Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 05 Haziran 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Politikacı olmaya niyetlenenlere eğitim kampı
"Adaylar TV'de çizgili giymesin"

Türkiye'de ilk kez milletvekili adayları için bir eğitim kampı düzenleniyor. Adaylar medya iletişimi, heyecan kontrolü, kıyafet seçimi gibi konularda eğitim alacak

BAHAR BAKIR - bbakir@milliyet.com.tr

Seçimlere çok az bir süre kaldı. Milletvekilliği hayali kuranlar kendilerini ispat etmek için hummalı bir çalışma içine girdiler. Bu defa sivil bir inisiyatifle farklı bir yöntem benimseniyor: Milletvekili adayları için eğitim kampı. Lacivert Yapım tarafından düzenlenen bu kamp adayları kıyafet danışmanlığından heyecan kontrolüne, liderlikten profesyonel ve medya iletişimine kadar birçok konuda beş günlük eğitim vermeye hazırlanıyor. Eğitimi; Sosyal Demokrat Halkçı Parti'de basın danışmanlığı yapmış eski gazetecilerden Ali Doğan, Gülriz Sururi Tiyatrosu'nda oyunculuk ve yönetmenlik yapmış Gökhan İçöz, yönetici koçluğu yapan Ali Erül ve CHP'li eski Turizm Bakanı Abdülkadir Ateş'in danışmanlığını yapmış Hakan Arslan üstleniyor.
11 Haziran'da başlayacak kampa yaklaşık 20 kişi katılacak. İstanbul ve Ankara ağırlıklı üniversite mezunu adayların yüzde 80'i erkek. Yaş ortalaması da 45. Adaylara ilk tavsiye; ekip çalışmasına yatkın olmak, kendilerine yakışanı giymek, uzun ve sıkıcı konuşmalar yerine rahat ve içten konuşmak.

Neden milletvekili adayları için bir eğitim kampı düzenleme ihtiyacı duydunuz? Şu an meclisin durumunu beğenmiyor musunuz?
Ali Doğan: Yurtdışında aday olmayı düşünenler ciddi bir danışmanlık ve eğitim hizmetinden yararlanıyor. Türkiye'de ise bu bir ilk. Oysa "Eğitim Şart" sloganına en çok ihtiyaç duyulan alan siyaset. Türkiye'de danışmanlık siyasi tercihler ve zorlamalarla işliyor. Uzmanlık pek önemsenmiyor. Siyasetçiler nasıl davranacaklarını, liderliği, siyasi tarih ve güncel politikayı, kendini ifade etmeyi bilmeden büyük siyasi kazalara yol açıyorlar.
Hakan Arslan: Üç sene Meclis'te çalıştım. Oraya gitmeyi hiç sevmezdim. Vekillerin görüntüsü ve tarzları, Meclis'te yaşanan kavgalara bakınca çok ciddi bir eğitim ihtiyacı var.

"Elini ceketinin cebine atıp sakince konuşmalı"
Beden dili, heyecan kontrolü, konuşma tarzı yani hitabet bir politikacıyı politikacı yapan en önemli unsur. Hatta karizmasını belirleyen bir şey. Günümüz politikacılarının hitabet yeteneğini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Gökhan İçöz: Beden dili çok önemli. Dik durmak, canlı bakmak, olaya hakim gözükmek şart. Çünkü insanın içinizde fikirsel bir çatışma varsa o beden diline yansır. Oysa kendine hakim olan, ne istediğini bilen kişi konuşurken hiç zorlanmaz. Bilgi eksikliği de olsa durumu çok iyi idare eder. Ne zaman masaya yumruğunu vuracağını, ne zaman sesini yükselteceğini bilir. Bir politikacı bağırıp çağırıp ateş püskürmek yerine sakin kalmalı, elini blazer ceketinin cebine atıp rahat rahat konuşmalı. Konuşurken elinde bir metin olmamalı. Kendi eksiklerini ve zaaflarını başkalarına yüklenerek kapatmamalı.

Birçok politikacının çok uzun ve çok yüksek tonda konuştuğunu ya da çok elit veya tam tersi halk ağzıyla konuştuğunu görüyoruz. Yani halkla iletişim büyük bir sorun oluyor.
Gökhan İ.: Mesela Tayyip Erdoğan bağırmadan konuşur. Tam dozunda, soğukkanlı, damardan, anında gerekli cevapları veriyor. İsmail Cem'in bir kere kötü konuştuğunu, yanlış mimiğini yakalamadım. Bağırıp çağıran, lafın ucunu unutup saçmalayan politikacılarımız da çok. Elit ya da halk diliyle konuşmanın da bir yeri var.
Ali D.: Bugüne kadar en iyi iletişim kuran politikacı Süleyman Demirel'dir. Ben 90'ların başında seçim gezilerini izlerken Demirel 11.30'ta konuşmaya başlar, 12.15'te mikrofonu indirip bizlere "Tamam çocuklar" derdi. Yani bundan sonra söyleyeceğim şeylerden bir şey çıkmaz, gidin haberinizi yazın demekti. İşte bir politikacı ile gazeteci arasında ilişki böyle samimi ve doğrudan olmalı.
Ali Erül: O televizyonda daha sakin ve metropolitan bir tavır takınır. Miting konuşmasında ise Anadolu insanıdır. Erdal İnönü sözünden asla dönmez, kararı kesin değilse asla konuşmaz. Mesela bir politikacıya istemediği bir soru sorulunca hemen yüzü buruşur, terler, konuyu başka yere çekmeye çalışır. Oysa "Ben bu konuda şu an konuşmak istemiyorum" demeli ve gazetecinin kendi üzerine gelmesini engellemelidir.

"Balık tutarken takım elbise giyilmez"

Giyim tarzı milletvekili imajı için çok önemli. Sizce nasıl giyinmeliler, hangi renkleri tercih etmeliler?
Ali D.: Bu aralar lacivert takım elbise, beyaz gömlek ve kırmızı kravat modası var.
Ama önemli olan nerede ne giyeceğini bilmek. Mesela bir afişte balık tutan bir milletvekili vardı, takım elbise giymiş. Giysene kardeşim şöyle rahat bir şey.
Gökhan İ.: Televizyonda çizgili giymemek gerekiyor. Fonla gömlek uyumunu önceden ayarlamalı.


PAZAR
Aynı ritmi tutturan kadınlar
"Kolej grubum şaşırdı ama beni cesur bulanlar da var"
Milyonların gözü önünde iş görüşmesi
"Adaylar TV'de çizgili giymesin"
Kanyon'un tepesinde sağlıklı kafe
Tabutta mı uyursunuz hücrede mi?
Tarantula aşıkları
Süheyl abisiz zamanlar
Keyif ve lezzetin buluştuğu farklı adresler
Gaziantep-Havana-Kadıköy
İstanbul kortlarında muhafazakar bir Farsi
Bilincimizin sembolleri
İki esnaf lokantası
Tony ve Cherie: Bir aşk hikayesi
Bugünkü Transilvanya
Her gün mutlaka süt için
"Her gemi biraz aşk gemisidir"
Ayvalık'ta ilk yaz
Miço'cular bugün Minifest'teyiz!





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

   
© 2006 Milliyet