|
 |
|
|
Aday listeleri
Görüş / Engin Önen
Bu yazı yayınlandığında, listeler açıklanmış olacak. Ama konuyla ilgili her sohbette görüyorum ki, herkesin bir listesi var. Pek çoğumuz kendimizi Baykal’ın, Erdoğan’ın ve Ağar’ın yerine koyup, kendimizce sıralamalar yapıyoruz.
Baykal’ın, İzmir İl Kongresi’nde kendine rağmen Selçuk Ayhan’ı destekleyenleri, listelere koymayacağı yaygın kanaat. CHP’de banko görülenler Oğuz Oyan, Kemal Anadol, Canan Arıtman ve Abdürrezzak Erten.
CHP’nin Alevi kontenjanı adaylarını değiştirmesini bekleyenler de var.
CHP’nin listesinde eskilerden az kişinin kalacağını Baykal açıklamıştı. Sadece yüzde 25’i eskilerden olacak diyen Baykal’ın da kendi seçtiği vekillerden İzmirliler gibi memnun olmadığı anlaşılıyor. Bakalım bu defa hem kendini hem de İzmirlileri memnun edecek bir liste yapacak mı?
* * *
AKP, Ertuğrul Günay’ı İzmir listesine mi koyacak? İzmir’in sosyal demokratların kalesi olduğu şeklinde bir efsane var ya, onun için AKP sosyal demokrat bir adayla seçmenin karşısına çıkabilir.
Bir haftadır her akşam çeşitli TV kanallarında Günay’ı izliyorum. Kendisinin sosyal demokrat olduğunu, CHP’nin olmadığını anlatıyor. Ama vefa göstermek için mi, yoksa adaylığını meşrulaştırmak için mi bilinmez, AKP’nin demokratlığı ve yoksul halk kitleleri ile kurduğu bağı anlata anlata bitiremiyor. Dinlerken, Günay’ın uzun zamandır Erdoğan’dan bu teklifi beklediği izlenimini edinmemek elde değil.
Günay’ın söylediklerinde hiç gerçek payı olmadığını söylemek insafsızlık olur. Ancak AKP’nin destek aldığı toplumsal kesimlerin sosyal ve ekonomik profillerinin teorik olarak sosyal demokrat tabana denk gelmesi, o partinin sosyal demokrat olduğunu garanti etmez.
* * *
Askerin siyasetteki etkinliği ve sürekli müdahale eğilimi ne kadar demokrasiye aykırı ise, ''Ben sandıktan daha fazla oy aldım, onun için istediğimi yaparım'' anlayışı da o kadar sorunlu bir anlayıştır.
Öte yandan AKP’nin yoksul ve dışlanmış kitlelerle kurduğu bağın, sosyal demokrat anlayışa uygun olduğunu söylemek de zor.
Bu bağı kurmasında, tarihimizin, küreselleşmenin ve dinin büyük katkısının olduğunu unutmamak gerekir.
AKP’nin dayanışma anlayışı, yoksulları toplumla bütünleştirmeden öte, çatışmacı bir ortamı da beslemektedir.
Son bir söz. Bu seçimi eskilerinden farklı kılan sadece sa€ ve sol adayların karşılıklı gidip gelmesi değil.
Bu seçimde artık, kimse parti içi demokrasiden söz etmiyor.
Lider sultasını eleştirmiyor.
Çünkü parti örgütleri o hale geldi ki, oradan demokrasi çıkmayacağını hepimiz biliyoruz.
Çaresiz, şeflere teslim olduk...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|