
|
|
|
 |
|
|
Gökyüzünde yarış
Red Bull Air Race'in ikincisi bugün Haliç'te. Saatte 400 kilometre hızla slalom yapan uçakları izlemek için 2 milyon kişinin gelmesi bekleniyor
İLKE GÜRSOY
Enerji içeceği markası Red Bull İstanbul'u ikinci kez -reklamındaki slogan gibi söylersek- "kanatlandırmaya" hazırlanıyor. İlki geçen yıl yapılan ve şirketin verdiği rakamlara göre 1,5 milyon kişinin izlediği Air Race'in ikincisi bugün. Buluşma yeri yine Haliç, katılımın 2 milyona ulaşması hedefleniyor.
Air Race özel bir uçak yarışı. Hedef, uçağı en kısa süre içinde belirli bir rotada yönetmek. Pilotlar bunun yanı sıra "hava kapısı" adı verilen ve 20 metre yüksekliğe sahip şişme kulelerin bulunduğu parkurda ani dönüşler yapmak zorunda.
Organizasyon havada saatte 400 kilometre ile süzülen uçaklardan ibaret değil. Atatürk Havalimanı'ndaki hangara girenler arasında yarışmaya katılmayacak, sadece gösteri amacıyla buraya gelenler de vardı. Ben de birinin içindeydim.
B-25 Mitchell 1945'te üretilmiş bir savaş uçağı ama belirtildiğine göre hiç savaş görmemiş.
İki motorlu, kanat açıklığı 21 metreden az, boyu 16 metre olan bu uçağa binmeden önce herkese (iki pilot, bir "uçuş görevlisi" ve altı gazeteci) havlu dağıtıldı. Uçağın içinin çok sıcak olacağını o zaman öğrendim. Bindiğimiz zaman yaptıkları "şu düğmeye basmayın çünkü uçağın altının açılmasını sağlayan mekanizma hâlâ aktif" gibi uyarılar, sadece sıcaktan değil, endişeden de terlememize yol açtı.
Yaklaşık yarım saatlik bu yolculukta takır takır çalışan motor başımı şişirdi, en ufak bir akrobatik harekette başım döndü ve midem çalkalandı, orta kısımdan ön kısıma geçmek için (mecaz değil, literal olarak) sürünmem gerekti. Yine de İstanbul'u tepeden ve bu kadar yakından görmek şahane bir deneyimdi. Havalimanından Adalar'a birkaç dakikada gitmek de öyle...
|
|
|

|
|