Rahmi Koç: Köşk'te türbanlı eş olmaz
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, Anayasa'daki tariflere göre cumhurbaşkanı eşinin türbanlı olmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Koç, "Bu tarif varken olmaz" dedi
EKONOMİ SERVİSİ
Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, cumhurbaşkanı eşinin türbanlı olması konusunda, "Anayasamız var. Kamusal alanlar tarif edilmiş. Şimdi böyle bir tarif varken cumhurbaşkanının eşinin türbanlı olması, bütün bunlar bir kenara atılıyor demektir ki, bu olmaz, kabul edilemez" dedi.
CNBC-e Business dergisine verdiği röportajda cumhurbaşkanı seçiminden AB ve IMF ile ilişkilere kadar geniş açıklamalarda bulunan Rahmi Koç, cumhurbaşkanı seçimi sürecini değerlendirirken önemli açıklamalarda bulundu. Koç şöyle dedi:
"Efendim bir Anayasamız var, bir 'dress code' dediğimiz giyim kuşam tarifi var değil mi? Atatürk'ün getirdiği... Kamusal alanlar tarif edilmiş. Şimdi böyle bir tarif varken cumhurbaşkanının eşinin türbanlı olması, bütün bunlar bir kenara atılıyor demektir ki, bu olmaz, kabul edilemez.
Diğer taraftan da demokrasi var diyoruz. Demokratik bir seçimle gelirse o zaman ne yaparız, doğrusu buna cevap vermek zor. Ciddi bir sorun. O noktada laikliği korumak için demokrasi dışı adımlar atılabilir mi sorusu gündeme geliyor. Türkiye laik olmalıdır. Başka türlü olması mümkün değil. AB'ye entegre olmalıyız. Ortadoğu'ya doğru kaymamak gerek."
'Muhafazakârlaşma var'
Başbakan Erdoğan'ın 'Bu cumhuriyet laiktir' sözüne itimat edilmesi gerektiğini belirten Rahmi Koç, bazı uygulamaların birbirini tutmadığına dikkat çekti. Koç şunları ifade etti:"Sayın Başbakan 'cumhuriyet laiktir' diyor. Tabii sözüne itimat etmemiz lazım. Ama diğer taraftan görüyoruz ki 19 Mayıs'ta eldivenlerle, eşofmanlarla idman yapmışlar, bakıyorsunuz 20 sene önce şortlarla... Ondan sonra, başı sarılı, tesettürlü kişi sayısı artmış, efendim mayo reklamlarına izin verilmiyor.
Bazı yerlerde içki servisi yapmıyorlar. Bir oraya, bir de söylenene bakıyorsunuz, ikisi birbirini tutmuyor. Muhakkak ki daha muhafazakâr İslama doğru bir kayış var. Ama bunun derecesi nedir bilemiyorum."
'Ekonomiyi iyi götürdüler'
Hükümetin ekonomide başarılı olduğunu belirten Koç, "Ekonomiyi çok iyi idare ediyorlar, dört senede koalisyon hükümetlerinin 20 senedir yapmadığı şeyleri yaptılar" diye konuştu.Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi konusunu değerlendiren Koç, "Eğer halk seçerse cumhurbaşkanı kendini daha kuvvetli hissedebilir" dedi. Koç şöyle devam etti:
Halk seçerse...
"Seçim Kanunu, Partiler Yasası, liderlerin mutlak hâkimiyeti, milletvekilinin kendini seçen halka değil lidere karşı sorumlu görmesi. Buna göre yapılan seçimde AKP'nin kazandığı sandalye sayısı... Bunların hepsini mütalaa etmek lazım. Şimdi efendim halk seçsin diyorlar cumhurbaşkanını...Şundan endişe ediyorum. Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında anlaşmazlık oluyor. Eğer halk ikisini birden seçerse cumhurbaşkanı kendini daha kuvvetli ve mesul hissedebilir. Şimdi çok daha yumuşak olan geçinme sıkıntısı şiddetli olabilir. Yarı başkanlığa götürebilir.
Türkiye başkanlık sistemine hazır değil. Hukuk çok iyi çalışmalı. İcabında reisicumhuru çağırıp, 'Tehlikeli adamdır, kenara alınsın' diyebilmeli. ABD'de bu var. Onun için yürüyor. Senato'da, Kongre'de, hukukta öyle güçler var ki çok kuvvetli başkanı bile dizginleyebiliyor. Bizde o sistem yok, başkanlık bizim için ideal bir tarz olmayabilir."
'Yeni Meclis'e üç parti girebilir'
Rahmi Koç, seçimlerin ardından AKP dışında Meclis'e iki ya da üç parti gireceğini, böyle bir durumda cumhurbaşkanı ismi üzerinde anlaşmaya varılması gerekeceğini vurguladı. Koç, "Bence AKP'den başka Meclis'e ya iki ya üç parti girecektir. Öyle olduğu takdirde cumhurbaşkanı ismi üzerinde anlaşmaya varmaları lazım. Hatta kimi zaman, belki de kısa zamanda iki reisicumhur seçme durumunda kalacağız. Yeni Meclis birini seçecek, şayet halka gidilirse bir de halk yeni bir cumhurbaşkanı seçecek, öbür cumhurbaşkanının işi bitecek" diye konuştu.
'Derviş'in büyük faydası oldu'
AKP'nin ekonomiyi iyi idare ettiğini vurgulayan Rahmi Koç, IMF ve Derviş programına sadık kalınmasını 'akıllıca bir iş' olarak değerlendirdi. Tek parti olmanın avantajına da dikkat çeken Koç, bu iyileşmenin istihdama yansımamasını ise şu sözlerle açıkladı:
"İşler kötü gittiği zaman hepimiz daraldık ve az adamla çok iş yapmayı mecburen öğrendik. İşler açılınca birdenbire tekrar eleman almıyoruz. O bakımdan işsizlik hâlâ memlekette mevcut. Diğer taraftan, hem işsizlik var hem de istediğiniz işe istediğiniz gibi bir adam bulamıyorsunuz. Seçimlerde oy verecek insan 'benim karnım aç' deyip onu mu düşünür, yoksa tesettürü mü, tayin etmek zor."
IMF'nin verdiği kredi miktarından çok Türkiye'nin kredibilitesine katkısının önemli olduğunu belirten Rahmi Koç, Kemal Derviş'in de bu süreçte büyük faydasının olduğunu vurguladı. Rahmi Koç, bundan sonraki süreçte kriterlere sadık kalındığı sürece IMF'siz de devam edilebileceğini kaydetti.
'Wal-Mart geldi anlaşamadık'
Koç Migros'un satışı konusunda ise şunları söyledi:
"Migros'la ilgili haberler 10 senedir girer çıkar. Çünkü bizimle konuşmaya gelen her kişi ya da kuruluş ortalığa laf salıyor. Tabii konuşuyoruz, herkesle konuşuyoruz. Wal-Mart'tan başlayın da bu sahada başa güreşen herkesle görüşüyoruz. Daha bizim seviyemize gelmedi, onun seviyesinde duruyor. Wal-Mart bir ülke gibi. Bir milyon küsur kişi çalışıyor. Dünyanın en büyüğü, 1.4 trilyon dolar cirosu olan bir dev. Wal-Mart her gittiği yeri sarsıyor. İstediği yan sanayiciyi yahut tedarikçiyi batırıp çıkarabiliyor. Kaç defa geldiler gittiler ama şartlarında anlaşamadık. Yoksa onlarla ortaklık yapmak çok enteresan olurdu."

