|
 |
|
|
Bilincimizin sembolleri
hkirkoglu@ekolay.net
Faks: (0216) 418 54 99
Astroloji hakkındaki en kafa kurcalayıcı sorunlardan birisi onu materyalist bir düzlemde ele almaktan doğar. Bu adeta tuzla reçel yapmaya benzer. Çünkü astroloji içindeki göstergeler gezegenler olsa bile, aslında bilincin yansımasıdır. Anahtar kelime bilinçtir ve bilincimiz nesne ve olaylara bir anlam etiketi yapıştırmadan edemez. Astroloji bize evrende her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu ve bu bağlantıyı kuranın bilincimizde yattığını anlatır.
Astroloji hermetik bilgilerin bir koludur ve bu bilgiler kadim Mısır ve Mezopotamya kökenli uygarlıklardan günümüze gelmiştir. Mesela yukarıda ne varsa aşağıda da o vardır, hermetik bir ilkedir. Yukarısı bir üst sistem (makro), aşağısı ise üst sistemin içinde yer alan parçalardır. Tıpkı molekül-atom, Güneş Sistemi ve gezegenler gibi. Üst ve alt birbirilerinin yansımasını oluşturur. Aslında her ikisi de farklı dizgeler olsa bile, bu paralellik sembolik boyuttadır.
Örneğin Güneş Sistemi'nin merkezinde Güneş vardır. Güneş, sistemin enerjisini sağlayan ve düzenini bir arada tutan güçtür. Tüm sisteme enerji ve dinamizm getirir. İnsan vücudunda bunun sembolik karşılığı kalptir. Kalp yaşamsaldır, o durursa vücuda kan pompalanamaz ve tüm organlar ölmeye başlar. İşte astrolojinin sembolik düzeyde iki sistemde karşılıklı bağlar ve anlamlar kurması bu basit ama kapsayıcı hermetik ilke içinde gerçekleşir.
Astroloji yanlış biliniyor
Astroloji bir haritadan söz ettiğinde, bu haritanın kime ya da neye ait olduğunu bilmek zorundadır. Doğum anına göre şekillenen bu harita bir bireyin olacağı gibi, bir şirketin, bir ülkenin hatta bir sorunun bile olabilir. Elimize sırf harita alarak semboller üzerinden yorum yapamayız. Ancak haritanın neye ait olduğunu bildiğimizde, bu sembolün nasıl çalıştığını görebiliriz.
O halde astrolojinin içeriğini bilemeyenlerin sık sık içine düştükleri yanlış yargının altını tekrar çizmek gerekiyor. Astroloji, Jüpiter ya da Mars'ın fiziksel etkisinden söz etmiyor, bu gezegenlerin konumlarını yukarıda sözünü ettiğim anlam düzeyinde ele alıyor ve yorumluyor. Evrene sadece materyalist bakış açısı ile, bilinci ve bilincin ürünü olan anlamı göremeden bakan gözler tuzla reçel yapmaya çalışıyorlar desem yanlış olmaz.
|
|
|

|