Anne-babası gibi polis olacaktı
Görülmesi gereken 101 yeri yazdılar
Tülin Çin'e moda götürdü
En moda En yeni
ne var, ne yok
Miniklerin festivali yeniden
Urban cool'ların tercihleri
Louis Vuitton denize ve modaya yelken açtı
İstiklal Caddesi'ne artık zincir mağazalar hakim oldu
Gökyüzünde yarış
Kitapları oku ama içinden geleni yap!





Melis Alphan
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
Süha Umar

   
© 2006 Milliyet